‘Üç günlük dünya için gayret üstüne gayret, ebedi bir yaşam için gayret yok hayret’ diyor Üstad Necip Fazıl Fazıl Kısakürek. ‘Nasıl hatırlanmak istiyorsanız, öyle iz bırakın’ sözümüzün yansıması olarak, geride güzellikler bırakmanın fani dünya mücadelesinde bakî aleme göçün yolcuları olarak gayret ve çabasında yer alıyoruz. Ne kadarını başardık, doğrusunu ancak Allah bilir! Türk edebiyatının önemli şairlerinden Bâkî’den bize kalan ‘“Âvâzeyi bu âleme Davud gibi sal / Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş’ mısralarını her defasında tekrarlayıp dururuz. Yine önemli bir o kadar zor olanı, sözden öteye geçemeyişimiz. Bu duygu yüklü ‘ifadelerin’, üstelik yazı konusu spor olan bir köşede dillendirmesinin müsebbibi kim acaba? Yaptıklarıyla bizlere, tarih sayfalarını aralatan Senegalli Müslüman oyuncusu Demba Ba. Kendisiyle ilgili düşüncelerimizin bugün zirve yapmasının nedeni, geçtiğimiz günlerde aldığı aktif futbolculuktan emeklilik kararı…
Her futbolcu yaşı gereği, gün ve zamanı dolduğunda bırakmakta. İnsan olmanın gerekliliğini yerine getirmek, yaptığı görevi ‘adam’ gibi tamamlamak, yine ‘insan’ olana mahsus bir durumdur. Demba Ba da bu isimlerden. Herkesin futbolcu olabildiğinin ötesinde, kişilik ve karakter sahibi olabilmenin ‘mumla’ arandığı bir dönemde, Senegalli Müslüman oyuncunun örnek hayatına baktığımızda, Üstad Arif Nihat Asya’nın Dünya Düzeni isimli dörtlüğü hatırlamadan edemedik; ‘Ne kayırdım işimde kimseyi ben, Ne de bozdum nizâmı, kimse için; Yâ çocuk, gel. Nizâm-ı âleme uy: Yâ fedâ ol nizam-ı âlem için!’ Futbolun yıldızı olmak, hatırlanmanız ‘oyunda’ yer aldığınız süre içerisinde geçerliliğini korur. Oyunculuktan daha önemlisi insan olabilmek ise, dünkü futbolcu kariyerinizle birlikte, karakterinizin size yüklemiş olduğu değerlerinizle iyi hatırlanmanız gerekiyor. Bu bağlamda, bizler için ayrı bir önem taşıdı Senegalli Müslüman oyuncu Demba Ba’nın değerli hayatı. Geride bıraktığı anlamlı söylem ve eylemleri anlatılmalı, yazılmalı ki bugün ve geleceğe örnek olsun…
Beşiktaş’ın 2014 Temmuz’da Chelsea’den kadrosuna kattığı 29 yaşındaki Senagalli Müslüman golcü oyuncu, transferinin gerçekleşmesinde ibadet açısından Müslüman bir ülkede oynamasının önemini şöyle belirtiyordu; “Hayatımda çok önemli iki şey var ailem ve ailem. Zengin değildi; fakat o kalabalıkta hiçbir şeyimiz eksik almadı” Beşiktaş’tan sonra kariyerini Göztepe’de devam ettiren Demba Ba, 2018 yılında Galatasaray ile oynanan lig maçında, ramazan ayına denk gelmesinden dolayı, hakemin verdiği su molasında su içmeye gitmemesinden dolayı düşüncelerini “Maç olsa da oruç tutuyorum. İmanın öyle bir gücü var ki, bütün fiziksel güçlerden daha büyük” şeklinde açıklaması, inandığını yaşama konusu, Çin zulmü karşısında Uygur Türklerinin yanında olduğu açıklamalar ve Fransız kanalında Je Suis Charlie (Ben Charli’yim) tişörtünü giymeyi reddetmesi. Senegalli oyuncunun inancına olan sadakatinin en güzel yansıması…
Demba Ba’nın Beşiktaşlı forması giydiği 2015 yılında namaz çağrısı vardı; ‘Şampiyon olursak, taraftarlarla Sultan Ahmet Camii’nde sabah namazına.’ Beşiktaş o yıl mutlu sona ulaşamadı ama o tarihten tam 5 yıl sonrasında, takvim yapakları 2020 yılını gösterirken, davetimizi yenilemiştik; ‘Medipol Başakşehir’in Şampiyonluğundan sonra, Demba Ba ve tüm Müslümanları Cuma günü Ayasofya Camii’ne, Cuma namazına davet ediyoruz.’ İslam ve Türkiye’ye düşmanlığına inat, ülkemize olan sevgisini her defasında dile getiren Müslüman oyuncunun, Fransa’dan Le Parisien gazetesine verdiği demeçte yer alan ‘Çocukluğumdan beri PSG’yi tutuyorum… Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a karşı Avrupa’da haksız bir yaklaşım var… Avrupa’nın anlattığı Erdoğan, benim gördüğüm Erdoğan değil’, şeklindeki Cumhurbaşkanımızı destekler ifadeleri, Senegalli Demba Ba’nın saha içinde başarılı, saha dışında da karakterli olduğunun yansıması. Rabbim sayılarını artırsın…





