Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi

Olimpiyatların ‘saçtığı’ tehlike!.. Diyanet... Spor ortaokulları - BaŞakHaberBaŞakHaber

25 Mayıs 2026 - 13:34

1969 yılında Bayburt’ta doğdu. İlköğretim ve Liseyi Bayburt’ta okudu.1994-1998 Marmara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu / Spor Yönetimini bitirdi. 2004 -2005-Ankara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu (BESYO) / Yüksek Lisans Özel Öğrencisi.2016-2018-Gelişim Üniversitesi BESYO /Spor Yöneticiliği Bölümünde Yüksek Lisansını tamamladı. 2000-2002 Bağcılar Ensar Koleji Beden Eğitimi Öğretmenliği.2002-2005 Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Spor Uzmanı /ANKARA.2005-2008 İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü-Spor Uzmanı.2008-2011 İBB Spor Etkinlikleri A.Ş.- Spor Tesisi Müdürlüğü. 2014-2018 İBB Spor İstanbul Engelliler Koordinatörü. Gazetecilik ve Televizyon tecrübeleri: 1993-1995 Foto-Maç Muhabirlik.1995-1997 Bakırköy Postası Dergisi (Spor Sorumlusu) 1995-1997 Fanatik Gazetesi-Anadolu Ajansı (Fahri Muhabirlik). Akit-Anadolu’da Vakit Gazetelerinde Köşe Yazarlığı 1997- Devam Ediyor. İstanbul Büyükşehir Beledisi WEB TV’de Spor Muhabirliği ve 2012 Avrupa Spor Başkenti Program Yapımcılığı. Akit TV’de ‘Spor Sohbetleri’ Program Yapımcı ve Sunuculuğu. Birçok spor branşında hakemlik ve antrenörlük belgesi sahibidir.

Ahmet GÜLÜMSEYEN

Olimpiyatların ‘saçtığı’ tehlike!.. Diyanet… Spor ortaokulları

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi

Olimpiyatların ‘saçtığı’ tehlike!.. Diyanet… Spor ortaokulları
Son Güncelleme :

11 Ağustos 2024 - 22:14

175 views

Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı

2024 Paris Olimpiyatları bugün yapılacak yarışmalarla sona erecek. Oyunlar sona erse de, ‘tartışmalar’ bitecek gibi değil. Toplumsal değerler ve sportif neticeler, ‘oyunlar üzerinden’ verilmek istenen mesaj, bugün ve gelecek için büyük öneme sahip. Bu önemi her defasında gündem olması gerekiyor ki, daha fazla çocuk ve gencimiz sporu ‘maske’ edinen anlayış tarafından, milli ve manevi değerlerinden koparılıp, belirsizliğe sürüklenmesin…

DİNSİZLİK VE CİNSİYETSİZLİK

Sporun olduğu yerden din, dil ve ırk ayrımı yapılmaması gerektiğini savunan ‘olimpizm’ ilkesini, oyunların açılışında ve yarışmalar sürecinde yaşananlar apaçık ‘çürütüyor’. Bu benzeri organizasyonlarda, sporu kullanarak, toplum üzerindeki olumsuz ‘etkileşimini’ nasıl gerçekleştirilebileceğini görmekteyiz! Hatırlayın açılış rezaletini. Cinsiyetsizlikten tutun dinsizliğe, masonluktan tutun Hazreti İsa’ya hakarete kadar, İslam ve Hristiyan toplulukların tepkisine neden olan, bırakın iptal edilmesi olmadı ‘özür’ dilenmesini, sonuna kadar devam ettiğini gördük. Bayanlar kategorisinde final yapan Tayvan ve Cezayirli iki boksörün ‘cinsiyet’ tartışmaları, olimpiyatlardaki sürecin geçmişten bugüne nasıl işletildiğine apaçık yansıması. Basına yansıyan haberlere göre her iki boksör de, cinsiyetlerinden dolayı Kadınlar Dünya Şampiyonası’nda, yarışma kriterlerini karşılamamaları nedeniyle diskalifiye edilmiş. Aynı sporcuya Paris’te yarışmalarda yer almasına ses çıkarmayan Uluslararası Olimpiyat Komitesinin (IOC) bu tavrı, tesadüf olabilir mi? Boks adı altında erkek kadını döverken, nerede sözde kadın hakları savunucuları. Yoksa onlar da, ‘dört yıl sonra kaç erkeği kadın sıfatıyla oyunlara katılımını sağlayıp, onların sayesinde madalya kazanırız’ kurnazlığı içindeler mi? 2024 Paris Olimpiyatları ‘dinsizlik’ ve ‘cinsiyetsizlik’ vurgusunun ön plana çıktığı oyunlar olarak spor tarihindeki yerini aldı. Sadece bu şekilde hatırlanmakla kalmayacak, performans sporunun olduğu yerde ‘hedef olimpiyatlar’ adı altında, sapkın anlayışın (kural koyucu olduğu için) varlığı sürdürmek için çaba gösterileceğinden emin olabilirsiniz! Ona göre de gerekli önlem ve tedbirlerin alınması gerekmektedir…

SPORTİF DERECE AÇISINDAN BAKIŞ

Biz bu yazımızı yazdığımızda, müsabakalar tamamlanmamıştı. 2024 Paris Olimpiyatlara ‘sportif’ açıdan bakıldığında, 14. gün sonunda ABD toplam 111 madalya ile ilk sırada yer alırken, bu ülkeyi 83 madalya takip ediyordu. Türkiye ise 6 madalya ile 61. sırada tamamladığını görüyoruz. Ülke olarak dün ve bugün alınacak madalyalarla, sıralamada fazla bir değişimin olacağını tahmin etmiyoruz. Diyelim kazanılacak birkaç madalya sonunda 50. veya 40. bilemediniz 30. sırada yer aldık. Bu bir başarı sayılabilir mi? Hayır. Ülkesini en iyi şekilde temsil etmek ve başarılı olmak için gayret gösteren her bir sporcunun akıttığı alın teri var. Diğer yandan sporcuları sportif başarı elde etmek için sosyal hayattan nasıl koptukları, koparıldıklarını gözünüzün önüne getirin. Yazık değil mi! Sporcunun hedefe giden yolda kendisine ilke edindiği, ülkesinin bayrağını dalgalandırıp veya marşını okutmak, madalya veya para kazandırmak gibi birçok etkenler var. Sporcu bu yolda ilerlerken ‘Madalyaya giden her yol mübah’ anlayışına kapılması durumunda, işte orada durup düşünmek gerekmez mi? Üzerinden düşünülmesi ve tartışma gereken bir başka konu, geleceğimiz olan gençlerin spor adı altında sergilenmek istenen, spor dışındaki ‘oyuna’ malzeme olmaması…

PARİS’TEKİ TEHLİKE ÜLKEMİZE SIÇRAR MI?

Bir olimpiyat daha başladı ve bitti ama etkileri/yansımaları devam edecektir. Fransızlar, sporcularını ‘başörtüleriyle’ oyunlara katılmasını yasakladı. Uluslararası Komite buna sesini çıkarabildi mi, hayır. Filistin’de soykırım gerçekleştiren siyonist İsrail’in sporcuları Paris’te yarıştı mı, evet. Oyunların açılışındaki ‘çirkinliği/sapkınlığa’ tüm dünya şahit oldu. Bu rezaletin onayını IOC vermedi mi, evet. Ukrayna-Rusya savaşı gerekçe gösterilerek, Rus sporcular ülkeleri adına yarışmalara katılımı IOC tarafından yasaklandı mı, evet. İran, Türkiye, Cezayir gibi ülkelerin başarılı olduğu karate branşının 2024 Paris oyunlarından çıkarıldı mı, evet. Karate ‘sert/tehlikeli’ bir branş ise bayanların boks yaptırmak, üstelik cinsiyetleri tartışma konusu olan sporcuları birbirlerine adeta ‘dövdürmek’ de ne olur? Kadınların güreş, voleybol, jimnastik, boks, yüzme gibi daha bir branşta giydikleri kıyafetlerin İslam’ın şartlarını taşımadığından, Olimpiyatlar ve benzeri organizasyonların iyi niyet taşımayan bir ortam oluşturduğu her halinden belli olmuyor mu?.

GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞI İLE DİYANET’İN İŞBİRLİĞİ

Sporumuzun yöneten, sporun içinde yer alanların 2024 Paris Olimpiyatlarından gerekli ‘dersleri’ çıkarılması gerekiyor. Bu konuya dikkatimizi yoğunlaştırırken, spor yönetiminin ülkemizde ayağının/içeriğinin sağlıklı işletilmesi için Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın Diyanet İşleri Başkanlığıyla iş birliği içerisinde olması gerekiyor. 2019 yılı Aralık ayında “Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı Arasındaki İşbirliği Prokolü’ ile Bakanlığa bağlı Kredi ve Yurtlar Kurumu, gençlik kampları ve spor tesislerinde yönelik faaliyetlere yönelik. Prokolün amacını Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, “Bugün en büyük sorumluklardan birinin gençliğe doğru bir rehberlik yapılması, gençliğin heyecanı ile İslam’ın hakikatlerinin buluşması durumunda dünyanın güzelleşecektir” şeklinde açıklıyordu. 2019 tarihinden bugüne hangi çalışmalar yapıldığı bilmiyoruz (haberdar olursak memnun oluruz) ama bugüne, 2024 Paris Olimpiyat Oyunlarında ‘spor üzerinden gerçekleştirilen ‘rezaleti’ göz önüne getirildiğinde, süreçle ilgili Diyanet’in “Fransa’da gerçekleştirilen 2024 Olimpiyatları açılış töreninde kasıtlı olarak öne çıkarılan pedofili ve LGBT unsurları, küresel fesat merkezlerinin çirkin yüzünü açıkça ortaya koymuştur” açıklamasından hareketle, bu protolün hayata geçirilmesinin önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Dileriz, Gençlik ve Spor Bakanlığı sürecin yakın takipçisi olur, Diyanet ile safları sık tutar…

SPOR ORTAOKULARINI NE BEKLİYOR?

Milli Eğiti Bakanlığı (MEB), Türkiye’de belirlenen spor liseleri bünyesinde spor ortaokulları açılacağını açıkladı. Anadolu Ajansında (AA) yer alan habere göre, spor ortaokullarıyla öğrencilerin erken yaşta spora yönlendirilmesi ve yetenekli öğrencilerin keşfedilmesi, bilinçli sporcuların ortaya çıkması amaçlanıyor. Bakanlığın 2024-2025 eğitim öğretim yılında ülkenin ilk spor ortaokullarının açılması düşünülüyor. Yeni spor ortaokullarında ağırlıklı olarak beden eğitimi ve spor dersleri okutulacağı belirtilmiş. Bu haberi okuduğumuzda, ilk aklımıza, 2004 yılından bugüne faaliyet gösterilen Spor Liseleri geldi. Geride kalan yıllara baktığımız ve sportif açıdan başarının kaynağını Spor Kulüpleri oluşturduğu gerçeğiyle, Spor Liseleri’nin gençlerimize sportif açıdan öğrenciye fazla bir katkı sağlamadığını tahmin ediyoruz. Öğrencilerin ‘olası’ akademik başarısızlığı ise, okullardan elde edileceği gerçeği ile yola çıkıp bugün gelinen noktaya baktığımızda, spor ortaokullarının da ‘sportif’ ve ‘akademik’ başarı açısında netice alınamayacağı her halinden belli oluyor. Spor Liseleri gibi, böylesine somut bir örnek ortada dururken, ‘dostlar alışverişte görsün’ mantığıyla ortaokullar için hareket etmek, gençlerimize zaman kaybettirmekten başka bir işe yaramayacaktır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın, Başakşehir Futbol Akademisi ve Kupa Meydanı açılış programında yaptığı konuşmasında, spora yapılan yatırımları rakamlarla belirtti; “ 2002 yılında bugüne tesis hamlesi gerçekleştirdiklerini belirterek, ülkemizdeki toplam spor tesis sayısını bin 575’ten, 4 bin 421’ulaştırdık.” Hükümet daha ne yapsın! Tesisleşme bakımından sporumuzda problem yok. Asıl problem sporun yönetilmesinde, sadece netice alınmayan sportif ‘skora’ odaklanmak. Olimpiyatlara sporcu hazırlanması için 2012 yılında birçok ilimize Türkiye Olimpiyat Hazırlık Merkezleri (THOM) kuruldu. O yatırımların karşılığında kazanım sağlanıp sağlanmadığını, 2024 Paris Olimpiyatlarındaki elde edilen madalya sayımız ve ülkelerin genel sıralamasına bakıldığında, ne demek istediğimiz daha iyi anlaşılacaktır. Sportif başarı elde ettik diyelim, çocuk ve gençlerimizi olimpiyat adı altında sergilenen (yazımızın giriş bölümünde belirtiğimiz) rezalete alet olmasına ‘malzeme’ yapma düşünceniz mi var? (Sporcularımızın oyunların açılışındaki kıyafet rezaletine ‘malzeme’ edilmesini unutmak mümkün mü!) Sözün özü, spor ortaokulları hayata geçirildiği takdirde, yönetimden kaynaklı sporun tartışılan ‘sürecine’ (spor liseleri örneği) yeni bir halka daha eklemiş olursunuz. O nedenle, alınan ‘spor ortaokulu’ kararının bir kez daha gözden geçirilmesinde yarar var…

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Eğitimciler Akademi

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi