Vay efendim, Düzce-Kaynaşlı Belediye Başkanı Birol Şahin Olimpiyatlara katılacak olan Kadın Voleybol Takımı için ‘Allahu Teala’nın örtünün vücut hatlarınız belli olmasın emrine karşı çıkarak, açılıp saçılacaksınız, kendini teşhir edeceksiniz sonra da Tokyo’ya gidiyoruz diye sevineceksiniz. Dünya Şampiyonu olsanız ne yazar’ sözlerini, nasıl sarf edermiş! Başkan’ın bu sözlerine, kendilerini ‘laik-çağdaş’ yakıştırma kalıbına sokan ‘sol’ cenahın saldırısına şahit olduğum an sosyal medya hesabımızdan, ‘Başkan Birol Şahin yalnız değilsin… Medeni, cesaretiniz için tebrik ediyorum sizi… İslam’ın emirlerini göremeyecek kadar kör ve sağır olanları Allah’a havale ediyoruz’ paylaşımda bulunmuştuk. Hak’tan uzak kesimin Sayın Birol Şahin’e linç girişimi, doğru sözün bastırılması manası taşıyor. Güreş, voleybol, halter, atletizm, jimnastik gibi birçok branşta, kadınların uygunsuz kıyafetlerin yanı sıra, ağır antrenmanlarla sağlıklarının yanı sıra, milli ve manevi değerlerin nasıl yok edildiğini bu satırlara taşıdığımız için, haksız olduğu kadar çirkin saldırıların ne manaya geldiğini bilenlerdenim. Müslümanca yaşayan birçok vatandaşımızın duygularına tercüman olan Kaynaşlı Belediye Başkanı Sayın Birol Şahin, gazetemizden Taha Emre Özdemir kardeşimize verdiği röportajı hatırlayalım; “Biz İslam ülkesinde yaşıyoruz. Hepimiz Elhamdülillah Müslümanız. Benim sözüm, Müslümanlara yönelikti. Bugüne kadar hiç kimsenin kılık kıyafetine karışmadık, bugün de sonra da karışacak değiliz. Lakin bir Müslüman olarak Rabbimizin bize yüklediği sorumluluklar var. Uyarı ve tebliğ görevi de bunlardan birisidir. Ben Müslüman milletime tebliğ sorumluluğum kapsamında Yüce Allah’ın bir ayetini hatırlattım. Müslümanlığın da belli bir hassasiyeti var. Uyulması gereken kuralları var. Orada bir kasıt olmadan bir art niyet olmadan Allah-u Teala’nın bir emrini dile getirmiş olduk…”
Spor adı altında içinde yer aldığımız zaman diliminde dur durak bilmeyen ‘çirkinlikleri’ gördükçe, bundan sonra da yazmaya devam edeceğiz gibi gözüküyor. Haddi bilme ve doğru kaynaktan doğru fikir ve düşünceleri aktarmak için yaptığımız araştırmada, Prof. Dr. Seyyid Kutub’un Hikmet Yayınevinden basımı yapılan ‘Fîzılâl-il Kur’an’ kitabının takdim bölümündeki ifadeler dikkatimizi çekti; “Fikirler hayatın malı olduğu sürece yaşarlar. Hayatın malı olmamış fikirler, toprağa kök salmamış tohumlar gibidir. Mutlaka bir gün kurumaya mahkûmdur. Ne var ki, nice yıllardır biz Müslümanlar Kur’an ile hayat arasına yıkılmaz setler çekmişiz. Onu sırf ahiret kitabı bildik. Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy ne diyor, ‘Ölüler dini değil, sen de bilirsin ki bu din’. Pakistanlı şair Muhammed İkbal de ‘Kusur İslam’da değil, bizim Müslümanlığımızdadır’ der” Tüm bunlar ışığında, bugün sporda da yaşananların özü, Kur’an’ın emirlerinden uzaklaşmaktan başka bir manaya gelmiyor. Olimpiyatlara giden kadın sporcuları gördükçe, tıpkı Başkan gibi ben de sevinmek bir yana, hicap duyuyorum. Bu benzeri sözde başarıların, kazanımın tam aksine ülkemizin iman başta olmak üzere birçok hassasiyetin-değerlerin zayıfladığının göstergesidir. Halen ne demek istediğimizi anlaşılamıyorsa (ki spordaki süreç bunu gösteriyor), bir kez daha 1932 yılında yapılan sözde dünya güzellik yarışmasında, sözde birinci seçilen Keriman Halis isimli yarışmacı hakkında seçici kuruldaki jüri başkanının sarf ettiği sözlere bir bakın. Dileriz, bir mesaj/ders çıkarırsınız…





