Geçtiğimiz haftalarda, İstanbul Başakşehir’de, bir apartmanda bakılan Eros isimli kedi, asansörde karşılaştığı biri tarafından acımasızca öldürüldü.
Eros ve onun gibi daha bir sürü can her yıl böyle acımasızca öldürülüyor, katlediliyor. Çok üzgünüm ki ben bu yazıları yazarken dahi kim bilir hangi can neler yaşıyor. Sokak hayvanlarından bahsederken onlara can diyorum, çünkü bunun unutulmasını istemiyorum. Bazen onlarında bir can olduğunu, acıktığını, üşüdüğünü unutabiliyor insanoğlu. Onları görmezden gelmeyelim, kapımızın önüne bir kap su, bir kap mama koymayı unutmayalım onların bunlara çok ihtiyacı oluyor fakat en çokta sevgiye. Çoğu mamadan ve sudan daha çok istiyor sevilmeyi.
Hayvanlara yaşatılan bu vahşet toplumumuz için bir tehlikedir. Çünkü hayvanlara bunu yapanın, insanlara da bunu yapma ihtimali çok yüksektir. Bazı insanlar hayvanları sevmiyor olabilir fakat bu onlara zarar verme hakkı olduğu anlamına gelmez.
Hayvan sevgisi çocukluktan başlıyor. Çocuklarımıza hayvan sevgisini ve onlara nasıl davranmamız gerektiğini öğretmeliyiz. Çocuklara bunu öğretmenin en kolay yoluda yine ebeveynlerin davranışlarına bağlıdır. Çocuklar söylenilenden daha çok gördüklerini uygularlar. Bu günümüzün çocukları geleceğin yetişkinleridir. Eğer aileler çocuklarına hayvan sevgisini aşılarsa, bu güzel duygudan mahrum bırakmazlarsa gelecekte umuyorum ki bu tarz vahim haberlerle karşılaşmayız.
Eros’un ölümünün,unutulmaması dileği ile…





