Her Müslüman, haram ve günahlardan kaçınmakla takva sahibi olunacağını, bunu gerçekleştirmesi için de İslam dininin emir ve tavsiyelerini yerin getirmekle mümkün olacağını bilir. Günlük yaşantımız yanı sıra konumuz gereği, sportif faaliyetlerine baktığımızda, Kur’an ve Sünnet ölçüsünde neler yapıyor/yapmıyoruz hususunu, her defasında yüksek sesle düşünmeden edemiyoruz. Müslüman gibi yaşamamakta direnen, görmeyen göz, işitmeyen kulak ve anlamak istemeyen akıllara inat, bu husus gündemde sıcaklığını koruması gerekmektedir. Sportif faaliyetlere katılımcı sayılarının çoğunluğunu çocuk ve gençler oluşturmaktadır. Bir yarışmada, madalya veya kupa kazanma pahasına Müslüman kimliğimizden uzaklaşıp, ‘takva’ elbisesini üzerimizden çıkarıp, ‘oyun ve eğlenceye’ daldığımızda, neleri kaybettiğimizi hatırlamak durumundayız! Bu bağlamda, bugün sizlerle, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınlarından Prof. Dr. Soner Gündüzöz imzasıyla çıkan ‘Gençlerle Hayata Dair’ kitabından bir bölümü paylaşmak istiyoruz. Ayet ve hadislere dikkat kesildiğimizde, yapılan sporlarda doğru ile yanlış o kadar ayan beyan ki…
ÖRTÜNME BİÇİMLERİNE DİKKAT
“Hz. Peygamber, hanımları onuruna yakışır şekilde korumak istemişti. Yabancıların yanında dikkat çekici koku sürmemelerini istemesi bundandı. Başkalarının saçından saç ekletme… ve dövme yaptırmayı kadının onuruna ve asaletine yakıştıramamış, bunu Allah’ın rahmetinden uzaklaşmak olarak değerlendirilmiştir. Bu itibarla Müslüman hanımlar, iffetlerine olduğu gibi örtünme biçimlerine de dikkat etmelidir. Bu konuda gibi örtünme biçimlerine de dikkat etmelidir. Bu konuda Rabbimizin emirleri bulunmaktadır. Kadına dair bu emirlere benzer şekilde erkeğin kendi özelliklerine uygun bir örtünme yükümlülüğü ile muhatap olduğu da muhakkaktır. Kur’an, ‘Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına bir ihtiyaç için dışarı çıktıkları zaman dış örtülerini üstlerine almalarını söyle. Onların tanınmaması ve incitilmemesi için en elverişli olan budur. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.’(Ahzâb Suresi, 33/59) ‘…Başörtülerini yakalarının üzerlerine salsınlar…’ (Nûr,24/31), gibi ayetlerle örtünmenin kadına yönelik sınırlarını belirlemektedir.”
GÖZLERİ HARAMDAN SAKINDIRMA
“İffetin gözetilmesi için örtünmede olduğu gibi gözü haramlar olan şeye bakmaktan sakınmak üzerinde de hassasiyetle durulmaktadır. Gerek kadınların, gerek erkeklerin gözlerini haramdan sakınması ve adaba aykırı biçimde giyinmemeleri şeklindeki uyarılar hep Allah’ın insanları koruması ve onların tertemiz olmalarını sağlamak içindir. ‘Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Bu davranış onlar için daha nezihtir. Şüphe yok ki, Allah onların yaptıklarından hakkıyla haberdardır. Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımları müstesna, zinet (yer) lerini göstermesinler. Başörtülerini tâ yakalarının üzerine kadar salsınlar. Zinetlerini, kocalarından, yahut babalarından yahut kocalarının babalarından, yahut oğullarından, yahut üvey oğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin oğullarından, yahut kız kardeşlerinin, oğullarından, yahut Müslüman kadınlardan, yahut sahip oldukları kölelerden, yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden, yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vâkıf olmayan erkek çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizledikleri zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz.’ (Nûr, 24/30-31)”
İSLÂM’IN MAHREMİYET ÖLÇÜSÜ
“Bu çerçevede ‘Erkek erkeğin, kadın kadının avret yerine (İslam ölçülerinde bedenin örtünmesi istenen kısmına) bakamaz. Bir örtünün altında bir erkek diğer bir erkeğin; bir kadın da diğer kadının tenine dokunmaz.’ Bu İslam’ın mahremiyet konusunda belirlediği ölçüdür. Ayrıca din tarafından kendisine bakılması haram kabul edilmiş bir şey, göze bir kere ilişse ikinci kez ona bakılamaz.’ Kuşkusuz örtünme ve adap, Kur’an’ın takva elbisesi diye andığı (Nûr, 24/23-24) manevi bir elbise ile birleştirilmelidir…”





