Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi

Cumhuriyetin, kadın mahremiyetini yok eden sportif projeleri/akımları (2) - BaŞakHaberBaŞakHaber

25 Mayıs 2026 - 11:44

1969 yılında Bayburt’ta doğdu. İlköğretim ve Liseyi Bayburt’ta okudu.1994-1998 Marmara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu / Spor Yönetimini bitirdi. 2004 -2005-Ankara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu (BESYO) / Yüksek Lisans Özel Öğrencisi.2016-2018-Gelişim Üniversitesi BESYO /Spor Yöneticiliği Bölümünde Yüksek Lisansını tamamladı. 2000-2002 Bağcılar Ensar Koleji Beden Eğitimi Öğretmenliği.2002-2005 Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Spor Uzmanı /ANKARA.2005-2008 İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü-Spor Uzmanı.2008-2011 İBB Spor Etkinlikleri A.Ş.- Spor Tesisi Müdürlüğü. 2014-2018 İBB Spor İstanbul Engelliler Koordinatörü. Gazetecilik ve Televizyon tecrübeleri: 1993-1995 Foto-Maç Muhabirlik.1995-1997 Bakırköy Postası Dergisi (Spor Sorumlusu) 1995-1997 Fanatik Gazetesi-Anadolu Ajansı (Fahri Muhabirlik). Akit-Anadolu’da Vakit Gazetelerinde Köşe Yazarlığı 1997- Devam Ediyor. İstanbul Büyükşehir Beledisi WEB TV’de Spor Muhabirliği ve 2012 Avrupa Spor Başkenti Program Yapımcılığı. Akit TV’de ‘Spor Sohbetleri’ Program Yapımcı ve Sunuculuğu. Birçok spor branşında hakemlik ve antrenörlük belgesi sahibidir.

Ahmet GÜLÜMSEYEN

Cumhuriyetin, kadın mahremiyetini yok eden sportif projeleri/akımları (2)

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi

Cumhuriyetin, kadın mahremiyetini yok eden sportif projeleri/akımları (2)
Son Güncelleme :

03 Ocak 2025 - 22:04

1.127 views

Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı

AHMET GÜLÜMSEYEN

Kesici alet olan bıçak örneği ile bugün yazımıza başlamak istiyoruz. Bıçakla bir elmayı ikiye bölüp, böldüğünüz o parçayı bir başkasıyla paylaşabilir, şeytan aklınızı çeldiği vakit, aynı bıçakla bir başka kişiye zarar da verebilirsiniz! Sporu da, yarar ve zarar açısından ‘bıçağa’ benzetebiliriz.

Cumhuriyetin kurulduğu tarihsel sürecin ilk yıllarından bugüne, Türk spor yönetiminin siyasi, sosyal ve ekonomik olarak değişim ve etkileşim altında olduğunu görmekteyiz. Bu etkileşimin en önemli kaynağını modernleşme/batılılaşma olduğunu, kaynaklar bize delilleriyle ortaya koymaktadır. Bu kaynaklardan en önemlilerinden biri de Akademisyen Mutlu Türkmen’in Spor Yayınevi ve Kitabevi yayınlarından çıkan ‘Beden Terbiyesi’ isimli kitabı.

 Birtakım ‘sapkın’ anlayışın ‘ne olacak ki?’ diyebildiği, İslami değer, Müslüman kimliğimize ters düşen sadece bir kıyafet örneği bile, sürecin çarpıklıklarını ortaya koymamaya yetiyor aslında; “1930 yılında ilk kez yapılan güzellik yarışmasında birinci olan Mübeccel Namık Hanım, bu birinciliği spora borçlu olduğunu belirtmiştir.  Küçük yaştan itibaren sporla meşgul bulunuyorum.” (Sayfa-161

Kitabın sonuç bölümündeki Almanya ve Sovyetler örneği bile, konuyu o kadar net özetliyor ki; “Cumhuriyet yöneticilerinin aynı ülkü ekseninde kenetlenmiş bir ulus yaratmak için beden kültürü politikalarına özel bir anlam yüklediği belirtilmelidir. Bu anlamın içeriği belirlenirken dönemin totaliter ve otoriter rejimlerinin (özellikle Almanya ve Sovyetler Birliği’nin) tecrübelerinden fazlaca yararlanılmıştır.” (Sayfa-189) 

SÖZ VATANDAŞLARIMIZIN/

OKUYUCULARIMIZIN 

Hakk’ın yanında olmaya niyetlendiğimizde, bir anda kendimizi halkın içinde buluyoruz. Bu bağlamda, bir önceki yazımıza okuyucularımızın yaptığı yorumlardan birkaçını sizlerle paylaşmak istiyoruz. Allah (cc) bizleri ‘ders’ alanlardan eylesin. 

Reis Sevdalısı; “O yıllarda bıyığı yeni terleyen bir delikanlıydım ve dediklerinizi bir bir gördüm hocam. 19 Mayıs şenliklerinde bir karış şort veya mini etek ile askılı dar kıyafet giyme zorunluluğu vardı. Zorla el ele tutuştururlardı. Sınıf arkadaşımız kızlarla zorla oynatırlardı. Ortaokul ve lise hayatım boyunca sırf 19 Mayıs şenliklerinde yaptıklarım yüzünden yanacağım diye kaç gece nafile namaz kılıp hüngür hüngür ağladığımı bir ben bilirim, bir de kadir Mevlâm” Ahmed; “1978 yılında öğretmenlik yaparken, sınıf öğretmeni olduğum orta 3. Sınıfa, program gereği’ ‘Sizi etkileyen, unutamadığınız, bir hatıranızı bir kağıda yazıp verin’ diye öğrencilere söyledik. Bir kız öğrenci şunları yazmış. ‘Geçen yıl Beden Eğitimi dersinde, hocamız bize, beden eğitiminde şort giymemiz gerektiğini söyledi. Yönetmelik gereği mecburduk. ‘Giydiğimde yüzüm kızardı, çok utandım.’. O yıllar, kız öğrencilerden bazıları Beden Eğitimi dersine girmemek için hasta raporu alıyordu.” Okur; “Muhterem yazar cumhuriyeti, geçmiş yılları bırak önümüze bakalım. Şu an okullarımızda ihl’ler de dahil kız öğrencilerimiz çeşitli spor dallarında ve özellikle voleybol müsabakalarında yarışıyor. Giyimlerini bir gör sonra geçmişi değil günümüzü eleştirelim.” Reis Sevdalısı; “Kadınlar evimizin gülü, yuvamızın süsüdür. en büyük sporları ev temizliği, yemek, çocuklara ve kocaya hizmet olmalıdır. Tabii tüm bunlar İslam dairesinde yapılmalıdır. Kur’an-ı Kerim ve Sünnet ve Hadis hükümleri açıktır. bunları okuyup da, bilip de eşini sokağa yalnız salanın vay haline! eşini çalıştıranın vay haline! eşini erkeklerin olduğu ortama sokanın vay haline!” Bahçekapılı; “Spor etkinlikleri kültürel değişim en hızlı olduğunu sosyalleşme etkinliği olduğu için emperyalistler tarafından iyi kullanabiliyor. Bizlere düşen bunun farkında olup tedbir almak.”

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Eğitimciler Akademi

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi