Süper Ligde yaşananlara bakıldığında, gelişmeler sezonun kendi içinde olanlarla sınırlı kalmıyor. Deyim yerindeyse akılları ‘iyiden iyiye’ karıştırıyor… Nasıl yani, sorusuna en net cevap ligin 23’üncü, yani hafta sonu oynanan maçlarda karşılık buldu.
Beşiktaş’ın kendi sahasında 2 puan bırakması, Fenerbahçe’nin 3 puana 2 penaltı golüyle ulaşması dikkat çekiciydi.. Trabzonspor ve Galatasaray’ın deplasman maçlarında galibiyeti unutmaları ise haftanın diğer ilgi çeken başlıklarıydı.
*****
GALASARAY RİZE’DA, DROGBA NEREDE?
Sarı-kırmızlı ekip, çekinerek gittiği Rize deplasmanından 1-1’lik skorla 2 puan bıraktı. İlk yarısı berabere biten maçın en parlak-dikkat çeken tarafı Drogba’nın kadroda yer almayışı.
Yıldız oyuncunun yer almadığı kadroda, uzun bir aradan sonra Burak Yılmaz ve Umut Bulut’un gol bölgelerinde yan yana oynadı. İlk yarısı golsüz tamamlanan maçın ikinci yarısında karşılıklı atılan sayılar sonucu belirledi…
Maçla ilgili dikkat çeken diğer husus, Galatasaray rakip kalede Umut ve Sneijder ile girdiği sayısız net gol pozisyonları cömertçe harcaması…Sarı-kırmızılı taraftar bu kaçan gol ve Şampiyonluk yolunda bırakılan puanları gördükten sonra Drogba’nın yokluğunu masaya yatırılması kaçınılmaz oldu!
Teknik Direktör Roberto Mancini, Süper Lig ve Şampiyonlar Ligindeki maç temposundan dolayı Drogba’yı kadroya alınmadığı belirtiliyor… Peki kadroya alınmayan bir oyuncu devam eden ligde nerede olması gerekiyor? Tabii takımın yanında. O nereye gidiyor; Londra’ya. Galatasaray’ın ara transfer döneminde kadrosunu geniş tutması¸ her oyuncunun bir alternatifi-seçeneği olduğunun da bir göstergesi olabilir ama, asla ve asla oyuncular üzerinde bir gevşemeye neden olmamalı. Teknik direktör Mancini bu konuda ‘iş disiplinini’ ortaya koymak zorunda…
Şimdi denilebilir ki ‘Dünyanın en iyisi olarak tanımlanan futbol adamı ne yapacağını bilmiyor mu?’ Bir takımı yönetmek kadar, o ekipte olan isimleri de kontrol altında tutmakta önemli. Drogba’nın takımda olmayışı, Umut Bulut’un Rize karşısında bulduğu fırsatı değerlendirememesi, Şampiyonluğa oynayan bir takım için yol yakınken altı çizilmesi gereken önem konular.
*****
FENERBAHÇE KAZANDI AMA?…
Önce protesto sonra maç. Fenerbahçe’de artık gelenek haline geldi; Gündüzleri Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) aleyhine gösteri, sonrasında ise Süper Lig karşılaşması.
Sarı-lacivertli bir kısım taraftar, Cumartesi günü TFF’nin verdiği cezaları protesto etmek üzere meydanlardaydı. Taraftarın hedefinde Federasyon ve BaşkanDemirören vardı….
Buraya kadar dillendirdiğimiz konu Fenerbahçe Kulübünün saha dışında hak arayışı olarak lanse edilebilir! Gelinen nokta bir takım için hak arayışı olabilir gibi gösterilebilir ama işleyen süreç, olmaması gerekenleri de ortaya çıkarmakta.
Fenerbahçe’nin yaptıklarının bir benzerini hangi takım sempatizanı yapıyor; Trabzonspor. Madem bunun adı hak arayışı oluyor, yarın bir başka ekip Galatasaray, Beşiktaş’ın yapmayacağının garantisini verme şansınız olmayacağına göre!….
Adı hak arayışının akşamında Fenerbahçe ile Gençlerbirliği karşı karşıya geliyor. Mücadelenin hakemi Dünya Kupasına uğurlamaya hazırladığımız Cüneyt Çakır. Mücadeleyi Fenerbahçe, Emre’nin attığı iki penaltı golüyle kazanıyor. Goller penaltıdan gelmesi kafalarda ki soru işaretini de beraberinde getirdi.
Fenerbahçe’nin cezası nedeniyle maçı kadın ve çocuklar izledi… Mücadelenin tamamına yakınında sarı-lacivertli ekibin üstünlüğüyle geçildi. Bu üstünlük içinde Çakır’ın özellikle birinci pozisyonda Fenerbahçe lehine verdiği penaltısı tartışılır türdendi. Şimdi sorumuz şu; Futbolun adaleti sahada yazılmaz-uygulanmaz ise olaylar saha dışına taşınır ki… Sanırım böyle bir durumu hiçbir futbolsever arzu etmeyecektir.
******
Twitter-Facebook: ahmetgulumseyen





