Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi

Gelinlik giyme ‘forma’ giy (mi!) - BaŞakHaberBaŞakHaber

11 Haziran 2026 - 14:27

1969 yılında Bayburt’ta doğdu. İlköğretim ve Liseyi Bayburt’ta okudu.1994-1998 Marmara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu / Spor Yönetimini bitirdi. 2004 -2005-Ankara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu (BESYO) / Yüksek Lisans Özel Öğrencisi.2016-2018-Gelişim Üniversitesi BESYO /Spor Yöneticiliği Bölümünde Yüksek Lisansını tamamladı. 2000-2002 Bağcılar Ensar Koleji Beden Eğitimi Öğretmenliği.2002-2005 Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Spor Uzmanı /ANKARA.2005-2008 İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü-Spor Uzmanı.2008-2011 İBB Spor Etkinlikleri A.Ş.- Spor Tesisi Müdürlüğü. 2014-2018 İBB Spor İstanbul Engelliler Koordinatörü. Gazetecilik ve Televizyon tecrübeleri: 1993-1995 Foto-Maç Muhabirlik.1995-1997 Bakırköy Postası Dergisi (Spor Sorumlusu) 1995-1997 Fanatik Gazetesi-Anadolu Ajansı (Fahri Muhabirlik). Akit-Anadolu’da Vakit Gazetelerinde Köşe Yazarlığı 1997- Devam Ediyor. İstanbul Büyükşehir Beledisi WEB TV’de Spor Muhabirliği ve 2012 Avrupa Spor Başkenti Program Yapımcılığı. Akit TV’de ‘Spor Sohbetleri’ Program Yapımcı ve Sunuculuğu. Birçok spor branşında hakemlik ve antrenörlük belgesi sahibidir.

Ahmet GÜLÜMSEYEN

Gelinlik giyme ‘forma’ giy (mi!)

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi

Gelinlik giyme ‘forma’ giy (mi!)
Son Güncelleme :

06 Mayıs 2022 - 22:06

554 views

Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı

Spor, fiziksel, zihinsel ve sosyal bir etkileşim aracı, insanoğlunun varlığıyla günümüze kadar gelen önemli bir ‘uğraş’.  Her döneme damgasını vuran böyle bir ‘uğraşın’ önemsemek, spor adı altında oynanan ‘oyunlara’ göz yummak demek. Toplumun her bir ferdinin oyunun ayrıntısında ‘boğulmaması’ için, varoluş sebebini iyi değerlendirilmesi gerekiyor. Biz, siz ve onlar,  ‘zaman her şeyin ilacı’ sözüne nazire edercesine, er ya da geç, spordan etkilenmektedir. Siz bu satırları okurken, bayan (kadın) güreşinin ülkemizde başlamasından bugüne tam 25 yıl geçmiş, lisanslı sporcu sayısı her geçen gün arttığını görüyoruz. Yine siz bu satırları dikkat kesilirken, devlet bankası olan Vakıfbank’ın bayan (kadın) voleybolunda sayısız sportif madalya ve kupa aldığını görüyoruz. Sonuç mu! ‘Buradan kazançlı çıkan kim?’ sorusunun karşılığı, toplumumuz olmadığı kesin de. Çünkü, dizginlerini elinde tutan ve medeniyetsizliğin kapısını sonuna kadar aralayan Batılı anlayış, maalesef ama maalesef sportif başarıyı elde etme hevesiyle, toplumsal değerlerin ayaklar altına alınmasına kadarki süreci işletmeye devam ediyor. Buna sadece bir örnek (mi?)… 

BURASI MİTHAT PAŞA STADYUMU!..

Kelam ve kalemin üstadı Necip Fazıl Kısakürek bile, sporla etkileşimi yazmaktan kendini alamadığı o yoruma dikkat kesilmek yarar sağlar; “Bitpazarından geçiyorum. Bir adam radyosunu satıyor. Radyonun çalışıp çalışmadığını anlamak için, fişini, bir eskici dükkânının elektrik prizine soktular. Birkaç cızırtı, hırıltı derken bir ses: – Burası Mithat Paşa Stadyumu!.. Radyonun satışı unutuldu ve bütün bitpazarı tipleri, satıcılara, alıcılara, küfecilere kadar maçı dinlemeye koyuldular. Hayretle durup manzarayı seyretmeye başladım…” Üstadı bile hayrete düşüren bu etkileşim, tam da ‘Futbol (spor) sadece futbol (spor) değil’ sözüyle de özdeşleşmiyor mu?. 

Tarihsel sürece baktığımızda, toplumun büyük kesiminin ablukaya alındığını görüyoruz. Her ne hikmet ise bu etkileşim, en çok İslami değerlerden nasiplenmemişlerin menfaatine gelmekte. Yapılanların göz yummaya gelinemeyeceği gibi, zararı da duyarlı Müslümanları buluyor. Toplumun en önemli yapı taşı olan insanlığı, dünyada var olma gayesi, öz benliği ve değerlerinden uzak, gaye ve amaçsız bir yaşam sürecine itiyor. İçinde yer aldığımız sürecin ciddiyeti yeniden gözden geçirilmesi, günümüzün meşhur ifadesiyle ‘check up’ edilmesi gerekmektedir. Yazımıza konu olan Üstad Necip Fazıl’ın ‘futbolla’ ilgili şahit oldukları gibi, batını ‘medeniyetsizlerin’ spor vasıtasıyla, toplumumuzun değerlerini zafiyete uğrayacak şekilde nasıl dizayn edildiğini, çok sayıda örnekleriyle görmekteyiz… 

İDEOLOJİK KULVARDAKİ SPOR

Toplumumuzun dini inanç ve buna bağlı olarak tarihten bugüne gelen kültürel kimliğiyle özdeşlemeyen kuralları gözden geçirip, yeniden inşa etmek gerekiyor. Bilimsel araştırmaların yansıması olarak, geçmişte olduğu gibi günümüzde de futbol başta olmak üzere, sporun zararlı alışkanlıktan uzaklaştırmak gibi ‘masumane’ gözüken bir tavırla yola çıkıldığı, daha sonra ise ekonomik ve sosyal sistemin içesinde ideolojik etkileşime dönüşmesi gibi farklı bir kulvarda yol aldırıldığını, örnekleriyle görmek mümkün. Sporun toplumumuzun dini inanış ve kültüründen bağımsız hareket edilememesi gerektiği halde, siyasi anlayışa nasıl malzeme edildiğini, araştırmalarda rastlamaktayız. Bu husus ayrı bir yazı konusu yapılacak kadar da önemli. Madem söz açıldı, 1936 Berlin Olimpiyat Oyunlarına katılan Türk Sporcuların formalarında yer alan ay-yıldızın yanında Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) sembolü olan altı oklu logoyu taşıdıkları, kaynaklardan öğrenmekteyiz. Günümüze gelip, ‘Gelinlik yerine forma giy’ futbol projesi üzerinde biraz düşündüğümüzde, kimlerin hangi ‘ideolojik’ heveslerin peşinde koştuğunu daha iyi anlamış oluruz sanırım! Allah (cc) bizleri, gaflet uykusundan uyananlardan eylesin… Amin.

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Eğitimciler Akademi

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi