Sarı-kırmızlı ekip Bursaspor karşısında sadece kazanmadı, 6-0 gibi sezonun en farklı skorunun altına imza attı. Böyle bir sonuç sadece Aslan’ın içini ısıtıp kendine gelmesini sağlamadı… Diğer önemi ise ara transferin bitmesine bir gün kala verilen önemli bir mesaj niteliğindeydi.
Genel değerlendirmeye bakıldığında ‘Muslera’dan kadronun en uç noktasındaki Drogba’ya kadar görevini yapmayan oyuncu yoktu’ şeklinde yorumları ortaya çıkardı. Peki, böyle bir sonucun ortaya çıkmasında sarı-kırmızılı ekibin istekli oyunu kadar, Daum yönetimindeki Bursaspor’un gününde olmayışının payı var mıydı? Bu soruyu sormaktaki gayemiz ‘Galatasaray’ın başarısı gölgelemek’ olarak algılanmasın! Farklı galibiyetten çıkarılması gereken mesaj, sanırım gelecek haftalar için daha da önem kazacak.
Galatasaray attığı yarım düzine golü 90 dakikanın tamamına yaydı. Atılan her gol farka gidileceğinin işaretiydi. Bunda en büyük katkı orta saha performansının üst seviyede olması diyebiliriz. Felipe Melo diğer maçlarda olduğu gibi yine ön plana çıkan isimdi. Selçuk, Sneijder, Drogba’nın devreye girmesiyle birlikte Aslan gol pozisyonu bulmakta adeta vites büyüttü. Attıkça attı…
Şunu da belirtmekte fayda var. Aslan golleri sıralarken Bursaspor adeta baktı. Deyim yerindeyse Daum’un bu maçtan çıkaracağı çok dersler vardı… Bu maçın bir başka özelliği oyuncuların geride kalan her dakikada artan ve skora da yansıyan performansı.
Atılan her golle birlikte sarı-kırmızılı ekipte yapılan ara transfer hareketliliği gözümün önüne geldi. Sahada ve skordaki güzellikler sadece sergilenen futbolu cezbetmedi, ara transfer döneminin bitmesine bir gün kala güzel bir mesaj niteliğindeydi; eğer takımın kazanmasını istiyorsanız kadronuzda yıldız oyuncu bulundurmak zorundasınız…
*****
BEŞİKTAŞ’TA SULAR DURULMALI!
Tıpkı diğer takımlarda olduğu gibi ‘Beşiktaş’ta da hareketli bir hafta yaşandı’ desek sanırım abartmış olmayız. Kartal, Olimpiyat Stadına taşıdığı maçı 3-2 kazanmasını bildi. Kazancı kadar da düşündürdü!
Kayseri Erciyes maçının hemen ardından hareketli/hararetli geçen bir Divan Kurulu toplantısı vardı. Başkan Fikret Orman, Kulübün gündemine dahil olayları/gelişmeleri yorumladı. Kendisi hakkında yapılan suçlamalara sert tepki gösterdi…
Gelelim Kayseri Erciyes maçına… Herkes gibi benim de merak konum maçın Olimpiyat Stadında oynanması. Sert bir İstanbul havasında, Olimpiyat Stadı gibi rüzgar panellerinin azizliğine uğrayıp, iklimin sahadaki oyuna olumsuz yansıması tercih ve merakın en gerçekçi yüzüydü. Bu soğuk havada boş sayılabilecek, az da olsa tribünlerde yerini alan siyah-beyazlı taraftarları ısıtmak da futbolculara kalmıştı.
Karşılaşmanın en ilginç anı Kartal’ın ligin ilk devresinde çok tartışılan Portekizlileri Almeida ve Fernandes oyuna katkısı. Gökhan Töre ve Oğuzhan, bulundukları mevki bakımından Beşiktaş’ın gole ulaşması için en fazla ihtiyaç duyulan isimler. Onların gösterdikleri performansla Portekizlilerin kişisel becerileri birleşince ortaya asist ve goller çıkıyor. Hal böyle olunca skor tabelasının değişimi kaçınılmaz oluyor… Maçın 3-0’dan 3-2’ye gelmesi ise oyuna sonradan giren isimlerin görev ve sorumluluktan uzak kalmasının başka bir izahı yok.
*****
FENER’E ‘ES ES’ DERSİ…
Fenerbahçe zorlu sayılabilecek 2 deplasmandan biri olan Eskişehir’de kaybetti. Sarı-lacivertli ekip sadece maçı değil golcüsü Webo’yu da birkaç haftalığına kaybetti. Hafta sonu oynanacak Sivasspor karşılaşması ise şimdiden merak konusu…
İnsan bu maç öncesi düşünmüyor değildi; Ersun hoca eski takımını rahat çözer ve galibiyet kaçınılmaz olur. Nitekim evdeki hesap Eskişehir deplasmanında uygulanmadı. Maçtan çıkarılacak mesaj; kolay bir maçın olmayacağı. Emenike’den sonra Webo’nun sakatlığı ise büyük hedefleri olanlar için, yedek kulübesinin önemini bir kez daha ortaya çıkarmış oldu…
*****
Twitter-Facebook: ahmetgulumseyen





