Önceki yazımda akran zorbalığından ve bu zorbalığın önüne geçmek için yapılabileceklerden birinin de çocuklarımızı özgüvenli yetiştirmekte çaba göstermemiz gerektiğini söylemiştim.
Peki nasıl özgüvenli çocuklar yetiştirebiliriz?,nelere dikkat etmek gerekir? Bu yazımda da birazda bunlardan bahsedelim.
“Özgüvenli” Çocuk
İlk olarak demeliyim ki özgüvenli çocuk,istediği gibi davranan,saygı sınırını zorlayan,istediğini diyen çocuk değildir. Kendi yaşına,kapasitesine uygun davranışları tereddüt etmeden elbette mükemmel olamasa da başarmaya çalışan,denemekten çekinmeyen çocuklara özgüvenli çocuk diyebiliriz.
Her çocuğun mizacı birbirinden farklıdır ve bu çok normaldir. Yani bir çocuk kendini ifade ederken zorlanmazken bir diğer çocuk ise kendini ifade etmekte zorlanabilir. Bunun gayet normal olduğunu bilmek gerekir. Çocuklar,karşılarındaki insanlarla hemen iletişim kurmak istemeyebilirler. Bazen karşısındakinin davranışlarını ölçer ve ona göre davranır. Bazı çocuklar ise tam tersi bu gibi durumlara takılmaz ve karşısındaki insana karşı kendini hemen açar. Demek istediğim şu ki çocuk için bir uzmandan yardım almadan sadece “özgüvensiz” diyerek onu etiketlemek yanlıştır. Belki dediğinizde doğruluk payı vardır fakat bunu özellikle çocuğun önünde duyabileceği yakınlıkta bilerek söyleyip ve bunu söyleyerek çocuğun dışa dönük biri olmasını beklemek çok yanlıştır. Çocuğunuz gerçekten özgüvensizse bunun değiştirilebilir birşey olduğunu unutmayın ve bir uzmana danışmaktan çekinmeyin. Kendisine özgüvensiz,içe dönük,çok sessiz gibi kelimeler ve cümlelerde bulunmanız o çocuğu daha çok içe dönük biri yapacaktır.Severek takip ettiğim Instagram’da “Akademisyen Anne” adıyla bilinen Çocuk Gelişimi uzmanı olan Doç. Dr. Saniye Bencik Hanım’ın da dediği gibi çocukların sırtlarına yapıştırdığımız etiketler gün gelir büyüdüklerinde ruhlarını kaşındırır. Onlara bunu yapmayalım ve onlara her zaman koşulsuz sevgimizi gösterelim.
Çocuklarımızı Nasıl Daha Özgüvenli Olmaları İçin Teşvik Edebiliriz Peki?
Her zaman dediğim gibi çocukların örnek aldığı rol model görüp öyle davrandığı ilk kişi ebeveynleridir. Ebeveyni nasıl davranırsa nasıl tavır takınırsa çocukta tıpkı bir ayna yansıması gibi öyle davranacaktır. Bunun için hareketlerimize hiç değilse çocuklarımızın yanında daha dikkat etmeye çalışmalıyız.
Çocukların aslında doğuştan gelen kendini ifade etme becerilerini ebeveynler çocuk büyüdükçe farkında olmadan kısıtlayabilirler. Çocukların duygularını sınırlandırıp ket vurdukça çocukta yavaş yavaş içine kapanıcak ve duygularını paylaşmamaya çalışıcaktır. Ebeveynler çocukların her söylediğine ayıp diyip her ağladığında ağlama derse çocuk duygularını ifade etme biçimini sadece kendine saklar. Ailelere düşen görev burada çocukların duygularını özgürce yaşamalarına ve kendilerini ifade etmelerine olanak sağlamaları gerektiğidir.
Çocukların düşüncelerini eleştirmeden saygı duymakta önemlidir. Unutmamalıyız ki onlar çocuk,bizim gibi düşünmeyebilirler. Çocuk kendini uzaya çıkan bir astronot olarak görüyorsa -” saçma sapan davranmayı kes,otur” veya pembe bulutlar çizdiyse -“bulutlar mavidir mavi boyayla boyamalıydın” gibi cümlelerle çocuğun hayal gücüne ket vurmak çok yanlıştır.
Çocukları eleştirmek gibi fazla ve gerçeklikten uzak bir şekilde övmekte doğru değildir bu ya çocuğu narsistliğe yada daha pasif olmaya götürür. Özgüven sahibi bir çocuk yetiştirirken bu da çok önemli bir noktadır.
Burada önemli olan çocuğu ne yericek kadar eleştirmek ne de çok fazla abartılı övmek. Çocuğun eksik veya yanlış bir davranışını gördüğünüzde elbette ona doğrusunu öğreticeksiniz ama bunu doğru bir yaklaşım,doğru bir tutum sergilemeye çalışarak,çocuğun kalbini kırmadan,benliğini zedelemeden yapmalısınız.





