Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi

Sporla engelleri 12'den vurmak - BaŞakHaberBaŞakHaber

14 Mart 2026 - 20:16

1969 yılında Bayburt’ta doğdu. İlköğretim ve Liseyi Bayburt’ta okudu.1994-1998 Marmara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu / Spor Yönetimini bitirdi. 2004 -2005-Ankara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu (BESYO) / Yüksek Lisans Özel Öğrencisi.2016-2018-Gelişim Üniversitesi BESYO /Spor Yöneticiliği Bölümünde Yüksek Lisansını tamamladı. 2000-2002 Bağcılar Ensar Koleji Beden Eğitimi Öğretmenliği.2002-2005 Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Spor Uzmanı /ANKARA.2005-2008 İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü-Spor Uzmanı.2008-2011 İBB Spor Etkinlikleri A.Ş.- Spor Tesisi Müdürlüğü. 2014-2018 İBB Spor İstanbul Engelliler Koordinatörü. Gazetecilik ve Televizyon tecrübeleri: 1993-1995 Foto-Maç Muhabirlik.1995-1997 Bakırköy Postası Dergisi (Spor Sorumlusu) 1995-1997 Fanatik Gazetesi-Anadolu Ajansı (Fahri Muhabirlik). Akit-Anadolu’da Vakit Gazetelerinde Köşe Yazarlığı 1997- Devam Ediyor. İstanbul Büyükşehir Beledisi WEB TV’de Spor Muhabirliği ve 2012 Avrupa Spor Başkenti Program Yapımcılığı. Akit TV’de ‘Spor Sohbetleri’ Program Yapımcı ve Sunuculuğu. Birçok spor branşında hakemlik ve antrenörlük belgesi sahibidir.

Ahmet GÜLÜMSEYEN

Sporla engelleri 12’den vurmak

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi

Sporla engelleri 12’den vurmak
Son Güncelleme :

24 Kasım 2019 - 23:36

518 views

Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı

Hedefe odaklanan okçu, kirişi kendine doğru çektiğinde, hedefi onikiden vurma heyecanı yaşar. Ne diyor Üstad Necip Fazıl Kısakürek; ‘Tohum saç, bitmezse toprak utansın! Hedefe varmayan mızrak utansın! Hey gidi Küheylan, koşmana bak sen! Çatlarsan, doğuran kısrak utansın!..’ Bu duygu seline kapılmamızın nedeni, bir uzvu olmayan veya uzuvlarını tam kullanamayan özel bireylerin elde ettiği sportif başarılar. Bu başarılar kolay kazanılmıyor. Sürecin neticelerine/meyvelerine bakıldığında, önemini anlamakta zorluk çekmiyor insan. Olumsuz, karamsallık düşüncesi tetikleyecek ‘Senin engelin var, yapamazsın, başaramazsın’ sözlerine inat, azim ve kararlığın bir neticesi. Elde edilen sonuçlar, sadece bu başarıyı ulaşanı değil, pay sahibi olanların da gurur kaynağı oluyor…

İşitme, görme, zihinsel ve bedensel engeli bulunan özel bireylerin sportif başarıları öyle bir hal aldı ki yazmak için bile, her bir başarının hızına yetişmekte güçlük çekiyoruz. Güreş, atıcılık, tekerlekli sandalye badminton ve kort tenisi, masa tenisi, golbol, atıcılık ve daha sayamadığımız birçok branş. Tabii hiçbir başarıda tesadüfe yer olmadığı gibi, başarılar çalışmanın ürünü. Her hangi bir engeli bulunmayan bireylerin gıpta ile baktığı bu başarıların ‘önsüzüne’ de, apayrı bir hayat hikâyesi görmek mümkün. Engeli veya sağlık sorunu nedeniyle düne kadar toplumdan soyutlanan bireyin, bugün kazandığı sportif neticelerde, kişisel olduğu kadar, devlet politikasının ürünü. ‘İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın’ anlayışınını sıkı sıkıya bağlılık meşalesinin yansımasıdır. İçerik, görüntü ve mana olarak, o meşalenin ne denli etrafa nasıl ışık saçtığına şahit olmaktayız… 

Elde edilen neticeler, sporcularımızın sportif başarılarıyla sınırlı değil. Gerçekleştirilen organizasyonlar da dikkat çekiyor. Yine mevcut hükümetin bir spor potikasının kolu olan tesisleşmenin meyvelerini verdiğini, İşitme Engellilerin Antalya’da gerçekleştirildiği Dünya İşitme Engelliler Büyükler ve Gençler Tenis Şampiyonası, yine İşitme Engelliler Avrupa Karate ve Tekvando Şampiyonası ve gelecek yıl (2020) 31 Mart-7 Nisan tarihleri arasında Antalya’da 100 ülkeden 500 sporcunun katılımıyla gerçekleşecek ‘Down Sendromlular Dünya Spor Oyunları’ organizasyonun önemine, kelimelerin kifayetsiz olacağını bilmek zor değil. Dünya Spor Organzasyonlarının bir ülkeye verilmesinde en önemli etken, ‘lobi’ ve başarılı ‘sporcu’ sayısıdır.  Düne kadar, engelli diye toplum içesine çıkamayan insanımız, bugün sportif başarılarıyla göz dolduruyor. Her bir başarı yeni bir başarının kapısını aralıyor. Engeli bulunan/bulunmayan bireylere ‘örnek’ oluyor. Kendinde öz güven bulan birey, arayış içerisine giriyor. Merkezi ve yerel yönetimlerin idaresindeki ‘duyarlı’ yetkililerin kapısını aşındırıyor. Kendisine imkân tanınan birey, plan ve programlı çalışmanın neticesinde, bugün övünç kaynağımızın oluşturan sonuçlara ulaşıyor…

Tüm bu başarılar da, bu saatten sonra mazeretimizin kalmadığı manasına gelecek ‘Benim katkım ne?’ gerçeğiyle yüzleşmemize neden oluyor. Bir bireyin, sadece rakiplerini değil yalnızlığını yenip sosyal hayatın içinde yer almasını önemini düşünün. Örneğin ‘Hasan’ Dünya Şampiyonasında başarı elde ediyorsa, elde edilen sportif kazançtan daha çok insanı ve insanları, yeni Hasanları kazanmamız/kazandırmamız gerekiyor. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) ‘İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olanıdır’ buyuruyor. İşte o vakit spor bahanesiyle, bir insana dokunmuş ve kazanmış olacağız, Allah’ın izni ve inayetiyle inşallah…

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Eğitimciler Akademi

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi