İstanbul Gaziosmanpaşa Müftülüğüne bağlı Pazariçi Saadet Camii İmamı Sayın Turgay Karakurt Hocamızın ‘Camii ve Spor’ başlığı altında sürdürdüğü faaliyetler, örnek teşkil edecek mahiyette…
BÜTÜN MAHALLE BİZİM YANIMIZDA
“Biz Cami ve Spor projesini başlattığımızda cemaatten şikâyette bulunanlar oldu. Ben bunu şöyle anlatmaya başladım; ‘Hacı amcalar, hacı anneler. Evladınızı köşe başlarından toplamak istiyorsanız, beni şikâyet etmeye devam edin’. Zaman geçtikçe, üçüncü sınıfta, dördüncü sınıf yaş grubunda bir sıkıntı yok. Ama beş ve altıncı sınıftan sonra baktılar ki çocuklar onları dinlememeye başladı. Konuşmaları, giyim kuşamları değişti. Orada bize kendileri gelmeye başladılar; ‘Hocam ne olur, biz seni şikâyet ettik. Çalışma alanını kısıtladık ama, sen tekrar geçen seneki gibi bu işlere başla, bunları kurtar.’ Hiçbir cemaate, hiçbir tarikata bağlı olmadan, çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Gençler ve çocuklarımız aile ve camiinin kontrolünde. Benim en mutlu olduğum an, akşam saat 18 veya 19’dan sonra, çocuklarını arayan ailelerin camiye gelmeleri…”
CAMİİ CEMAATİ GENÇLEŞTİ
“Bu noktada ‘Camii ve Spor nasıl bir araya getirilebilir?’ diye düşünürken, camiler ve mahalleler arası bir futbol turnuvası düzenledik. Final maçına kadar bütün maddi ve manevi desteği eşimiz dostumuz sağladı. Final maçımıza da Belediye Başkanımızı davet ettik. Çalışmalarımızı anlattık. Neslimizi spor aracılığıyla, esrar ve eroin gibi kötü alışkanlıktan kurtarma düşüncesiyle, mahallemize halı saha kazandırdılar. Camimiz bünyesinde 2017 yılında Taşocağı Spor Kulübünü kurduk. Baktık ki bizim 100 olan öğrenci sayımız, bir anda 300 oldu. Ben artık yetmemeye başladım. Gönüllü antrenörlerle çalışmaya başladık, yükümüzü hafiflettik. Bir de baktık ki, bizim cemaatimiz de gençleşmeye başladı. O nedenle camii ve sporu çok önemli buluyoruz…”
GENÇ NESLİ İNŞA, GELECEĞİ İMAR ETMEK
“Caminin manevi bir havası var. Yapacağınız spor ahlâki değerlere, manevi kriterlere uymuyor ise, camii ile sporun birleşmesine gerek yok. Evet reklamı güzel olur mu olur, ses getirir mi, getirir.. Bizim derdimiz o değil ki! Bizim derdimiz, genç nesli inşa etmek. Onlara bırakacağım geleceği imar etmek. Bu hassasiyetlere dikkat edilmiyor ise, o vakit ciddi manada sıkıntı var demek. Ben her hafta Belgrat Ormanına araba götüreceğim. 6,5 km koşacağız. Mangal ve semaver yanacak. Şart nedir? Sabah namazında da birlikte olmak. Haftada bir gün çağırıyorum sizi ben. Evet spora gidelim, Pazar günü yüzmeye gidelim, atletizme gidelim, maraton koşalım. Bir imam olarak onu yapmam güzel mi, güzel. Ama benim şartım şu; ‘Sabah namazını beraber kılalım’. Öyle olunca da, ayrı bir bereket oluyor…”
KUR’AN VE SÜNNET IŞIĞINDA SPOR
“Efendimiz (s.a.v.)’in sağlıklı bir Müslüman, hasta olandan daha faziletli faydalıdır, anlamında hadisinin olduğunu biliyoruz. Bizler dini doğru anlayış, doğru yorumladığımız ve aynı zamanda Kur’an ve Sünnet dairesinin içerisinde kalarak, spor yapabileceğimizi bilmemiz lazım. Çünkü din bize bu içtihat kapısını açar. Bir mümini ruh ve beden sağlığının, ibadetlerinin ve kulluk vazifesini bir ön şartı olduğunu bilmelidir. Sağlıklı bir bedenin kıymetini, şu pandemi sürecinde daha bir net bir şekilde anladık. Sonuç olarak şunu net bir şekilde ifade etmememiz gerekir ki Kur’an ve Sünnet ışığında şartların oluşturularak spor yapılması Müslüman bireyler ve yöneticiler için gereklidir…”





