Bu ayın 26 sı “Masal Anlatma Günü” olarak kutlanmaktadır. Dünya’nın bir çok yerinde 26 Şubat tarihinde masallar okunur, masallar dinlenir ve masal şenlikleri düzenlenir.
Masallar küçük büyük farketmeksizin herkesi etkiler. Artık sadece çocuklar için değil yetişkinler için de masallar yazılmaktadır. Masallar kişinin ruhunu uyandırır.
Masal Nedir Ne Değildir?
Masallar uydurma yani hayal ürünü, anlattıklarında inandırma iddiası olmayan anlatılardır. Her ne kadar uydurma olsalar da tamamen kişilerden veya olağanüstü olaylardan oluşmaz.
Masalların Çocuklara Yararları
Hayal gücünü geliştirir.
Anadilini kavramada ve geliştirmede yardımcıdır.
Öğrenmeye hazırlar.
Dinleme alışkanlığı kazandırır.
Duygu gücünü arttırır.
Estetik duygularını geliştirir.
Dil gelişimini destekler.
Çocuk ve ebeveyn arasında iletişimi kuvvetlendirir.
Zihinsel, psikolojik, sosyal gelişimlerine katkı sağlar.
Doğaya karşı sevgiyi öğrenmelerine yardımcı olur.
Umut dolu olmayı öğrenirler.
Masallar Hakkında Fikir Ayrılıkları
Masalların çocuklar için yararlı olup olmadığı hakkında çeşitli fikir ayrılıkları vardır. Bazıları masallardaki kahramanlar yani cadı, dev, peri, üvey anne gibi karakterlerin soyut düşünme becerisi daha oluşmamış olan küçük çocukları kötü etkileyebileceği fikrindeler. Bazıları ise gerçek hayatında en az masallardaki gibi kötü durumların oluşabileceği fakat insanların zorlukların üstünden gelebilmesi gerektiği ve korkunun yerini mutluluğa veya kötülüğün yerini iyiliğe bıraktığını ve çocukların hayal güçlerini geliştirmelerine olanak sağladığını söylemektedirler, bende böyle düşünenlerdenim.
Bir çocuk kitabı sergisinde çocukların masallara ihtiyaç duyduğunu ve yaşı küçük olan çocukların masal çağını yaşadıklarını söyleyen yazar Duhamel ve Maurois’ e katılmamak elde değil diye düşünüyorum.
9 Yaşındaki çocukların soyut kavramları anlayabilecek yaşta olmadıklarını ve bu yüzden soyut kavramları anlayabilecek yaşa gelene kadar sadece resimli kitaplara bakmaları gerektiğini ve hayal gücüne dayalı masalların küçük yaştaki çocuklara okunmaması gerektiğini savunan bir profosöre karşı masal yazarı Murat Küçükbaşaran ise “Çocuğu eğer 9 yaşına kadar masallardan uzak tutarsak hayal gücü tam olarak gelişmeyen ve yaratıcılığı olmayan kuşaklar yetiştirmiş oluruz” demiştir.
Ben ise aslında iki farklı düşünceyide bir bakıma doğru buluyorum fakat örnek verecek olursak okul öncesi dönem çağındaki bir çocuğa tabi ki Kırmızı Başlıklı Kız veya Hansel ile Gratel kitaplarını okumak saçma olur fakat o yaşlara uygun hayal güçlerini de destekleyen çok güzel kitaplar var. Bunlardan bazıları yazar ve aynı zamanda çizeri olan Eric Carle’ ın Aç Tırtıl kitabı, Julia Donaldson’ ın İyi Yürekli Dev Momo, Lucy Rowland’ ın Battaniyemi Gördün mü?, Marta Altes’in Beş Dakika Daha, İzzet Güldoğan’ ın Karahindiba ve Sara Şahinkaya’ ın Üç Kedi Bir Dilek kitabı örnek olarak gösterilebilecek kitaplar.





