Ülke olarak geçmişte gereksiz yasakların çok sıkıntılarını yaşadık.
Yasak dendiği zaman akla gelen tartışmasız isim CHP. Açılımı ile
Cumhuriyet Halk Partisi. Bu yasaklar neler; Kur’an Kursları, Kamuda
Başörtü Yasağı… Kısaca insanın hür düşünce ve manevi yaşantısına
zenginlik kazandıracak tüm olaylar.
CHP’nin bugün gündeminde ne
var; Sporun lokomotifi olan isimleri-kulüpleri raydan çıkarmak. Diğer
bir ifade ile kapatmak. Evet, bunu ben değil, CHP İstanbul Büyükşehir
Belediye Başkan Adayı Mustafa Sarıgül söylüyor.
*
İstanbul’u yönetmeye aday olan bir isim, kalkıp mevcut sistemi nasıl ileri götürürüm hesapları yapacağına, yasak diyor başka bir şey demiyor. İstanbul Büyükşehir Belediyespor’un kapısına kilit vurma hayali, binlerce sporcunun başarısını silip atmak demek…
Sahi, adı geçen Sarıgül bir zamanlar Galatasaray’da yöneticilik yaptıysa, durduğu yerde bu kararı vermiş olamaz! Birlerinin yön vermesiyle CHP içinde önce barış güvercini uçurup, sonra aday olduğuna göre, yasak anlayışının spor kulübü için hayata geçirmek istiyor olabilir mi!
Yasaklar zincirine tutunmuş bir anlayışın devamı olan CHP ve onun adayı Mustafa Sarıgül’ün söylediklerini bakar mısınız;
Seçildiğim takdirde, İBB Spor Kulübü’nü kapatacağım. Sporcu fabrikaları kuracak, Ronaldo yeteneğinde gençleri küçük yaşlarda keşfedeceğim…
*
Ne kadar net bir tablo! Kazandığımız takdirde… Ki , rakamlar-anketler bunun şimdiden güç olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Araştırma gösteriyor ki, Mustafa Sarıgül konuştukça, başkanlık için bulunmayan şansını iyiden iyiye yok ediyor.
Bunu neye dayanarak dillendiriyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve ekibinin İstanbul’a yaptığı kazanımlar ortada. Projeler artarak devam ediyor. Gün geçmiyor ki, İstanbulluların menfaatine olabilecek bu hizmet ağına bir yenisi eklenmesin. Hükümet ile ortak çalışmanın bir ürünü olan çalışmalarla birlikte, projeler her geçen gün artarak zenginlik kazanıyor.
İstanbullular bu değişimi bizzat yaşadıkları için, yazdıklarımızla fazla ayrıntıya girmek bir yarar sağlamaz sanırım. Çünkü bilen biliyor, İstanbullular ise bunu bizzat yaşıyor.
Mustafa Sarıgül’ün ‘Kazandığım takdirde İstanbul Büyükşehir Belediyespor’u kapatacağım’ sözleri bir nevi İstanbullulara yapılan spor hizmetine karşı duyulan hazımsızlıktan başka bir anlam taşımaz. Yasakçı zihniyetin yapıcı bir icraat içinde olamayacağı düşünülürse, CHP’den farklı bir anlayış beklemek o kadar yanlış olur.
*
İstanbul Büyükşehir Belediyespor’u kapamak, Türk sporunun önünü kesmek demektir. Bu kadar açık ve net. Bizi bu anlayışa sevk eden en önemli neden, İstanbul Büyükşehir Belediyespor’un, Kulüp olarak 12 branş, 83 takım ve 16 bin sporcusuyla amatör ve profesyonel takımların öncüsü olması…
Siz,
hırsın bir sonucu olarak bu takımı kapatırım anlayışına nasıl
kapılabilirsiniz! Doğrusu anlamakta zorluk çekiyorum. Anlaşılacak en
önemli yanı, Sarıgül’ün yasakçı anlayışa sahip bir partinin başkan adayı
olması…
Ne diyor başkan adayı Mustafa Sarıgül; Ronaldo yeteneğinde
gençleri… Arda gibi gençleri demeyişi, sanırım Sarıgül’ün Batı
hayranlığından kaynaklanmasının bir sonucu…
Sarıgül’ün, ‘kapatmak’ gibi spor adına yaptığı talihsiz açıklamasını duyduktan sonra, kapatacağını hayal ettiği İBB SPOR’un internet sitesine (www.istanbulbbsk.org ) baktığımda, voleybol takımının, ‘Challenge Cup’ta yarı final’, ‘Futbol Altyapı’nın Milli Gururu’ haberlerine rastladım…
Ne diyelim; Kalkınmanın lafını değil, icraatını yapanların Allah gücünü artırsın…
Twitter-Facebook: ahmetgulumseyen





