UEFA açıklama yapıyor; İsrail, EURO 2024 eleme maçlarını Macaristan’da oynayacak. Adına ülke demediğimiz İsrail’in (şairin yüzümüze tükürüğünü yememek için, böyle bir terim kullanmıyoruz) futbolun temsil edildiği uluslararası komitenin (UEFA) bu açıklamasının karşılığı, Filistin’deki katliama kör ve sağır olmak manasına geliyor. Bölgede okul, ibadethane, hastane demeden bombalayan işgalci olmaktan da öteye soykırımın en acımasızca (kimyasal siyah kullanacak kadar canileşen) bir anlayıştan, İsrail’den söz ediyoruz.
Siz şimdi kalkıp diyorsunuz ki; Buyurun gelin istediğiniz, size destek olan Macaristan’da oynayın. Burada araya girip UEFA’lı yetkililere sormak istiyorum; ‘Filistin maçlarını nerede oynayacak?’ Oynamayacak, çünkü kendisine oynaması için ‘onay’ verdiğiniz fanatik Yahudiler, bölgede taş üzerinde taş, baş üzerinde kaş bırakmamak için saldırılarına devam ediyor.
Aynı komite (UEFA), İsrail’in Gazze’deki mezalimine karşı ayaklanan ve Şampiyonlar Ligi ve Lig maçlarında protesto eden Celtic taraftarına, ukalaca, tehdit mahiyetince ‘ceza uygularım’ yaklaşımında bulunuyor. UEFA’nın o yanlı tutumuna rağmen, zalimin karşısında mazlumun yanında duruşunu hiç bozmayan Celtic taraftarına buradan selam olsun…
‘İskoç temsilcisi Celtic Kulübü, Filistin’e destek veren ‘Yeşil Tugay (Green Brigade) grubuna üye taraftarlarının iç saha maçlarına gelmesini yasakladı’ şeklindeki haberi okuduğumda, bugün UEFA’nın İsrail’e Avrupa maçlarını bir başka ülkede oynaması için izin vermesi, yıllarca Filistin’i işgal eden İsrail’e destek açıklamasında bulunan ABD’den ne farkı var ki.
Aynı şekilde süreci seyretmekten öte bir çaba içerisine girmeyen Birleşmiş Milletler’den (BM). Cezayir Futbol Federasyonu, Cezayir’in, Filistin Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası ve 2027 Asya Kupası elemelerindeki tüm maçlarına ev sahipliği yapacağını duyurdu. ‘TFF’den de böyle bir ‘davet-destek-moral’ mesajı bekliyoruz. Siz UEFA’dan böyle (Filistin ile ilgili) bir açıklama duydunuz mu! Hayır.
Sporun, sadece spor olmadığını anlamak için bundan daha iyi bir örnek mi olur. İsrail katliamında öncelik, bir nesli yok etmek için çocuklar hedef seçiliyor. Bölge’de bir ayda hayatını kaybeden çocuk sayısı 5 bine yaklaşmış durumda. Yaralı sayısı 10 binleri buluyor. Bölge’deki İsrail zulmü devam ediyor. Öyle bir süreçte UEFA’nın İsrail açıklaması, sıradan yorumlanmayacak kadar önem taşımaktadır. Siz, katil, yetmedi işgalci bir anlayışa-kesime sahip çıkıyorsunuz, teröristlerin yanında olduğunuzun manasına gelen bir turum sergiliyorsunuz, ‘İsrail maçlarını Macaristan’da oynayabilir’ diyerek.
Filistin’de Gazze’de katliam gerçekleştiren İsrail’e kucak açan ülkelerin varlığı, katliama rıza göstermekten başka bir anlama geliyor. Dikkatinizi çekti mi, Amerika, İngiltere, Fransa, Almanya içerisinde yer alan dünyanın dört bir yanında İsrail’e karşı protesto gösterileri var. Daha da ilginç olan, ülkeleri yönetenlerin ise İsrail’in yanında oldukları yönünde destekleri var. Bu şu demek; yönetilenle yönetilenler aynı arasında adeta fikir ayrılığı yönünden ‘uçurum’ var. Adına her ne kadar demokrasi deseler de, yönetenlerin sayıları az olsa da, ideolojik-siyasi bir anlayışın işbaşında olduğu her halinden belli oluyor.
Onun içindir ki, az-çok demeden, yazılı-sözlü ayırt etmeksizin, sözlü veya fiili dua ayırt etmeksizin, her yerde ve platformda anlayış ve dik duruşumu belli etmek, Filistinli kardeşlerimizin yanında olmak, inancımız ve insanlığımızın bir gereğidir…





