Bugün Soma’da yaşananlar karşısında duyarsız kalan bir vicdan var mıdır? Sanmıyorum… Bunu söylerken‘vicdansızları’ hiç hesaba katmıyorum. Ülke olarak, onların yaptıkları-yapmak istediklerine ‘Gezi’, ‘17 Aralık’… olaylarında şahit olduk. Azıcık vicdan sahibi olsa, varolan vicdanlarının da ‘taşeron’ kimliğine bürünmesine engel olsalar, insanlık-ülke adına hiçbir olumsuzluk yaşanmayacak!…
Ülkeyi yasa boğan Soma’daki o faciada ‘vicdan’ sahibi olan herkesi, tek yürek-tek nefer olmasını kaçınılmaz kılan zaman dilimini, halen ‘provoke’ etmeye çalışanlara şu mübarek günlerde acaba ne demeli? Alınan emir üzerine toplu bedduanın ‘arşa’ kadar uzandığı günleri de gördük… Dün olduğu gibi bizlere, DUA etmekten başka, bir ‘arzu’ sığmıyor vicdanlarımıza….
Vicdansızların, vicdanımızı rahatsız eden ‘zaman’ diliminde, Soma’da yaşanan ve hüzne neden olan olayların sebebi elbette ki bulunup, hesap sorulacak. İçinde bulunduğumuz zaman diliminde olması gereken ise hayatını kaybeden, olayda yaralanan ve onların yakınlarına ‘vicdanen’duyacağımız sorumluluk… Elimizle, dilimizle o da yetmedi ‘yüreğimizle’. Yani, her anımızda bizlerin yanında ve yardımında olan Allah’tan yardım dilemek, DUA etmek…
Dün günlerden Cuma idi… Soma olaylarının olduğu ilk günden-bugüne kadar, yurdun dört bir yanında vatandaşlarımız tek yürek. Cuma namazında camileri dolduran milyonlarca Müslüman, Soma’da hayatlarını kaybeden ‘şehitlerimiz’ için DUA edip, gıyabi cenaze namazı kıldı….
Acıyı paylaşmak, ateşin düştüğü ‘vicdanları’ rahatlatmaktır. Acıları ortak olmak, birliğimizin/dirliğimizin göstergesi. Ülke olarak Soma’ya gösterilen destek, milli ve manevi değerlerimizin bir bütünlüğünün karşılığı…
Soma’da yaşananlar sıcaklığını korurken, bu duygusal anlarda üzerimize düşen görev, olay yerinde yaşanan ‘acıyı’ hafifletmek için sorumluluk almak. Hayatın her anında olduğu gibi, Allah’tan yardım dilemek….
*****
KULÜPLERİMİZ DE SEFERBER
Hayatımızda akıp giden zamanı durdurmak mümkün değil. Maden ocağında yaşanan acılar uzun süre, duyarlı ‘vicdanlardaki’ yerini-sıcaklığını koruyacak. Bıraktığı izleri silmek, acıları hafifletmek ise ‘insanlık’ görevi. İşte bu görev için başta hükümetimiz olmak üzere, tüm siyasi partiler, vatandaşlarımız, kısacası ülke olarak seferber olmuş durumdayız…
Soma’daki acıları biraz olsun hafifletmek için spor camiası da‘örnek’ davranış gösterip kenetlendi. Fenerbahçe, Soma’lı çocukların eğitimlerini üstlenirken, Galatasaray Atletico Madrid’le özel bir maç yaparak gelirlerini kaza kurbanlarının yakınlarına bağışlayacak… Beşiktaş Kulübü, bu akşam oynayacağı Gençlerbirliği maçının gelirlerini Soma’ya bağışlayacağını açıklarken, Trabzonspor ve diğer kulüplerimizin de bu yardımların bir ucundan tutması kaçınılmaz.
Şampiyon Fenerbahçe dün akşam oynadığı Kayserispor maçıyla lige nokta koydu. Bu akşam ise, Galatasaray-Erciyes ve Beşiktaş-Gençlerbirliği karşılaşması ile puan cetvelinin ilk üç sırası, yani Şampiyonlar Ligi’ne direkt ve eleme maçı oynayarak katılacak isimler….
Futbolun ‘sportif’ açıdan bu kadar önemli olduğu bir dönemde seferberlik Soma için…. Bu da bizim sahip olduğumuz ortak ‘vicdani’ değerlerimizi gözler önüne seriyor. Bu birliktelik bana 30 Mart seçimlerini hatırlattı… Demek mesele ülke menfaatleri, mesele insanlık olursa… Millet olarak nasıl kenetleniyor, hak edenin hakkını nasıl teslim edebileceğimizi gösteriyoruz. Bu akşam Soma için dolacak tribünler ve o tribünden açılacak pankartlar, bizi biz yapan değerlerimizin göstergesi olacak…
Twitter-Facebook: ahmetgulumseyen





