Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi

LGBT sapkınlığı ve Çıldır gölünde dans… - BaŞakHaberBaŞakHaber

25 Mayıs 2026 - 10:59

1969 yılında Bayburt’ta doğdu. İlköğretim ve Liseyi Bayburt’ta okudu.1994-1998 Marmara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu / Spor Yönetimini bitirdi. 2004 -2005-Ankara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu (BESYO) / Yüksek Lisans Özel Öğrencisi.2016-2018-Gelişim Üniversitesi BESYO /Spor Yöneticiliği Bölümünde Yüksek Lisansını tamamladı. 2000-2002 Bağcılar Ensar Koleji Beden Eğitimi Öğretmenliği.2002-2005 Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Spor Uzmanı /ANKARA.2005-2008 İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü-Spor Uzmanı.2008-2011 İBB Spor Etkinlikleri A.Ş.- Spor Tesisi Müdürlüğü. 2014-2018 İBB Spor İstanbul Engelliler Koordinatörü. Gazetecilik ve Televizyon tecrübeleri: 1993-1995 Foto-Maç Muhabirlik.1995-1997 Bakırköy Postası Dergisi (Spor Sorumlusu) 1995-1997 Fanatik Gazetesi-Anadolu Ajansı (Fahri Muhabirlik). Akit-Anadolu’da Vakit Gazetelerinde Köşe Yazarlığı 1997- Devam Ediyor. İstanbul Büyükşehir Beledisi WEB TV’de Spor Muhabirliği ve 2012 Avrupa Spor Başkenti Program Yapımcılığı. Akit TV’de ‘Spor Sohbetleri’ Program Yapımcı ve Sunuculuğu. Birçok spor branşında hakemlik ve antrenörlük belgesi sahibidir.

Ahmet GÜLÜMSEYEN

LGBT sapkınlığı ve Çıldır gölünde dans…

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi

LGBT sapkınlığı ve Çıldır gölünde dans…
Son Güncelleme :

07 Şubat 2025 - 23:11

1.693 views

Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı

LGBT sapkınlığı ve Çıldır gölünde dans…

AHMET GÜLÜMSEYEN

Batılıların sömürgeci ve emperyalist tarihinin stratejileri farklı şekillerde kendini göstermeye devam ediyor. Askeri darbeler yerini farklı yöntemlere bırakmış durumda. Müslümanların İslam’dan uzaklaşması projeleri üzerine kurgulanan bu yaklaşımın farklı alanlarında görmek zor değil. Çalışmaların ortak özelliği, toplumun temelini oluşturan aile yapısını sarsmak. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul İl Kadın Kolları 7. Olağan Kongresi’nde yaptığı konuşmada, işin daha tehlikeli bir maceraya yöneldiğine ve aile kurumunu hedef aldığına dikkat çektiği konuşması, önem taşıyor; “Geldiğimiz noktada durum cinsiyetsizleştirme sinsiliği altında erkekleri de içine alan bir cinnete doğru evrilmeye başlamıştır. Küresel kültürün baronları tarafından LGBT sapkınlığı birçok alanda teşvik edilmekte ve özendirilmektedir. Çocuk istismarını da meşrulaştıracak kadar arsızlaşan bu sapkınlığa itiraz etmek, birçok Batı ülkesinde neredeyse imkânsızdır. Sinemadan modaya, dijital mecralardan edebiyata, siyasetten sivil topluma geniş bir yelpazede hayatımıza zerk edilmek istenen bu cinnetten milletimizi uzak tutmamız şarttır.”

Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın konuya bu denli hassasiyet gösterirken, spor başta olmak insanımızın katılım gösterdiği birçok alanda toplumun ‘değerleri’ hiçe sayılarak, batılılaşma yolunda bu denli faaliyetlere neden ‘dur’ denilmemesinin bir tek izahı olabilir, o da küresel güç baronlarının ‘taşeronluğu/piyonluğunu’ yapanların, toplum içindeki uzantıları. Ortadan kaldırmak, kişisel değil insanın varoluş gayesini, insani ve vicdanı sorumluluğunu taşıyan herkesin görevi olsa gerek…      

CİNSİYETSİZLEŞTİRME VE

DİNSİZLEŞTİRME VURGUSU

LGBT dendiği vakit, sadece ‘cinsiyetsizlik’ ön plana çıkmıyor. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın konuya dikkat çekmesi, hemen aklımıza spor aracılığıyla ‘cinsiyetsizliğin yanı sıra, ‘dinsizleştirme’ anlayışında işletilen sürecin önemli bir parçası olmasını getirdi. İslami değerler başta olmak üzere, dini inançla bağdaşır olmayan bu hareketlerin/eylemlerin, çocuk ve gençler başta olmak üzere spor aracılığıyla her yaş grubuna yönelik gerçekleştiriyor olması. Bunun en bariz örneğini son yapılan Paris Olimpiyatlarının açılışındaki ‘rezalet’. Bu tür örnek gösterilecek eğilimlerin yabancı sermaye, bu sermayelerin ülkemizdeki sponsorlarının da (destekleyicileri) devreye girdiğini görüyoruz. Bu şirketlerin kim/kimler olduğunu birçok kez bu yazımızda konu edinmiştik. Aynı/benzer, Türk sporunun içerisinde yer alan yabancı şirketlerin bugün Filistin’de soykırım yapan İsrail’e destek olan firmaların Spor Federasyonunda varlıklarının sürdürmesine müsaade edildiğini görmekteyiz, ne yazık ki!.. 

KFC’NİN SPORSORLUĞU VE 

ÇILDIR GÖLÜNDE DANS

Siyonist destekleyici olarak adı İsrail’in Filistin’deki katliamına ‘sponsor’ olarak karışan ABD’li restoran şirketi KFC isminin halen Türkiye Voleybol Federasyonu Kadınlar 1. Lig’e isim sponsoru olmasının (kadınlara sponsor olması da elbette tesadüf olamaz) nasıl izahı olabilir? Bu sorunun muhatabı Voleybol Federasyonu ve Spor Genel Müdürlüğüdür! Soykırımın üzerinden bir yıl geçmesine rağmen sorumlular halen gerekli adımı atmıyor, söz konusu yasaklamayı gerçekleştirmiyorsa, sporumuzun kimler tarafından, nasıl yönetildiğinin bir gerçeğini ortaya koymaktadır. Bir başka örnek mi istiyorsunuz; Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da, Çıldır Gölü’nde, buz pateni (açık saçık) kıyafetiyle sıcaklığı -10 dereceye kadar düşen yüzeyi donmuş göl üzerinde gösteri amaçlı dans eden sporcular projesi. Doğruları kabullenmek istemeyen (veya işine böyle gelenler için) projenin ‘fotoğrafları’ ile Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın LGBT/aile ile ilgili sözlerini yan yana getirin, projelerle neyin amaçlandığı, bu ve benzeri projelere neden karşı koyulması gerektiği ve ne demek istediğimiz/istendiğini daha iyi anlaşılacaktır…

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Eğitimciler Akademi

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi