Kış Olimpiyatları’nın 22’ncisi önceki gün başladı. Rusya’nın ev sahipliğini yaptığı bu dev spor organizasyonuna 87 ülkeden 3 bine yakın sporcu katılıyor…
Bu rakamların içerisinde ülkemizden sadece 6 sporcu yer alıyor…
Müslüman ülkeler başta olmak üzere bugün dünyanın dört bir tarafında soykırım uygulayan Rusya ve ABD, bu olimpiyatlarda bir nevi tarihleriyle yüzleşecekler…
Soğuk savaş yıllarında Rusya’nın Afganistan’ı
işgal etmesinden dolayı ABD, 1980 yılında Moskova’da yapılan Yaz
Olimpiyatları’nı boykot ederek katılmamıştı.
Peki, önceki gün
başlayan olimpiyatlarda, haklı olarak dünyanın dört bir yanında
Çerkezlerin protestosuna neden olan olay, tarihe mal olan büyük sürgünün
150. yılına denk gelen soykırım ve sürgün!..
Tarih yapraklarında, 1862-1864 yıllarında Rus ordusuyla şiddetli çatışmalarının ardından sürgüne tabi tutulan bir milyona yaklaşan mültecinin yüz bininin sürgün yolunda soğuktan, açlıktan, hastalıktan öldüğü yazıyor…
Rus zulmüne uğrayan Çerkezlere karşı gösterilecek ve tarihi pişmanlığın bir göstergesi olabilecek saygının, tüm dünya kamuoyuna gösterilmesi…
Kar, dediğimizde akla ilk gelen Uludağ, Kartalkaya, Erciyes ve Palandöken….
Buralarını tamamıyla turistlik amaçlı kullandığımızı, Kış
Olimpiyatları’na bir elin parmakları kadar sporcu ile katılmamızla
göstermekteyiz. Dileğimiz ülke olarak sportif başarı/başarısızlığın
sırrı konusunda önemli mesajlar çıkarırız. Bunun haricinde ne olmalı Kış
Olimpiyatları’nda…
Kış Olimpiyatları’nın diğer yansıması sportif güç gösterisi şeklinde geçecek olması.
Amerika (224 sporcu) ve Kanada (222 sporcu), Soçi Kış Olimpiyatları’nda en fazla sporcu ile yer alacak Rusya’ya (232 sporcu) karşı en iyi olmak için büyük çekişme içinde olacaklar…
TFF KARARINI TAHKİM BOZARSA!
Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören, statlardaki çirkin sloganla ilgili açıklamalarda bulunuyor.
Ne diyor Federasyon Başkanı; Tribünlerdeki kötü sözü-küfrü sileceğiz. Diğer bir ifade ile küfürlü tezahürata sıfır tolerans…
Federasyon başkanı, tribünde yaşanan istenmeyen tablo karşısında bunu söylerken aynı dakikalarda Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu’nun, Fenerbahçe’ye verilen 1 maçlık seyircisiz oynama cezasının kaldırıldığını duyuruyor…
Sarı-Lacivertli tribünler, Tortu Konyaspor maçında kötü tezahüratları yüzünden cezaya çaptırılmıştı. İşin ilgi çeken/garip tarafı, aynı çatı altında bulunan (Türkiye Futbol Federasyonu) bir kurumun, iki farklı kurulunun (Disiplin-Tahkim) farklı neticelere imza atması.
Hal böyle olunca, aynı kurumda bir ikilem
oluşuyor… Alınan bu tür kararlar (ceza ver-kaldır) milyonlarca
taraftarı olan camiaların tepkisine neden oluyor.
Kurumlar resmen
zan altında kalıyor, suçlular (kötü tezahüratı) yapan şahıslar ise
yaptıklarını adeta kâra dönüştürmüş gibi diğer iyi niyetli seyirci
kimliğindeki gruplara davetiye çıkarıyorlar.
Evet, yapılması-olması gereken, özellikle aynı çatı altında olan kurumların uyumlu çalışması. Bu başarılamadığı sürece, her defasında tartışma-kaos devam edecektir. Yapanın da yaptığı yanına kâr kalacak…
Sonra da, ‘Biz neden sporda şiddeti önleyemiyoruz?’ diyeceğiz öyle mi?..
Sözün özü; Yıldırım Demirören Federasyon’unun çatısı altında alınan kararların altında bir imza bulunmalı.
Eğer siz farklı seslerin bütününe demokrasi derseniz, savunduğunuz olay çift başlılık fitne-dedikodu, kısacası kaosla sonuçlanır.
TWİTTER-FACEBOOK: ahmetgulumseyen





