Spor sadece yarışın varış noktasına ilk sırada girmek, sonrasında
birincilik kürsüsünde yer alıp, madalyayı boyuna takmak mıdır? Spor
kelimesini siz performansa bağlı netice olarak düşünürseniz, bugün
içinde yer aldığımız süreçte ortaya Doping, şike, şiddet vs. gibi
olaylar çıkar. Bu kelimeler ifade edilen olaylarla (Doping, şike, şiddet
v.s.) sporu bir araya koyduğunuzda, birbirleriyle uyuşmayacağını
göreceksiniz. Şu kış mevsiminde insanın içini iyice soğutan bir anlam
içermekle kalmaz, mevcut düşünceyi donduracak hale getirir…
Bugün
de yazımızda işleyeceğimiz, sporun hareket-egzersiz, insanın sosyal
yaşantısını ilgilendiren güzel tarafları da yok değil!…
Spor
(egzersiz) denen ve herkes tarafından farklı yorumlanan çerçevenin içini
herkes aynı amaç, sağlıklı kalma adına doldurmaya çalışıyor.
Hiç
dikkatinizi çekti mi? Doktorunuza gittiğinizde size sunduğu reçeteye
yazamadığı ama her defasında dillendirdiği bir durum var; Spor yapın.
Bu örneğin en önemli muhatabı metropol şehirler. Bunların en başında da İstanbul gelmektedir. Bir şehir (İstanbul) dünyada üzerine şiirler yazılmış, birçok kültür ve medeniyete ev sahipliği yapması konumunda olunca da vatandaş için cazibe merkezi haline geliyor.
İstanbulun çehresi nüfusa bağlı olarak değişmekte. Buna bağlı olarak vatandaşlar da koşturmalı hayatın içinde üstlendiği bedensel ve ruhsal rahatlığa ulaşabilmek için spora-egzersize yönelmekte.
Bu konuda yerel yönetimlere büyük vazifeler düşmekte. İstanbula bu görevi üstlenen ve faaliyetlerinde diğer ilçe belediyelerinin adeta lokomotifi olan İstanbul Büyükşehir Belediyesinin rekreasyon, yani halkın yürüyüş ve egzersiz yapabileceği alanlara yaptığı yatırımlar göze çarpmakta…
Düşünebiliyor musunuz, insanlar sabahın erken saatlerinde hatta güneşin doğuşu ile birlikte yürüyüş-koşu-egzersiz yapıyor. Bu duyarlı vatandaşlara siz gidip 10 yıl önce deseydiniz ki, Al sana şu kadar para ve sabahın erken saatinde gel yürüyüş yap. Acaba ne cevapla karşılaşırdınız?… Eminim, verdiğiniz paranın üzerine bir miktar da kendisi ekleyip Beni rahat (uykumla baş başa) bırak derdi.
Sağlıklı nesil, geleceğin teminatıdır anlayışı ile spora yatırımlarıyla öncü olan Büyükşehir Belediyesinin, İstanbuldaki 60 okula spor salonu kazandırması için gerçekleştirilen temel atma töreninde tüm bunları düşündüm .
Şu anda mevcut 143 okul spor salonunda, ders saatlerinde 160 bin öğrenci Beden Eğitimi derslerini bu salonlarda yapıyor. Ders saatlerinin dışında ise her yaştan vatandaşla birlikte 700e yakın takımdan 15 bin lisanslı sporcu bu salonlardan faydalanıyor…
Sinan Erdem Spor Salonunda temeli atılan 60 okul spor salonu tamamlandığında, 22 branşta faaliyet gösterilen bu salonlarda sportif faaliyetin yanında vatandaşın sağlıklı kalma adına aldığı hizmetin öneminin daha da artmasını ve yararlarını düşünebiliyor musunuz!
Unutmadan söylemek gerek. İBB’nin bir de vatandaşa spor hizmeti götüren Spor A.Ş. isimli şirketi var . Bu şirketin hizmetinden vatandaş, 35 spor tesisinde, tıpkı okul salonlarında olduğu gibi ücretsiz spor hizmeti alabiliyor!
Hizmetten yararlanan İstanbullu sayısı milyonlarla telaffuz ediliyor.
İstanbullulara sunulan hizmetler hakkında söylenecek çok söz var, fakat yerimiz müsait değil. Ama teşekkür etmek için gönlümüz müsait Tebrikler İstanbul Büyükşehir Belediyesi Tebrikler Kadir Topbaş ve ekibine …
Twitter-Facebook: ahmetgulumseyen





