Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi

Milli heyecan kaldığı yerden!.. - BaŞakHaberBaŞakHaber

25 Mayıs 2026 - 07:43

1969 yılında Bayburt’ta doğdu. İlköğretim ve Liseyi Bayburt’ta okudu.1994-1998 Marmara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu / Spor Yönetimini bitirdi. 2004 -2005-Ankara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu (BESYO) / Yüksek Lisans Özel Öğrencisi.2016-2018-Gelişim Üniversitesi BESYO /Spor Yöneticiliği Bölümünde Yüksek Lisansını tamamladı. 2000-2002 Bağcılar Ensar Koleji Beden Eğitimi Öğretmenliği.2002-2005 Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Spor Uzmanı /ANKARA.2005-2008 İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü-Spor Uzmanı.2008-2011 İBB Spor Etkinlikleri A.Ş.- Spor Tesisi Müdürlüğü. 2014-2018 İBB Spor İstanbul Engelliler Koordinatörü. Gazetecilik ve Televizyon tecrübeleri: 1993-1995 Foto-Maç Muhabirlik.1995-1997 Bakırköy Postası Dergisi (Spor Sorumlusu) 1995-1997 Fanatik Gazetesi-Anadolu Ajansı (Fahri Muhabirlik). Akit-Anadolu’da Vakit Gazetelerinde Köşe Yazarlığı 1997- Devam Ediyor. İstanbul Büyükşehir Beledisi WEB TV’de Spor Muhabirliği ve 2012 Avrupa Spor Başkenti Program Yapımcılığı. Akit TV’de ‘Spor Sohbetleri’ Program Yapımcı ve Sunuculuğu. Birçok spor branşında hakemlik ve antrenörlük belgesi sahibidir.

Ahmet GÜLÜMSEYEN

Milli heyecan kaldığı yerden!..

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi

Milli heyecan kaldığı yerden!..
Son Güncelleme :

12 Ekim 2013 - 0:45

518 views

Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı

Fatih Terim’li Milli Takım, 2014 Dünya Kupası grup eleme maçları için son kozlarını oynuyor… Milli Takım ve Galatasaray’ı aynı anda yönetme, 4 maçlık Ay-yıldızlı sözleşme süreci derken sancılı ve zorlu zaman dilimi artık geride kaldı denilebilir. Şimdi sırada bu akşam Estonya sonrasında ise Hollanda karşılaşmaları var. Eğer ilk hedef Dünya Kupası ise Andorra ve Romanya maçları gibi bu iki karşılaşmanın da kazanılması lazım.

Peki, bu gerçekleşir mi? Bu soruya tekrar soruyla cevap verelim; Gerçekleşmemesi için bir neden var mı? Yok. Buna en somut örneği son oynanan Romanya karşılaşması!…

****

Tablo ortada… Bunun da ötesinde ne var; Fatih Terim’li Milli Takım, adına yazar/söyler denilen bir kısım futbol ‘şovmenleri’ tarafından polemik konusu oldu. Bununla ilgili rahatsızlıkları Terim, Romanya maçından sonra düzenlenen basın toplantısında dillendirmişti. Tabii ki eksiklerin görülmesi için eleştiri olabilir. Bizlerde bu sütunlarda, Terim’in Milli Takım’a gidişini zamanlama açısından ‘eleştirmiştik’. Hatta, Abdullah Avcı’nın Milli Takım’dan gidişi ile Fatih Terim’in G.Saray’dan koparılışı arasında farkın olmadığını da.

*****

Telefon, elaman krizi derken Ünal Aysal yönetimiyle kopan ipler derken, Fatih Terim için şimdi tüm hesaplar Milli Takım üzerine… Hal böyle olunca da Terim’in tek düşündüğü Ay-yıldızlı ekip. Durum böyle olunca da idmanlarda Fatih Terim rüzgârı esmeye başladı. Dileriz, bu hırs Estonya, sonrasında ise Hollanda maçı sonuçları açısından kazanca dönüşür.

*****

Bugün Milli Takım’ı konuşurken, onun hemen yanında ‘futbol’ dışı hadiseleri yazdıklarımızın yanına eklemekten kendimizi alamıyoruz. Yaşananlar kamuoyunu ilgilendiren hadiseler olunca, ister istemez, bizler de konuya ‘yabancı’ olamıyoruz.

Fenerbahçe-Trabzon maçı sonrasında konuk kulübün Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ile bir kısım Sarı-Lacivertli ‘fanatikler’ arasında yaşanan ve basınımıza malzeme olan konular.

Maç başladığı gibi 0-0 sonuçlanmış, alan memnun, veren memnun türünden bir netice? Hakemin bitiş düdüğünden sonra oyuncular arasında gerginliğe neden olan itiş/kalkış, sportif açıdan hiç kimseye bir şey kazandırmayacak bir hava.  Peki, bunun suçluları kim? Herkes kendi işini yapacak. Onu tespit edecek maçın hakemi, onu raporlayacak maçın gözlemcisi, onu notları arasına alacak il temsilcisi. Onu kayıtlara düşecek saha komiseri Diyelim tüm bunlar pas geçildi. Diğer önemli kaynak, spor kamuoyunun futbol ‘oyunu’ ile uzaktan yakından ilgisi olmayan görüntüleri ekranlara taşıyan yayıncı kuruluş. Bu saatten sonra top kimde, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’nda (PFDK).

*****

Biz futbolumuzu ne zaman kirlettik/bitirdik? Oyun olmaktan çıkarıp, diğer bir ifade ile özünden uzaklaştırıp, kişisel şov ve rant kapısına dönüştürdüğümüzde!..

Trabzonspor  Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu F.Bahçe-Trabzon maçından sonra yaptığı açıklamada Sarı-Lacivertli taraftarlarla girdiği söz düellosunda işi tatsızlığa kadar varıyor.

Hatırlayın aynı Hacıosmanoğlu Beşiktaş-Trabzon maçını Siyah-Beyazlı taraftarlar arasında seyretti. Denilebilir ki orada hiçbir olay çıkmadı? Şu sorunun karşılığını bulalım; Üzüm mü yiyelim, yoksa bağcıyı mı dövelim!

Bakın Milli Takım’ı, futbolumuzu konuşacak yerde neleri konuşuyoruz! Bundan en büyük payı kim alıyor; Sporu ‘polemik’ pastasına çevirenler. Sonrasında ise hakaret, iftira gibi spora ters düşecek konularda ‘adliye’ koridorları hareketleniyor. Ondan sonra niye futbolumuz/sporumuz bu durumda.

*****

Denilebilir ki; Kim haklı, kim haksız, ondan bahset? Her söylem ve eylemlerde ‘suçlu’ ararız ya! Bana sorarsanız suçluyu dışarda aramaya gerek yok.

Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu ne kadar haksızsa, Trabzon yönetimini Şükrü Saraçoğlu Stadında yalnız bırakan Fenerbahçe yönetimi de o derecede ‘olayların’ yaşanmasında pay sahibidir.

TWİTTER/FACEBOOK: ahmetgulumseyen

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Eğitimciler Akademi

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi