Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi

Spor/futbolun batıl ‘dinamikleri’ ve Filistin-Suriye (2) - BaŞakHaberBaŞakHaber

25 Mayıs 2026 - 11:45

1969 yılında Bayburt’ta doğdu. İlköğretim ve Liseyi Bayburt’ta okudu.1994-1998 Marmara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu / Spor Yönetimini bitirdi. 2004 -2005-Ankara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu (BESYO) / Yüksek Lisans Özel Öğrencisi.2016-2018-Gelişim Üniversitesi BESYO /Spor Yöneticiliği Bölümünde Yüksek Lisansını tamamladı. 2000-2002 Bağcılar Ensar Koleji Beden Eğitimi Öğretmenliği.2002-2005 Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Spor Uzmanı /ANKARA.2005-2008 İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü-Spor Uzmanı.2008-2011 İBB Spor Etkinlikleri A.Ş.- Spor Tesisi Müdürlüğü. 2014-2018 İBB Spor İstanbul Engelliler Koordinatörü. Gazetecilik ve Televizyon tecrübeleri: 1993-1995 Foto-Maç Muhabirlik.1995-1997 Bakırköy Postası Dergisi (Spor Sorumlusu) 1995-1997 Fanatik Gazetesi-Anadolu Ajansı (Fahri Muhabirlik). Akit-Anadolu’da Vakit Gazetelerinde Köşe Yazarlığı 1997- Devam Ediyor. İstanbul Büyükşehir Beledisi WEB TV’de Spor Muhabirliği ve 2012 Avrupa Spor Başkenti Program Yapımcılığı. Akit TV’de ‘Spor Sohbetleri’ Program Yapımcı ve Sunuculuğu. Birçok spor branşında hakemlik ve antrenörlük belgesi sahibidir.

Ahmet GÜLÜMSEYEN

Spor/futbolun batıl ‘dinamikleri’ ve Filistin-Suriye (2)

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi

Spor/futbolun batıl ‘dinamikleri’ ve Filistin-Suriye (2)
Son Güncelleme :

20 Aralık 2024 - 21:42

709 views

Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı

Spor/futbolun batıl ‘dinamikleri’ ve Filistin-Suriye (2)

AHMET GÜLÜMSEYEN

Gücünü batı ittifaklarından alan siyonistler, Filistin’de masum ve savunmasız, Müslümanlara saldırırken, Esed rejiminin yıkılmasıyla Türkiye’nin Suriye’de yürüttüğü çok yönlü temizlik devam etmekte. Uzun yıllar sürgün yaşamak zorunda kalan yerli halk, ülkelerine dönerken yaşadıkları zorlukları geride bırakırken şimdi onları yeni bir süreç bekliyor. Bu sürecin inşası Müslüman topraklarında İslami kimliği muhafaza etme adına önem taşımaktadır

Bir yandan geçmişin izleri silinirken, diğer yandan ülkenin yönetiminde yapılanma çalışmaları devam etmekte. Bu süreçte yerli halkın duyarlığını, bölgeye temsilci gönderen Birleşmiş Milletlere (BM) yetkilerine “Bugüne kadar neredeydiniz?” şeklinde, haklı tepkilerini görmekteyiz. Batıyı temsil eden BM ve AB gibi kuruluşlar, insani ve vicdani bir yapılanma olsaydı, dün olduğu gibi bugün de İslam Coğrafyasındaki katliamlara seyirci kalınır mıydı! O nedenle Türkiye’nin bölgede olması, yerli halkın huzur ve güveni için önem taşımaktadır…

SPOR ÜZERİNDEN DEĞİŞİME DİKKAT! 

Bizim de içerisinde yer aldığımız dünya ülkeleri sporda, modernlik adı altında batı mirasını sahiplenerek göstermektedirler. İyi niyet taşımayın bu tutumuna/icraatına, sporu bir araç olarak kullanıp, giyilen kıyafetten oynanan bahis ve bayanları futbola teşvik etmeye,  sadece birkaç örnek. Bu yanlış uygulamalar, ülkemizin geleceği dediğimiz çocuk ve gençlerimizin spor aracılığıyla milli ve manevi erozyonuna uğratılmasına kaynak oluşturmaktan başka bir anlam ifade etmiyor. Benzer durumun, 61 yıllık Baas rejiminin çökmesinin ardından, sporda da yeni bir süreç/yapılanma söz konusu olan Suriye’de (Futbol Federasyonlarının logosunu değiştirmesi bunu gösteriyor) yaşatılabileceğini gösteriyor…

KATİLLER SÜRÜSÜ TRİBÜNDE  

Modernlik adı altında sporun içerisine sokulan kapitalist anlayışına karşı, gerekli önlemin alınması gerekiyor. Bu sürecin en önemli yansıması Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’nda kendini gösterdi. Toplumsal cinsiyet eşitliği adı altında dinsizlik ve cinsiyetsizlik gibi akımlar ancak şeytanın aklına gelebilecek, insanlığı inanç ve kimliğinden uzaklaşacak spor vasıtasıyla serbest bir şekilde sergileniyor. Sporu uluslararası düzeyde yöneten UEFA, FIFA, IOC ve FIBA gibi kuruluşlar aracılığıyla gençler üzerinde bu yıkımın gerçekleştirildiğini bu satırlarda defalarca paylaştık. Tespitlerimizde ne kadar haklı olduğumuzun son örneği Fransa’da yaşandı. Nanterre ile İsrail’in Hapoel Holon basketbol takımları arasındaki müsabakada, sahaya Filistin bayrağıyla inen genç, İsrailli taraftarları tarafından darbedildi, haberini okuyoruz. İstanbul’da oynanması gereken Tel Aviv maçının Macaristan’da, bu yetmezmiş gibi, seyircisiz oynatılması. Bu sporun içindeki siyonist lobinin varlığının bir yansıması değil de ne!.. 

SURİYELİ YÜZÜCÜNÜN SEVİNCİ 

İsrail’in bombaları sonucu Gazze şeridinde ampute olan Filistinlileri, Birleşmiş Milletler ile Kızılhaç işbirliğiyle antrenörler görevlendirilip, spor aracığıyla misyonerlik yapıldığı unutmadık. 2020 yılında, yine bu satırlarda söz konusu ‘misyonerlik’ sürecine dikkat çektiğimiz yazımızı, ‘Sporu kimlerin ideolojilerine maşa ettiklerini görmekteyiz!.’ şeklinde tamamlamışız. Biz bu satırları yazdığımızda, Açık Su Yüzme Dünya Şampiyonası’da birinci olan Suriyeli Muhammed Naim Mısıroğlu’nun sevincini Türk bayrağı açarak yaşadığını görüyoruz. “Sizce bu tablodan en çok hangi anlayış rahatsız olur?” sorusunun cevabını göz önün alıp, sporda dahil olmak üzere, aklı milli ve manevi yıkımdan başka bir işe yaramayacak kadar canavarlaşan batıdan uzak durarak ‘Hayra davet edip, şerden uzak duracak’ şekilde çalışmalarımızı inşa etmemiz gerekmiyor mu?.

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Eğitimciler Akademi

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi