Geçmiş yılların istatistikleri ne diyor; ligin ilk yarısını lider tamamlayan takım, sezon sonu şampiyonluğu yüzde seksen göğüsler. Yüzde seksenlik payın geri kalan yirmisi ise lider takımın yaşayabileceği olası kazalar…
İkinci yarının ilk haftası da tıpkı geçmiş yılların istatistiklerine onay verilmesine neden oldu. Galatasaray, Beşiktaş, Kasımpaşa ve Trabzonspor’un puan kaybettiği haftada lider F.Bahçe, Torku Konya’yı 2-1’lik skorla mağlup etti.
Elde edilen galibiyetin önemi birçok sebebe bağlanabilir. Bunun en bariz olanı en yakın takipçiniz ile aranızdaki puan farkı ve rakiplerin kaybettiği haftada rehavete kapılmamak…
Başka….Ligin ilk maçında Torku Konya’ya yenilmenin, oyuncular üzerinde oluşabilecek olumsuz baskısı. Nitekim 22. dakikada yenen golden sonra ‘acaba’ ile başlayan endişenin çok geçmeden atılan gollerle ortadan kalması.
*****
Fenerbahçe’yi haklı bir galibiyete ulaştıran diğer alışılagelen tarz, maçın son anına kadar sürdürülen kazanma isteği….
Tüm bunların bir araya gelmesi ortaya Torku Konyaspor galibiyetini de beraberinde getirdi.
Es geçilmemesi gereken diğer husus ise Alves ve Egemen gibi iki defans oyuncunun attığı gollerle Kanarya’nın yüzünün gülmesi. Amaç gol atıp, sonuca gitmek ise bu hususta görev üstlenen savunma oyuncularının en kritik anlarda devreye girmesi ve takımın galibiyete ulaşması…
Liderin yakın takipçisi Galatasaray ile arasındaki puan farkı 10’a çıkınca, rakamlar ister istemez tarih sayfalarının istatistik bölümlerine de girmesine neden oldu.
Bundan tam 14 sezon sonra (bugün) bir takım (Fenerbahçe) en yakın rakibi karşısındaki puan farkını 10’a kadar çıkarması.
*****
Fenerbahçe’nin en yakın takipçisi ile arasındaki puan farkını 10’a çıkarması, Sarı-Lacivertli ekibin sırtından menfaat güden kesimleri de harekete geçirmiştir.
Oyuncu/kadro yapısı bakımından bu sezonun en favori ekibi kendisine kurulan tuzaklara (tribünden gelen çatlak seslere) aldırış etmeden kazanmasını bildi. Bunda, Sarı-Lacivertli ekibin dirayetli hareket ederek ayaklarını yere basmasının etkisi oldu…
Teknik Direktör Ersun Yanal’ın şike konusunda son yargı kararı ile bağlantı kurarak, ‘Başarmak için sahadaki oyuna motive olmalıyız…’ sözleri, Tortu Konya maçında elde edilen galibiyet üzerinde ne derecede etkili olduğunu gözler önüne serdi…
*****
Bu maçla ilgili diğer dikkat çeken husus, önceki müsabakalarda olduğu gibi Fenerbahçe’nin galibiyeti/şampiyonluğuna tribünlerde konuşlanan azınlık.
Bir kısım medya grubu ise bu kötü amelleri her bakımından belli olan art niyetli, çapsız ve provokasyon amacı güden kişilerin yaptıkları tribün eylemleri. Ve bu düşünceli şahsiyetlerin yaptıklarını sayfalarına taşıyan bir kısım malûm medya…
Kin, nefret ve ülke adına ayrımcılığa sebep olacak “Mustafa Kemal’in askerleriyiz”, “Her yer Taksim, her yer direniş” tezahüratının yanı sıra, hükümet aleyhine azınlığın attığı sloganları bir marifet sayarak sayfalarına taşınması…
Şimdi Fenerbahçe’nin mevcut yönetimine sesleniyorum… İyi niyet beslemeyen ve tek düşünceleri bir kıvılcım ile tribün bölücülüğü/terörünü tetiklemeye çalışan, bir kısım medyaya malzeme yetiştiren bu azınlıkların Sarı-Lacivertli tribünlerden ayırt edilmesi gerekir…
Sahada
görevini yapan ve bu sezon şampiyonluğa göz kırpan Fenerbahçe’nin
emeğini, çalmaya/gölge düşürmeye kimsenin hakkı yoktur…
*****
Twitter-Facebook: ahmetgulumseyen





