Zirvede yalnız kaldılar
Önce Trabzonspor ve Beşiktaş sahne aldı, sonra Galatasaray ile Fenerbahçe. İlk sahne alanlar, üstlendikleri sorumluluğu yerine getiremeyince sonuç taraftarları adına hayal kırıklığı oldu. Neticeten; Aslan ve Kanarya fırsat bu fırsat deyip , rakipleri karşısında kazanıp şampiyonluk yolunda bir haftayı daha kayıpsız geçtiler.
Haftaya damgasını vuran olay; hiç şüphe yok ki Şampiyonlar Ligi kurasında Galatasarayın Real Madrid ile eşleşmesiydi. Sarı-kırmızılı takım ve Türk futbolu için erken final anlamı taşıyan çeyrek final karşılaşması için lig maçları, Avrupa maçının adeta kilometre taşlarını oluşturuyordu. Kura sonucu; Real Madrid teknik direktörü Jose Mourinho, özel uçakla Kayseriye geldi.
Gelmiş te ne olmuş (!) gibi söylenmeler olabilir ama, Mourinhonun Kayserispor-Galatasaray maçını izlemesi, inanın maçın rengini, dolayısıyla gidişatını değiştirdi. Başarılı teknik adamın, maç öncesi Fatih Terimle selamlaşmasındaki samimi kareler, 90 dakikalık mücadelenin adeta önüne geçti. Maçı izleyenler bunu çok net olarak gördü. Teknik direktörler arasındaki samimi kareler, Galatasaraylı oyuncuların performansına artırıcı katsayı etkisi bir yana, hakemin verdiği kartın rengine bile yansıdığını söyleyebiliriz.
Maça baktığımızda, her ne kadar Galatasaray maçı 3-1 kazandıysa da, oyun olarak sergilediği performans kesit, kesitti. Karşılaşmanın sonucu, oyunun ilk bölümü olan 30 dakikasında skor olarak bitmişti zaten. Mücadeleyi yöneten FIFA Kokartlı Hakemimiz Mete Kalkavan, maçın 31. dakikasında Kayserisporun golcü oyuncu Boboyu ağır bir kararla kırmızı kartla oyun dışı bırakıp, karşılaşmada dengelerin sarsılmasına adeta katkı sağladı.
Maçın en önemli özelliklerinden birisi de, ligin devre arası transferleri Drogba ve Sneijderin her geçen hafta takıma olan olumlu katkısıydı. Sarı-kırmızılı ekibin, Şampiyonlar Ligi hayalinin gerçeğe dönüşmesi adına takıma kazandırılan bu oyuncular, Kayserispor maçında bir kez daha becerilerini konuşturup, rakip filelere gönderilen 3 gole de önemli katkı sağladılar.
Mücadelede rakip kaleyi 2 kez havalandıran Burak Yılmaz için ayrı bir parantez açmaya gerek yok. Geçen sezonun gol kralı, bu yıl rakip fileleri daha fazla nasıl havalandırabilirim anlayışıyla hareket edip gollerini sıralamaya devam ediyor dersek, sanırım abartmış olmayız.
Kazanan haklıdır sözüne katılırsak, ancak o zaman Fenerbahçenin Antalya deplasmanında aldığı galibiyete alkış tutulur. Diğer türlü, takım kurgusu ve futbol kalitesi olarak, her defasında olduğu gibi Kanarya için söylenecek farklı bir söz yok.
Karşılaşmaya damgasını vuran iki isim genç oyuncu Salih Uçan ve Kanaryanın yıldızı Musa Sow. Avrupa Liginde Viktoria Plzen ile oynanan maçta attığı golle takımının çeyrek final kapısını aralayan Salih Uçan, Antalyaspora kaydettiği golle galibiyette önemli rol oynadı. Musa Sowun Fenerbahçe forması altında 4 maçta 5 gole imza atması, bu oyuncu için bizlere fazla söz bırakmadığının en önemli göstergesi olur, sanırım.
Kasımpaşaya saha ve seyircisi önünde 3-1 kaybeden Beşiktaş, lider Galatasarayın 7 puan gerisine düştü. Belki puan farkı çok gözükmeyebilir ama, Teknik Direktör Samet Aybabanın Kasımpaşa yenilgisi sonrası Hiçbir zaman amacımız şampiyonluk demedik. açıklamasının ne anlama geldiği açık. Taraftar haklı olarak soruyor Nerede kaldı gizli hedef. Sezon öncesini hatırlayın; Feda diye başlanan bir ligde, en iyi sonuç Şampiyonluğu unutup, Avrupa vizesi alabilmek olur, sanırım.
Trabzonspor kaybetmeye devam ediyor. Bunun son halkası Bursaspor maçı. Teknik Direktör Şenol Güneşin takımdan ayrılmasından sonra göreve gelen Tolunay Kafkas da takıma çare olamadı. Karadeniz ekibi, Kafkas yönetiminde 7 maçta 2 galibiyet, 4 mağlubiyet ve 1 beraberlik almış. Golcüsünü (Burak Yılmaz) kaybeden bir ekipten beklenti, ancak puan sıralamasında kendisine yakışmayan yerden uzaklaşması olacaktır.
e-mail: gulumseyen@hotmail.com
twitter: ahmetgulumseyen





