Futbolu teknik analizden öte (uzmanlık alanımıza girmediği için) idari açıdan değerlendirmeye çalışıyoruz. Bugün ligimizdeki futbol kalitesizliğinin, milli takıma kadar sirayet ettiğini görmekteyiz. Sonuç ise malûm; ‘Başarısızlık’. Böyle bir tablonun kaynağını ise kulüplerin yanlış yönetilmesi oluşturmaktadır. Bunun da son/güncel örneği Fenerbahçe Spor Kulübü. Sarı-Lacivertli ekibin geçtiğimiz hafta sonu Başkanlık seçimi vardı. Tek listeyle seçime giren mevcut Başkan Ali Koç, kendi adına güven tazelerken, camia adına aynı tespitin doğru olmayacağını görmekteyiz. Yüksek Divan Kurulu Başkanı Vefa Küçük’ün yaptığı konuşma, 3 yıl daha görev yapacak olan Koç’un, geride kalan görev süresi ve yeni dönemle birlikte iyi dileklerini o kadar net özetliyordu ki; “Seçim sonuçlarının Fenerbahçe Spor Kulübüne hayırlar, uğurlar getirmesini diliyorum. Üç sene daha kulüp başkanımızın görevini başarıyla sürdürmesini, başta sportif başarılar olmak üzere kulübümüzün bütün sporcularının muvaffak olması için elinizden geleni yapmanızı ve mali durumumuzun eskisinden daha iyiye gitmesini ve yeni tesisler kazandırmanızı delegelerimiz, genel kurulu üyelerimiz adına hassaten rica ediyorum.”
TCE’Yİ BIRAK FENERBAHÇE’YE BAK
Sayın Vefa Küçük’ün Fenerbahçe Spor Kulübü menfaatleri için dikkat çektiği hususları bir de biz, başlıklar halinde özetleyelim; ‘Fenerbahçe’ye Hayırlı Olma, Sportif Başarılar, Mali Durum, Yeni Tesisler” Sayın Küçük’ün önemine vurgu yapmadığı bir husus var ki, o konuyla ilgili Fenerbahçeliler adına yine bu köşemizde ‘Fenerbahçeli Alı Koç’un hakkını teslim etmek’ başlıklı yazımızda belirtmiş, o yazımızı ise şu cümleyle tamamlamışız; ‘Sayın Ali Koç, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği (TCE) gibi sapkın düşüncenin yaygınlaşması için sarf ettiği mesaisinin çeyreğini, Fenerbahçe Kulübünün sportif başarısı için harcasaydı sonuç, kendisinin de kabullendiği (başarısızlığı kamufle ettiği) düzeyde olmazdı!.’
FB’Yİ HANGİ GÜÇ AYAKTA TUTAR!
Fenerbahçe Başkanı Ali Koç ve yeni yönetim kurulu üyeleri mazbatalarını alıp göreve başlamasıyla, sarı-lacivertli camianın geleceğinin dünden daha iyi bir hal alacağı gibi gözükmüyor. Söyleyeceklerimizi gazetemizin Spor Müdürü Emrah Savcı kardeşimiz ‘Fenerbahçe’de seviye yerlerde!..’ başlıklı yazısında o kadar güzel özetlemiş ki; Koç’un icraatları konusunda bakın ne diyor Savcı; “Koç döneminde futbol, basketbol ve diğer branşlarda yerlerde gezinirken, bu üç yılda 1 milyar 841 milyon borcu olan ve son beş yıldır batık bir Futbol A.Ş varken bu tartışmaların uzatılması hakikaten enteresan!. Geçtiğimiz seçimden 10.000 oy daha eksik alarak yeni dönemini sürdürecek olan Sayın Koç’un listesinde 10 kişinin de değiştiğini görüyoruz.. Ve bence en önemlisi ise, Ali Koç’la yola çıkan başkan yardımcıları Semih Özsoy ve Burhan Karaçam isimlerinin listeden tamamen silinmesi…”
KOÇ’UN GELİŞİ DE MUHTEŞEMDİ
Bugünkü yazımızı, geçmişin ‘iz’ düşümüyle bitirelim. 2018 Haziranı, Fenerbahçe Başkanlık seçiminin iki gün sonra kaleme aldığımız ‘Aziz Yıldırım&Ali Koç ittifakı…’ başlıklı yazımızın ara başlığı ‘Yıldırım’ın veliahtı Ali Koç’. O başlık altındaki şu düşüncelerimizi dikkatinize sunmak istiyoruz. “Bugün, dünün (2015 seçimlerinin) aynası gibi. Aziz Yıldırım, 1144 oy alan Hulusi Belgü’ye karşı 6648 oyla yeniden başkan seçilmişti. Aradan geçen bu sürede, Sayın Yıldırım’ın oyları artacağına düşerken (4 bin 644), Ali Koç’un dörde katlayan oyları, kendisinin Aziz Yıldırım’ın veliahtı olduğunu onaylar türden…”
Tüm bu bilgiler ışığında diyoruz ki; başkanların değil, kulüplerin menfaatlerinin ön plana çıkmadığı sürece, futbollun ‘suni’ gündemiyle ‘oyalanmaya’ devam ederiz, vesselam…





