Sivil Toplum, gönüllülük esasına dayalı olarak birlikteliği ve dayanışmayı temsil eder. Toplumsal sorunlara çözüm yönünde aktif vatandaşlık anlayışının örgütlü organizasyonuzdur.
Sivil toplum kuruluşları sevgi, kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışma içinde faaliyetlerini yürütür. Sivil toplum faaliyetleri bir toplumun güven içinde yaşamasını sağlar.
Toplumun farklılıklarıyla barış ve huzur içinde yaşamasının teminatıdır aynı zamanda.
Ülkemizde farklı bölgelerinde birçok sivil kuruluş eğitimden, kültüre sosyal faaliyetleriyle gençlerimizin kişilik, şahsiyet, sosyal gelişimlerine katkının güzel örneklerini sunuyorlar.
İstanbul Başakşehir İlçesinde, toplumsal sorunlarını tespit etmek ve bunlara çözüm önerileri getirebilmek maksadıyla kurulan Başakşehir Sivil Toplum Kuruluşları Platformu, çocukların risklerden korunması yönünde düzenlediği çalıştay kitabını yayınlayarak çocuk ve gençlik sorunlarının çözümünde büyük katkı sağladı. Çocuklarımızı geleceği adına önemli bir hizmete imza attı.
Bütün irademizle çocukların yanındayız!
Risk altında çocuklarla ilgili Başakşehir Sivil Toplum Kuruluşları Platformu Başkanı Mehmet Sevgin, Türkiye’de aile kurumunun çözülmesiyle, risk altındaki çocuk sayısında ciddi artış meydana geldiğini belirterek, “Bütün irademizle risk altında ve korunması gereken çocuklarımızın yanında olacağız” dedi. Sevgin, aile içi çatışmalar boşanmalara yol açtığı, bunun en ağır faturasının ise çocuklara çıktığını söyledi. Sosyal sorunlarda hızlı artış gözlemlendiğini aktaran Sevgin, “Ailelerin yapısal sorunlarından en çok çocuklarımız etkileniyor. Aile içi ilişkilerde gerekli ilgi ve sevgi gösterilmeyen çocuklar ihmal ve istismar maruz kalmaları durumunda zararlı alışkanlıklara yöneldiklerini” belirtti. Mehmet Sevgin, üç yıldır çocuklarımızı risklerden nasıl uzak tutarız’ı konuşuyoruz.
İlk defa bir STK platformu olarak bilimsel bir çalışma yürütüyoruz. Akademik camiada kenarda kalmış bir konuyu su yüzüne çıkartıyoruz. Yerelden ulusala bir proje yürütüyoruz. Bu kıymetli çalışmayı bir araya getirerek bir kitap hazırladık. Bu kitapta, hayatımız, geleceğimiz olan çocuklarımız var. Sadece Başakşehir’de değil, tüm Türkiye’nin il ve ilçelerinde uygulanabilir esasları gündeme getirerek çözüm üretiyoruz. Acil çocuk yardım hatlarının oluşturulması, aile danışma ve yaşam merkezlerinin açılması, anne ve babaların çocuklarıyla iletişim becerilerinin geliştirilmesi için çabaların yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Sevgin, “Evet farkındayız. Sadece risk altındakiler değil, tüm çocuklarımız hatta bütün insanlarımız, modern dünyanın getirdiği risklerin altındadır. Biz Başakşehir STK platformu olarak bütün irademizle risk altında ve korunması gereken çocuklarımızın yanında yer almaya devam edeceğimizi ifade ediyoruz” diye konuştu.
Sivil toplum ve kamu işbirliği
Risk altında korunması gereken çocuklar çalıştayı ile sivil toplum kuruluşlarının yerel ve bölgesel çalışmalarında çoğulcu ve katılımı sağlayan çocuk merkezli faaliyetlerin plânlanması önem kazanmıştır. Çalıştay sonuç bildirgesiyle çocuk yararı gözetilerek yapılacak bütün çalışmalarda kamu kuruluşları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarının ortak proje geliştirme ve uygulamaları çalıştayın esasını oluşturur.
Sivil toplum kuruluşlarının ürettiği hizmet, bilgi ve sosyal değerin duyurulmasında çocuk hakları ve özel hayatın korunması ilkesi dikkate alınarak toplumun aydınlatılması yönünde projeler başlatılması hedeflenmektedir.
Başakşehir İlçesinde kurulan, Başakşehir Sivil Toplum Kuruluşları Platformu 2013 yılından itibaren üye dernekleriyle birlikte mütemadiyen her ay genel kurulunda gençlerimizi bağımlılık risklerine karşı korumayı gündemine almıştır. Bu yönde 28-29 Aralık 2014 tarihinde, Başakşehir Belediyesi, Başakşehir Kent Konseyi ile işbirliği içinde “risk altında ve korunması gereken çocuklar” başlığıyla ulusalar arası katılımlı bir çalıştay düzenledi. Bağımlılıkla mücadelede yayınladığı çalıştay sonuç bildirgesiyle 33 maddeyle ilçemizde uygulanabilecek eylem planı oluşturmuştur.
Çalıştay Sonuç Bildirgesi
Risk
altında çocuklar tespit edilerek rehberlik, danışma ve destek
hizmetlerinin verilebileceği koruyucu/önleyici sistemlerin
geliştirilmesi sağlanmalıdır.
Risk altında çocuk ve ailelerine
yönelik güçlendirme, rehabilitasyon ve izleme yönünde sosyal hizmet
çalışmaları planlanmalıdır.
Gönüllü kuruluşların, okul faaliyetlerine ve eğitime katkıları özendirilmelidir.
Uyuşturucu ve uçucu maddelerin kötüye kullanılmasına karşı yapılan
mücadelede sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimlerin işbirliği
gerekmektedir.
Çocuk istismarı ve ihmalini önleyici, madde bağımlılığından koruyucu eğitim çalışmalarına öncülük edilecektir.
Çocukların sosyal olarak risk altında olduğu bölgelerde, ana-baba eğitimi programları organize edilmelidir.
Risk altında çocuklara yönelik hizmetlere katılımı hususunda,
öğretmenler ve imam hatiplere yönelik eğitici eğitimi ve destek
programları oluşturulmalıdır.
Acil Çocuk Yardım Hattı oluşturulmalıdır.
Aileye yönelik danışmanlık ve eğitim programları geliştirilmeli,
kaliteli ebeveynlik yapabilme yönünde aile danışma merkezi hizmetleriyle
aileler desteklenmelidir.
Aile danışma ve yaşam merkezi açılması projesi yürütülmelidir.
Evlilik öncesi anne-baba okulu uygulamaları özendirilmeli, babaların
eğitimine öncelik verilmeli, evlilik okulları plânlanmalıdır.
Evlenme adayı gençlere yönelik bir “sağlıklı aile ve evlilik rehberi” hazırlanmalıdır.
Boşanmış veya anne-baba ayrılığı söz konusu olduğunda çocuk açısından
destekleyici psikolojik danışmanlık hizmetlerine başlanmalıdır.
Anne ve baba çocuklarıyla iletişim becerilerini, geliştirmeye yönelik eğitim projesi yürütülmelidir.
Sanayi kuruluşlarıyla işbirliği içinde mesleki eğitim özendirilmeli,
çalışan çocuklara yönelik sosyal destek projesi yürütülmelidir.
Gelişimsel farklılığı olan çocuk sahibi aileler, belirlenerek bunlara
özel sürekli eğitim ve rehabilite edici programlar geliştirilip,
uygulanmalıdır.
Mülteci, sığınmacı ve göçle gelen çocukların
kayıtları yapılmalıdır. Bu amaçla çocukların aileleri, ebeveynleri veya
yanında kaldıkları kişilere, sosyal ve ekonomik yardım sağlanmalıdır.
Madde
bağımlısı çocuklara yönelik ilk adım, rehabilitasyon ve aileye geri
dönüş sürecini sağlayıcı kurumsal yaklaşıma yönelmek amacı ile
çalışmalar yapılması gerekmektedir.
Madde bağımlısı çocuklara
yönelik rehabilitasyon projesi yürütülmedir. Uzmanlarla birlikte
eğitimciler, imam hatipler, ve akran eğitimcilerin yer alması
desteklenmelidir.
Madde bağımlısı çocuklara yönelik rehabilitasyon
hizmetlerinde kamu kurum, yerel yönetim organları, üniversite
temsilcileriyle ve sivil toplum kuruluşları arasında işbirliği ve
eşgüdüm sağlanmalıdır.
Madde kullanan çocuklara yönelik hizmetlerde
görev almak üzere, ilçedeki gönüllülere, “ağabey-ablalık” sistemi
projesi yürütülmelidir.
Madde bağımlısı çocuk ve gençlere, meslek edindirme projesi yürütülmelidir.





