Savaşta çocuk olmak, bombaların ne zaman nereye düşeceğini bilmeden yaşamaya çalışmak çok zor. Bu şartlar bir yetişkin için bile zor iken küçücük bir çocuğun yaşadığı zorlukları ve korkuları düşünün.
Dünya’ da yaşanan onca savaşa maalesef ki bir yenisi daha eklenmiş bulunuyor. Ukrayna’ da yaşanan savaş diğer ülkelerde de olduğu gibi orada ki çocukları da çok derinden etkiliyor. Türk Tabipleri Birliği’ ne göre araştırmalar çocukların savaştan daha çok etkilendiğini, daha çok ölüm ve yaralanma oranının olduğunu göstermektedir.
Oysa onların tek istediği sadece o küçük dünyalarında oyun oynamak ve hayal kurmak.
Onların bu dünyalarını bile çok görüyorlar maalesef. Elinde bir pasaport,anne babasının fotoğrafı ve bir oyuncak ile tek başına gözlerinde yaşlarla diğer göçmenlerle beraber ülkesinden yani Rusya’ dan kaçmak zorunda bırakılan çocuğun o videosunu görmüşsünüzdür. O görüntüler hepimizin yüreğini sızlattı ve insanlık adına utanmamıza sebep oldu. O küçük çocuğun yaşadığı durum ne kadar da acı verici.
Savaş Çocuğa Nasıl Anlatılır?
Savaşın tekrardan gündemde olması televizyonlardaki haber kanallarında tekrardan bu konuların konuşulmasına sebep oluyor. Çocukları mümkün olduğunca bu haber kanallarından uzak tutmaya çalışmakta fayda var.
Aileler çocuklarıyla savaş hakkında konuşup onları bilgilendirirken, savaşın olumsuzluklarından da bahsedebilirler ama aynı zamanda umutsuzvari, umut kırıcı söylemlerden de kaçınmaları gerekir.
Savaşın getirdiği olumsuzlukları kesinlikle bir taraf tutmadan savaşın çok acı olduğu, savaşın aslında bir kazananı olmadığı, ölüm ve yoksulluk gibi olumsuzlukların yaşandığı konuşulabilir. Fakat tabii ölüm, yoksulluk gibi kavramlar çok küçük yaştaki çocuklar için anlaması güç kavramlar olduğu için genellikle bu kavramları 5 yaş ve üstü çocuklar için uygun bir dille anlatmak daha iyi olacaktır. “Uyku” veya “ayrılma” gibi kelimeleri ölümü anlatmak için kullanmamalıyız. 5 yaşından küçük çocuklar ölümü ve bunun gibi soyut kavramları anlayamazlar ama 5 yaşından itibaren yavaş yavaş ölüm kelimesini kavrayabilirler. 10 yaşından sonra ise artık soyut kavramları daha iyi anlayabildikleri için çocuklarla savaşın olumsuzluklarını konuşmak artık daha kolay olur. Şurada bir dipnot daha geçmem gerekirse yaş faktörüyle beraber ölüm kavramını anlatmak aynı zamanda çocuğun kişiliğine ve gelişim özelliklerine göre de değişkenlik gösterir bunu da unutmamak lazım.
Savaş Çocuğu Nasıl Etkiler?
Evet dediğim gibi maalesef araştırmalarda da belirtildiği gibi savaşta en çok ölüm ve yaralanmaların yaşandığı kitle çocuklar oluyor. Ama o savaş bölgesinden kaçmayı başarabilen çocukların da yaşadıkları travma maalesef çok büyük.
Çocukların sığındıkları bölgedeki halkın tutumu, önyargı ile yaklaşıp yaklaşmamaları o çocukları fazlasıyla etkilemektedir.
Savaş, çocukları aynı zamanda fiziksel,psikolojik, ahlaki gelişimlerini olumsuz yönde ve kalıcı olarak da etkileyebilmektedir. Yukarıda bahsettiğim o küçük çocuk mesela… O çocuk ve onunla aynı kaderi yaşayan daha nice çocuğun yaşadığı acı, korku… O çocukların hangi ırktan olduklarına bakılmadan, dışlamadan tam tersine onları kazanmak için tüm devletlerin ellerinden geleni yapmaları gerektiğini düşünüyorum.
Dünya’ nın savaş çığlıklarıyla değil çocukların kahkahalarıyla yankılanması dileğiyle.





