Bugün günlerden cuma. Haftanın bu mübarek gününün hayır ve bereketi, ayet ve hadislerde yer alıyor. Hal böyle olunca da âcizane, sporu değişik boyutları ile yazmaya çalışan bizler, bu anlamlı günlerde, sporun içinde gelişen ve dini-manevi değerlerle bağdaşan veya bağdaşmayan taraflarını da, bu satırlara taşıma sorumluluğunu kendimizde hissediyoruz…
Gazetemizin değerlerinden Hasan Karakaya ağabeyimizi, her vakit olduğu gibi bu cuma, mübarek günde bir kez daha rahmetle anmak istiyorum. Bir gün kendisine (sanırım 1998-99 yıllarıydı) ‘Hocam (mesleğin ustası olduğu için kendisine, her daim hocam olarak hitap ettim), üniversite gençliği başörtüsü, düşünce suçlamaları-cezaları çekiyor, biz ise Fenerbahçe Galatasaray’ı yener, şu takım şu takıma yenilir…’ anlayışının peşindeyiz. Hocamızın verdiği cevap çok anlamlıydı; ‘Biz bir işi yapıyor isek, en iyisini yapmamız gerek. Gazetemizde spor sayfası ve okuyucu da bu alana ilgisi var ise, bu alanda bizlerden birileri olmalı…’
İnancımızın gereği nasıl yaşadığımız, Kur’an ve sünnette apaçık yer alıyor. Gelenek-göreneklerimize sadakatı ise, tarihimiz, ecdadımız, büyüklerimizden bizlere armağan. O değere-mirasa sahip çıkmamız bizler için kaçınılmaz bir görev…
Bunları söylerken spora, spor camiasına ilgimizden olsa gerek, bir zamanlar ülkemizde forma giyen İsrailli oyuncu Haim Revivo’nun; Filistin-bebek katili için ‘Ben Ariel Şaron’un sahadaki elçisiyim’ derken, nasıl bir görev üstlendiği. 15 Temmuz ve sürecini hatırlayın. Sporun içinde yer alan ve işleyen süreçle birlikte, kendi ülkesi ve değerlerine en büyük ihaneti yapan Hakan Şükür, Enes Kanter gibi örneklerini unutmak mümkün mü!..
Hal böyle, sporun sadece kendi kalıbı içinde kalmadığının da bir apaçık göstergesi, bugün günlerden de ‘cuma’ olunca, sen gel bu gerçeklerden kendini soyutla. Allah muhafaza, ‘Doğru bildiğimizi siz değerli okuyucularımız ve kamuoyu ile paylaşmaz isek, vay halimize!’ dedik ve Rabbimizin inayeti ile geçtik klavyenin başına, elhamdülillah…
A Milli Futbol Takımız dün akşam Ukrayna maçına çıktı. Ne maçların süreci, ne de teknik adam futbolcu arasında ‘Şu oyuncu kadroya girdi-girmedi..’ tartışmaları başlar ve biter. Bugüne kadar nice tartışmalar yaşandı ve unutuldu bile. Adı spor olsa da ‘Sadece suyun değil, taşın üzerine de bir şeylerin yazılması gerektiğini düşüncesini, Allah bize nasip etti, elhamdülillah. Şairin dediği gibi ‘Gök kubbede hoş seda bırakmak…’ ise, oyuncuların yaptığı anlamlı söylem-davranış ve yatırımlar ön plana çıkmakta, önemli görevlerimizden birisi olsa gerek…
Rusya’nın Rubin Kazan takımında forma giyen Gökdeniz Karadeniz’in Kazan bölgesinde camii yaptırması. Trabzonspor’un eski futbolcusu tam 2008 yılından bu yana Rusya ekibinde forma giyiyor ve takım kaptanlığına kadar yükselme başarısı gösteriyor… Başarının süreci-boyutuna bakar mısınız! Sportif ve manevi-hayır yönünden yükselen değerler çıtası. Trabzonspor’un içinde yer aldığı şimdiki başarısız-karmaşık yapı ile eski futbolcusunun saha içi-dışında yaşadığına şahit olduğumuz örnek alınması gereken süreci karşılaştırıldığında, yaşananların ne tesadüf, ne de ‘flu’ olmadığına şahit olmaktayız!..
Yerli veya yabancı, sporun içinde yer alıp da inancının bir yansıması olarak, örnek alınacak, yararlı işlere adını yazdıranların sayısı azımsanacak kadar fazla. O isimlerden birisi de Fransa Milli Takımının ve Fenerbahçe’nin eski yıldız oyuncusu Anelka…
Müslüman Fransız oyuncu, Paris’te ki çıplaklar kampına verilen onayı ve tesettür mayosu ile ilgili yasağı eleştiride bulundu. Yıldız oyuncu, konuyla ilgili “Fransa’da aklınızı mı yitirdiniz?” derken, tesettür mayosuna karşı çıkanlara haklı eleştiri de bulundu, hassasiyetini “Kadın vücudunun korunması için tesettür mayosuna hayır derken, Paris’teki çıplaklar kampına evet diyorsunuz” şeklindeki ifadelerle dile getirdi…
Gökdeniz Karadeniz’den örnek verirken Hakan Şükür, Ense Kanter’in hakaret-ihanetleri. Anelka’nın çıkışına değinirken, bir anda bayanlara milli formaya giydirip, güreştiren kendi içimizdeki zihniyet geldi aklımıza. Evet, sporun ‘meyvelerini’ kim, nasıl yer veya kullanır? Kimler, hangi mantık-düşüncenin değirmenine ‘su’ taşıyor…
Örnekleri şimdilik çoğaltmaya gerek görmüyor, gelişmelerin takipçisi olduğumuzun ‘önemini’ vurgulamak istiyoruz. Değindiğimiz gibi, bugün günlerden cuma. Yaptığımız her ‘hareketten’ madem sorumluyuz, adı spor da olsa, Rabbim bizlere cumanın bereket ve feyzinden nasiplendirip, hayırlı çalışmalar yapmayı nasip etsin inşallah. Amin.





