Katar’ın ev sahipliği yaptığı Dünya Kupası yankıları dinmedi. Arjantinli futbol yıldızı oyuncusu Lionel Messi, turnuvada öne çıkan isim oldu. Deyim yerindeyse oyuncunun futbol adına tek eksiği vardı, o da Dünya Kupası sevincini yaşamak. Oyuncunun o rüyası Katar’da gerçek oldu. Messi’yi meslektaşlarından ayıran en önemli özelliği, sahada üstlendiği ‘oyunu’ eksiksiz yerine getirmesi. Futbolla ilgilenen her bir birey, Messi düzeyinde bir futbol ‘başarısına’ erişme hayaline kapıldı. Tüm bunları düşünürken, sorgulanması gereken durumlar/ayrıntılar daha da önem taşıdı…
MESSİ’NİN DÖVLEMELERİNİN KARŞILIĞI
Adı Dünya Kupası da olsa, gerçekleşen organizasyon ve sergilenen futbol ‘oyununa’ herkes kendi penceresinden bakıp, yorumladı. Katar’da ortaya çıkan tablonun son/final ‘karesi’, Arjantin takımının şampiyonluk kupasını kaldıran Lionel Messi’nin Instagram hesabından kupayı kaldırdığı fotoğrafın 57,2 milyon kişi tarafından beğenilmesi. Bu durum, sosyal medya paylaşım sitesinde bir rekor olarak değerlendirdi. Evet, her alanda futbolda da ‘yıldız’ oyuncu olduğunuzda, toplumda her kesimin dikkatlerin üzerinize yönelmesi, adeta ‘otomatik’ hal alıyor. Bu durum ise örnek alınma, misal gösterilme, model olarak ön plana çıkma, manası taşıyor. Messi’nin dış görünüşlerindeki dövmelerinin ne anlama geldiği konusunda yaptığımız bilgi taramasında, oğlu Thiago’nun el izi, melek kanatları, çiçek deseni, Hz. İsa silueti, kapalı lotus çiçeği, Katolik kilisesine ait bir pencere gibi farklı dövme desenlerine rastladık. Futbolda madem dövme serbest, oyuncu inancının gereği dövme yaptırabilir. Hatta dövme yaptırdığı eliyle de kazanılan Dünya Kupası’nı kaldırabilir. Anlayış bu. Ne var ki yapılan bu hareket veya fotoğraf karesinde, şeklinde düşünülebilir. Halbuki, ‘Kazın ayağı –hiç de- öyle değil!’ Devam edelim…
‘DÖVME DİNİMİZCE YASAKLANMIŞTIR’
Bir kişinin niçin dövme yaptırmak isteyebileceği hususta akademik kaynaklara baktığımızda, toplumsal alanlarda kendisini ifade etme, bir kimlik veya benlik oluşturma aracı olarak nedenlere dayandığını görmekte, verilmek istenen mesajın ise giyilen elbise, saç modeli, dövme üzerinden verildiğini anlamaktayız… Arjantin takımının şampiyonluğunda pay sahibi olan Lionel Messi’nin 57,2 milyon beğeni alan fotoğrafındaki dövmesinin üzerinde hangi motif var, hangi mesajları veriyor şeklinde ki ayrıntılar, işin detayı. Üzerinde düşünmemiz gereken ‘dövme’nin taşıdığı anlam kadar, İslam inancındaki yeri. Dinimizce ‘caiz mi, değil mi?’ hususuna bakıp, ona göre değerlendirmek gerek. Dövme konusunda Diyanet’in verdiği fetvası şöyle; “Dövme yani vücuda iğneler batırarak deri altına boya zerk etmek sureti ile deri üzerinde çeşitli şekiller oluşturmak dinimizce yasaklanmıştır. Vücudunda dövme bulunan bir kimse, sağlığına zarar vermeyecek yöntemlerle onu ortadan kaldırmalıdır. Bu mümkün olmazsa Allah’tan bağışlama dilemesi, yaptığından pişman olması gerekir” (Yeni Akit Gazetesi)…
‘Ne olacak ki?’ dediğimiz de, süreç içerisinde o küçük ayrıntılar, çocuk ve gençlerimiz başta olmak üzere toplumumuz üzerinde kapanması güç, derin yaralar açtığına şahit olmaktayız. Tabii ki Messi’nin kolundaki ‘dövme’ kendisini bağlar. Bu bağlayıcılık uluslararası, yayınları 5 milyar insana ulaşan bir organizasyon olunca, işin rengi değiştiği gibi, o derece önemi de artıyor! İşte o vakit hepimizi ilgilendiriyor. Bu tür organizasyonların kurallarını koyan ve tertipleyenler, sporu bir araç olarak kullanıp kendi ideolojilerinin/zehirlerini toplumlara ‘enjekte’ eden, Hakk’tan uzak, batılı olarak isimlendiren anlayış. Örneğin; Futbolundan dolayı Messi’yi örnek alan çocuk veya gencimiz, onun gibi yaşamak, onun gibi giyinmek, onun gibi vücuduna dövme yaptırmak isteyebilir mi? İster mi, ister. Bu olumsuz etkileşimin yansımalarını daha somut örnek vermek gerekirse atletizm, voleybol, futbol v.b spor branşı ayırt etmeksizin, yerli olarak tanımlanan oyunculara bakmak yeterli olacaktır. Müslüman için ‘haram’ fetvası verilen ‘dövme’ yaptıran yerli oyuncu sayısı, ülkemize gelen ‘dövmeli’ yabancı sporcuları geride bırakacak kadar yaygınlaşmış durumda! Bu garip gidişe ‘dur’ diyecek bir kulüp, federasyon, başkan, müdür ne gördük ne de duyduk! Dileriz, bu ‘kanayan’ yaraya birileri ‘neşter’ vurma erdemliği gösterir…





