Peygamber Efendimiz döneminde spor hangi düzeyde vardı ve yapılış amacı neydi? Bu soruyu İlahiyatçı-Yazar, aynı zamanda eski bir sporcu olan Sayın Ali Kemal Kastan Hocamıza yönelttik. Kendisinin verdiği cevapları sizlerle paylaşmak istiyoruz. Hayırlara vesile olsun inşallah…
İSLAM’IN HEDEFİ NEDİR?
“Asr-ı Saadette, Hz. Peygamber (S.A.V.) toplumunda spor çok ileri düzeyde, günlük hayat ile iç içe olarak mevcuttu. Bu sporun amacı neydi? Bu sorunun cevabını bulmak için öncelikle dinimiz İslam’ın yeryüzünde ulaşmak istediği hedefin ne olduğunu belirlememiz gerekmektedir. Konuya, “İslam” kelimesinin anlamını araştırmakla başlayalım:
İslam kelimesinin sözlüklerdeki birinci anlamı barış, ikinci anlamı teslimiyet, üçüncü anlamı ise güvendir. İslam’ın asıl hedefi, yeryüzünde barışı ve adaleti oluşturmaktır. İslam’da savaş var, ancak bu savaşın hedefi de barıştır. Bu savaşın hedefi, barışı bozacak olan zorbaların, zalimlerin etkisini kırarak barışı oluşturmaktır.
Barışın sağlanması için güçlü Müslümana ihtiyaç vardır. İslam hem ruhen hem de bedenen güçlü olmamızı emrediyor. İslam Peygamberi, gençlerin peygamberiydi. Kişinin güçlü bir bedene sahip olması, gençlerin spora olan ilgisi düşünüldüğünde, konunun ehemmiyeti de ortaya çıkıyor…”
ZALİMİN ZULMÜNÜ ENGELLEMEK İÇİN GÜÇLÜ OLMAK GEREKİYOR
“İslam’da 119 tane haram var. Bunu, bir ateistle İslam’ı tartışırken söylediğimde hemen atıldı ‘Bak görüyor musun İslam yasaklar dinidir. 119 tane yasak var’ diyerek eline önemli bir koz geçirdiğini düşündü. Ona haramları saymaya başladım: İslam seni öldürmemi, dövmemi, yaralamamı; seni aldatmamı, malını gasp etmemi, çalmamı, seni aşağılamamı, hor görmemi, namusuna, izzetine, şerefine göz dikmemi, kısaca sana zarar verecek her şeyi bana yasaklıyor, haram kılıyor. Yani, benim şerrimden seni koruyan İslam’a sen yasakçı diyorsun!
İslam’da haramların tamamı, bir başka insana zarar verecek davranışlardır. Bu durumda sadece haramları incelersek İslam’ın bireysel, toplumsal ve uluslararası barışı hedeflediğini açıkça görürüz. Şu anda İslam coğrafyası kan gölüne dönmüş durumda. Neden? Çünkü Müslümanlar güçlü değil. Yüce Allah (cc) Enfal Suresinin 60. Ayetinde şöyle buyuruyor; ‘Onlara karşı kuvvet hazırlayın.’
İslam zalimlerin durdurulmasını emreden, zulmün yeryüzünden silinmesini hedefleyen bir dindir. Bu bağlamda, zalimin zulmünü engellemek için güçlü olmak gerekiyor. İslam’ın derdi bu. İslam şöyle bir insan portresi istiyor. Kendisi Allah’tan korktuğu için kimseye zulmetmeyen, Allah’tan korkmayan insanların da ondan korkarak, zulmü terk etmek durumunda kalan insan… Zalim bir insan, birisine kötülük yapmaya kalktığı zaman, bir Müslümanı gördüğü vakit, ben bu işi bırakayım, yoksa bu adam benim canımı okur, demesi lazım. Yeryüzünde İslam’ın hedefi zulmü engellemektir…”
(Devam Edecek)





