Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi

Diyarbakır Hani’den gelen ‘Tekerlekli Basketbol’ talebi neden karşılıksız kalmamalı? - BaŞakHaberBaŞakHaber

23 Nisan 2026 - 11:23

1969 yılında Bayburt’ta doğdu. İlköğretim ve Liseyi Bayburt’ta okudu.1994-1998 Marmara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu / Spor Yönetimini bitirdi. 2004 -2005-Ankara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu (BESYO) / Yüksek Lisans Özel Öğrencisi.2016-2018-Gelişim Üniversitesi BESYO /Spor Yöneticiliği Bölümünde Yüksek Lisansını tamamladı. 2000-2002 Bağcılar Ensar Koleji Beden Eğitimi Öğretmenliği.2002-2005 Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Spor Uzmanı /ANKARA.2005-2008 İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü-Spor Uzmanı.2008-2011 İBB Spor Etkinlikleri A.Ş.- Spor Tesisi Müdürlüğü. 2014-2018 İBB Spor İstanbul Engelliler Koordinatörü. Gazetecilik ve Televizyon tecrübeleri: 1993-1995 Foto-Maç Muhabirlik.1995-1997 Bakırköy Postası Dergisi (Spor Sorumlusu) 1995-1997 Fanatik Gazetesi-Anadolu Ajansı (Fahri Muhabirlik). Akit-Anadolu’da Vakit Gazetelerinde Köşe Yazarlığı 1997- Devam Ediyor. İstanbul Büyükşehir Beledisi WEB TV’de Spor Muhabirliği ve 2012 Avrupa Spor Başkenti Program Yapımcılığı. Akit TV’de ‘Spor Sohbetleri’ Program Yapımcı ve Sunuculuğu. Birçok spor branşında hakemlik ve antrenörlük belgesi sahibidir.

Ahmet GÜLÜMSEYEN

Diyarbakır Hani’den gelen ‘Tekerlekli Basketbol’ talebi neden karşılıksız kalmamalı?

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi

Diyarbakır Hani’den gelen ‘Tekerlekli Basketbol’ talebi neden karşılıksız kalmamalı?
Son Güncelleme :

25 Eylül 2022 - 22:33

391 views

Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı

Toplumun önemli kesimini oluşturan bu ayrıcalıklı (engelli) bireyleri yılın sadece bir günü değil de her daim düşünmek, hatırlamak veya hayatlarına dokunabilmek, görev ve sorumluklarımız içerisinde önemli yer tutmaktadır. Aranılır olmak, hayatın en önemli süreçlerden bir tanesi. Karşınızdaki kişi sizden makul, yapabileceğiniz bir talepte bulunması. Paylaşma, yardımlaşma konusunda yapabileceklerimizi ve sonuçlarını düşündükçe, mutluluğumuzu artırdığını hissediyoruz. Varlığınızın bir şeylere katkı sağlayabileceği kanaatine vardığınızda, günlük hayatın içerisindeki koşturmadaki ‘gaflet’ uykusundan uyanıyor, gerçekleri farkına vardığınızda ise gönlünüz ferahlıyor. Üç günle sınırlı dördüncü günü ‘meçhul’ olan şu ‘yalan’ dünyada bir şeylerin yapılabileceği duygusuna kapılıyor, kendinizi huzur içerisinde hissediyorsunuz. Günümüzde bu duyguları kaç kişi yaşıyor bilmem belki ama bildiğim, bizi bekleyen ve üstlendiğimiz gereken birçok görev sorumluluğun mevcudiyeti…

BASKETBOLLA HAYATA TUTUNMA İSTEĞİ

Bizleri tüm bu duygulara sevk eden, Celal Kaya isimli okuyucumuzdan aldığımız mesaj. Diyarbakır İli Hani ilçesi doğumlu Celal Kaya kardeşimiz, hayatı ve düşüncelerini bizimle paylaştı; “Ben Celal Kaya 1988 Diyarbakır Hani doğumluyum. Ailemle beraber yaşıyorum. İlkokul birinci sınıftan terk, yoksulluktan okuyamadım. Onun için inşaatlarda çalışmaya başladım. On dört yaşından 17 yaşıma kadar bu çalışmam sürdü. 2005 yılında beklenmedik bir kaza yaşadım. İnşaatta çalışırken, iskeleden düşerek omurgamı kırdım. Bundan dolayı tekerlekli sandalyeye mahkûm kaldım. On yedi yaşından bugüne kadar, Ankara, İstanbul, Nevşehir gibi şehirlerde fizik tedavi gördüm. Bunca senedir yaptığım bu hayat mücadelem sonucu bu hale geldim. Hiçbir zaman Rabbim’den umudumu kesmedim. Hayat sevincimi devam ettirerek, insanların arasında, sosyal hayattan asla geri kalmadım. Bir umut işte, bir dala tutunabilmek. Basketbol sporuna gönül verdim, bu sporu yapmak istiyorum. Siz değerli hocalarımızdan benim bu spora olan sevgimi tamamlamanız ve desteğinizi isterim. Bu sporla evde kalmış nice engeli arkadaşıma örnek olmak, evlerinden çıkıp sosyalleşmelerine imkân sağlayarak, bir şekilde bireyler içine karışmasını istediğim için bunu yapmak istiyorum. Tekerlekli sandalye sporuna gönül verdiğim için benim beklentim, il büyüklerimden mesela Belediye Başkanımız, Kaymakamımız, Valimizden bana yardımcı olmalarını isterim. İlgi ve alakanız için çok teşekkür ederim. Not; Biz 8 kardeşiz 4 erkek 4 kız kardeşim var. Bana onlar bakıyorlar. Selamlar ve Saygılar hocam.”

NEREDE BAŞLAYACAĞI BİLİNMEYEN ENGELLİLİK!

Malatya İnönü Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Engellilerde Beden Eğitimi ve Spor Bölümü Öğretim Üyesi Başkanı Mehmet Ilkım hocamızın engelin düşüncelerini, zaman zaman bu satılarda sizlerle paylaşıyoruz. Engellilikle ilgili hocamızın düşüncelerini ‘Engellilikle ayrıntıda gizli hassasiyetler (1)’ başlığı altında, yine bu satırlarda paylaşmıştık. Celal Kaya kardeşimizin mesajı üzerine tekrar hatırlatma gereği duyuyoruz; ““Engellilik kelime anlamıyla, yetersizlik anlamına geliyor. Yetersizlik, sağlıklı bir bireyin fiziksel aktiviteleri yapamama durumudur. Bunlar nelerdir? Oturduğunuz odadan diğer odaya gidemiyorsanız, temel ihtiyaçlarınızı karşılayamıyorsanız, konuşma, görme ve işitme yetiniz yoksa bu engelli olarak kabul edilmektedir. Ben bu açıklamaları yaptıktan sonra öğrencilerime hemen şunu söylüyorum; ‘Bu açıklamalardan yola çıkarak, 75-80 yaşındaki yaşlı bir insan merdivenleri çıkmıyorsa, bulunduğu odadan diğer odaya gidemiyorsa engelli midir?’ Tabii öğrencilerimiz engelliler konusuna hakîm oldukları için ‘engellidir’ diyorlar. Engelli kişi dendiği vakit, sadece doğuştan engelli olan, zihinsel yetersizliği olan kişiler akla gelmesin. Doğuştan, doğum esnasında ve sonradan da engelli olunabiliyor. Engelliliğin görme, zihinsel, bedensel ve zihinsel gibi çeşitleri var. Kelime anlamıyla engelliliği anlattık ama engellilik öncelikle kabullenmekle başlar…”

MİLYONLARI İLGİLENDİREN ORTAK ÇAĞRI 

Diyarbakır’dan Celal Kaya kardeşimiz beklentisi, sadece kendisi için değil, ülke nüfusunun yaklaşık %12-13’üne denk gelen özel gereksinimli (engelli) ve Mehmet Ilkım Hocamızın örneklemesinde belirttiği tüm bireyler ait ortak düşüncesinin yansıması. İnsanın hangi yaşta, başına ne geleceği ‘hesabının’ yapılamayacağı gibi, bir olayın üstesinden nasıl gelinebileceği, olumsuzluğun nasıl olumlu hale çevrileceğine önemli bir yansıması. Celal Kaya kardeşimiz 17 yaşından bugüne tekerlekli sandalye üzerinde hayatını sürdürüyor. Onun yetkililerden isteği, kendisine spor yapma imkânı sağlanması. ‘Hareket, egzersiz ve sporun insanların hayatlarında o kadar önemli ne gibi değişimler meydana getirebilir ki?’ şeklinde bir soru gelebilir denilebilir! Biz de diyoruz bununla, hareket ve egzersiz, spor olarak tanımlanan aktivitelerle ilgili o kadar çok hayat hikâyeleri var ki. O sürecin en önemli karesini, atılan ilk adım sonrası önce ‘yüzlerde’ oluşan ‘mutluluk’, daha sonrasında ise sosyal hayat içinde kaliteli hayat sürdürme farkındalığı oluşturmaktadır. Hareket ve egzersizle özel gereksinimi (engelli) bireyin hayatındaki değişimlerine şahit olmaktayız. ‘Celal Kaya için neler yapabiliriz ki?’ demeyin. Emin olun, ilk adımı atmak kâfi olacaktır, sonrası gelir. Hal böyle olunca da, şimdi görev ilgili ve yetkililere düşüyor. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Spor Genel Müdürlüğü, Diyarbakır Valiliği, Büyükşehir, Hani İlçe Belediyesi veya özel sektör. Hani’den yükselen bu sese kulak verilerek, Celal Kaya kardeşimiz spor yapma imkânı sunulması kaçınılmaz görev hükmündedir. Çünkü bu sesin karşılıksız kalmaması kanuni olduğu gibi, insani ve vicdani bir sorumluluktur. Vatandaşının her daim yanında olan anlayışın duyarlılığı, birçok özel gereksinimli (engelli) vatandaşın evinden çıkması ve sosyal hayatın içine katılımını sağladığı gibi, kaliteli bir hayat sürdürmesine vesile olacaktır. Bugünkü yazımızı bir Hadis-i Şerif ile tamamlayalım inşallah; “İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır.”

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Eğitimciler Akademi

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi