Sporu sadece sahada yarış-mücadele-madalya-ödül-şike-doping v.s. değil başka boyutlarıyla da gündem oluşturmamaktadır…İş futbol olunca da saha içindeki mücadelenin oyun olmamasının sınırlarını aşıp farklı boyutlara taşındığına şahit olmaktayız. Bunlar tribünlere taşınan siyasi mesajlar, sokaklara taşan şiddet olayları. Ve bu olayların arkasındaki kişilerin yazdıkları kirli oyunlar…
Sporun başka boyutları neler… Bunların en önemlisi sporun pazar payı. İçinde yer aldığımız süreçte en dikkat çeken konu spor kulüplerinin kamp yaptıkları bölgeler.
Bununla ilgili en dikkat çeken husus ise doğal güzellikleriyle dünyanın cazibe merkezi olan Antalya.
Antalya ismi düne kadar yaz turizminin cazibe merkezi olarak ismini duyurur, yaz dönemi geldiğinde bölgede büyük bir hareketlilik yaşanırdı. Bugün ise dünden çok farklı… Özellikle futbol takımlarımız devre arası Kamp için bölgeye büyük ilgi göstermekte…
Geçmişe şöyle bir uzanalım. Yıllar önce takımlarımız devre arası geldiğinde dünyanın dört bir yanında yana yana Kamp yerleri arardı.
Ülke ülke dolaşıp bir
hafta-on gün süre içinde konaklama yeri bulamadıklarından dolayı, on
binlerce lira ve ekstra yol aşındırmaları da işin cabası… Yeri
bulduklarında ise sanki büyük bir iş başarmışlar gibi ayakları yerden
kesilirdi.
Antalya bugün dünden çok farklı hale geldi. Bu zamanda
sadece ‘akıllı olup, profesyonel düşüncenin peşine takılanların’ yol
alabildiği bir süreç yaşanıyor.
Araştırmalar ve açıklamalara
bakıldığında, bölge 3 bin futbol takımının uğrak yeri konumunda, Bin 300
takım da Antalya’da kamp yapıyor. Bu rakamlardan çıkan sonuç Antalya
futbol turizminin yüzde kırkbeşlik payını oluşturuyor.
Bölgedeki
otel sahiplerinin, kendilerini memnun kılan açıklamalarında; 1992
yılında keşfedilen Antalya futbol turizmine gelen talepleri 140 futbol
sahası ile karşılıyor. Hazırlık maç rakamları ise 5 binlerle ifade
ediliyor. İspanya ve Dubai gibi ülkelere rakip olan şehrin futboldan
geliri ortalama 50 milyon Euro.
Peki, sadece iklim ve mevcut tesisler takımların bölgeye yönelmeleri için yeterli mi? Tabii ki değil! Kamplarda hazırlık maçları büyük değer taşır.
Bir teknik adam
çalıştırdığı takımın gücünü görmesi ile doğru orantılıdır. Antalya’da
kamp yapan bir takım bu ayrıcalığa sahip oluyor. Rakip bulmak için uzak
Kamp yerlerine gitmek gibi sıkıntı içine girmiyor.
Daha çok ismin
bir arada olduğu zaman diliminin transfer ayına denk gelmesi, Antalya’yı
bir başka tercih sebebi yapıyor… Öyle ya, ilk yarı bitmiş istenilen
performansa bağlı olarak takım içinde bazı mevkilere oyuncu gerekli.
İşte burada, yönetici ve menajerler devreye girer. Takımlar ve oyuncular
için önemli bir pazar niteliği taşıyan böyle bir ortamdan, kendilerine
pay çıkarmaya çalışırlar.
Gerçekleştirilecek özel maç ve organizasyonda gözler birçok futbolcunun üzerinde olacak. Onlar, transfer borsasında ismi duyulmamış yıldızları keşfetmek için haklı olarak tetikte bekleyecek, bunu gerçekleştirirken de efsane Başkan İlhan Cavcav’ın kulaklarını çınlatacaklar…





