Belediye seçimlerine yaklaşırken, vatandaş olarak bağımsız irademizin gereği olarak tercih ettiğimiz başkan adayına oy vereceğiz. Seçimlerin ilçemize yararlı olmasını, seçilen belediye başkanın hayırlı hizmetler sunmasını temenni ediyorum.
Belediye başkanımızın kim olacağından daha önemli, nasıl bir esas ve usul ile yönetim sergileyeceği bir vatandaş olarak beni daha çok ilgilendiriyor.
Açık, şeffaf, hesap verebilir, katılımcı ilkeler
İçinde yaşadığı toplumsal değişimi tahlil etmiş, vatandaşların sorunlarına doğru teşhisler koymuş ve sağlıklı çözüm politikaları üreten bir yönetim talep ediyorum. Bu esası açık, şeffaf, hesap verebilir ve katılımcı ilkelerle orta koymasını önemsiyorum.
Gelişmiş ve toplumsal talepleri karşılayan bir belediye yönetimi insan haklarına saygılı, özgürlük, eşitlik ve sosyal adalet düşüncesiyle çoğulculuk ve katılımcılık kültürünün gelişimine hizmet etmelidir. Herkese eşit hak sağlanmayı, ayrımcılığı önlenmeyi, eşitlik ve adaletle halka hizmeti esas almalıdır.
Belediyeler insanların kendi kararlarını alarak, katılımcı yönetim sergileyerek ve kendi geleceklerini belirlemesine katkı sağlayarak demokrasinin gelişimine öncülük ederler.
Belediyeler ehliyet ve liyakate önem vererek oluşturduğu kadroların yanı sıra toplumda sorumluluk duygusunun gelişimini esas alarak, hizmet sürecine sivil toplum kuruluşları katarak işbirliği ve eşgüdüm içerisinde hizmetlerini gerçekleştirir.
Belediye yönetimi ortak duyarlılık oluşturarak farklılıklarımıza rağmen bir arada yaşama kültürü ile toplumsal barış ve huzuru sağlamada katkı sağlar. Böylece merkeziyetçi bir yönetim yerine ademi merkeziyetçi bir sistemle kurumsal hizmetlerine yön verir. Böylece dar bir ekip ve kadronun dışına çıkarak, sivil toplum kuruluşlarını toplumsal sorunların çözüm parçası haline getirir.
Sivil toplum kuruluşları, yerel yönetim organıdır.
Sosyal sorunları çözme işlevini yüklenen kamu yönetimlerinin birçok alanda yetersiz kalması, ortaya çıkan boşluklar, toplumda bireylerin kendi örgütlenmeleri ile doldurulur hâle gelmiştir.
Böylece STK’lar çözüm arayışlarının nesnesi olmaktan çıkıp yeni toplumun öznesi olmaya yönelmişlerdir. Sivil toplum kuruluşları yerel yönetimlerin en önemli organı olup, kar amacı gütmeden, gönüllük esasına uygun profesyonel hizmetlerle kuruluşlarıyla yerel yönetimde yer almalıdır.
Çocuk merkezli toplum tasavvuru
Ülkemizde çocuk ve genç nüfusu birçok Avrupa ülkesinden daha yüksektir. Sağlıklı bir gelecek, güvenli yarınlar oluşturma adına fert fer düşünmek, var olan sorunlara çözüm üretmek vatandaş olma bilincimizin gereğidir. Başakşehir Stk platformu iradesini çocuktan yana koyarak, 28-29 Aralık tarihinde “Risk Altında ve Korunması Gereken Çocuklar” çalıştayı düzenlendi. Yayınladığı sonuç bildirgesiyle, çok merkezli toplum tasavvurunu ortaya koydu.
Çocuk ve aile hizmetleri
Başakşehir İlçesi’nde çocuk sorunlarının, günlük çözüm yolları bulunması için aileye sosyal desteği sağlayıcı yaklaşımları kamu kuruluşları, yerel yönetimler, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ile iş ve sanayi çevreler iş birliği içerisinde sosyal projeler gerçekleştirmesinin önemini vurguladı.
Bu amaçla risk altında çocuklar tespit edilerek rehberlik, danışma ve destek hizmetlerinin verilebileceği koruyucu/önleyici sistemlerin geliştirilmesi, çocuk ve ailelerine yönelik güçlendirme, rehabilitasyon ve izleme yönünde sosyal hizmet çalışmaları planlanması hedeflerini belirledi.
Seçimler sonrası belediyemizden çalıştay sonuç bildirgesinde ortaya konulan hizmet ve politikalara sahip çıkması ve uygulanması yönünde tam bir irade ortaya koymasını talep ediyorum.
—
F.Kılıçarslan





