Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi

Sömürü Sonrası Kongo ve Lumumba - BaŞakHaberBaŞakHaber

14 Mart 2026 - 19:16

Sömürü Sonrası Kongo ve Lumumba

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi

Sömürü Sonrası Kongo ve Lumumba
Son Güncelleme :

26 Ekim 2019 - 13:27

649 views

Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı

Afrika dünyanın en büyük ikinci kıtasıdır. Coğrafi haritalarda gösterildiğinin aksine tüm kıtaya Çin, Amerika, Batı Avrupa, Hindistan, İspanya, Belçika, Hollanda, İsviçre, Fransa, Japonya, Birleşik Krallık ülkelerinin yüzölçümü sığabilir. 1884-1885 Berlin Batı Afrika Konferansında yedi devlet kendi aralarında kıtayı paylaşmıştır. Bu devletler: Birleşik Krallık, Belçika, Fransa, İspanya, Portekiz, Almanya, İtalya’dır. 1885’den 1957’ye kadar kıta ağır bir sömürgecilik yaşamıştır. Üç nesil köle olarak doğmuş ve doğan çocuklar babalarının prangalara bağlı olarak tanımıştır.  1957’de Gana’nın bağımsızlığından sonra teker teker diğer Afrika ülkeleri de bağımsızlığını kazanmıştır.

Sömürgecilik ile ilgili olarak Antilli Filozof ve hekim olan Frantz Fanon şunu demiştir: Sömürgecilik ne düşünen bir makine ne de muhakeme yeteneği olan bir bedendir. Sömürgecilik çıplak şiddettir. Bu çıplak şiddet son bulduğunda geriye adeta ülkelerin büyümesini engellemek için bacakları kırılmıştır. Örneğin 1961’de Tanzanya’da bağımsızlıktan sonra sadece iki mühendis ve dokuz doktor vardı. Kongo’da ise sadece on altı üniversite mezunu vardı. Kıtanın geri kalanı pek farklı değildi.

Belçika Sömürüsünden çıkan Kongo’nun ilk başkanı Patrice Émery Lumumba, Afrika’nın Che’siydi. Karizmatik ve herkesin sevdiği bir lider ve şairdi. Ülkesinin geçmişte yaşadığı her sıkıntıya rağmen ayağa kalkması için çalışmıştır. Devletin ayağa kalkması için sömürge geçmişi olan ülkeler yerine Soğuk Savaş’ın yaşandığı dönemde Sovyetlerle yakınlaşmıştır. Lumumba, komünistlik iddialarına karşı şunları demiştir: “Afrika’da ilerlemeci olan, ilerleme eğiliminde olan herkes komünist olmakla, yıkıcı olmakla niteleniyor. Sömürgecilerin önünde eğilmeniz ve size sunduğu her şeyi kabul etmeniz gerek. O zaman sizi övecekler. Biz namuslu insanlarız, kimseyi aldatmayız. Tek bir amacımız var: ülkemizi kurtarmak, özgür ve bağımsız bir ulus kurmak.” 

Soğuk Savaşın Afrika’ya yayılmasından korkan ABD ve Belçika Lumumba’yı ortadan kaldırmaya karar vermiş ve Belçika Gizli Servisi ile CIA ortak bir operasyonla Lumumba’yı öldürmüştür. Onun halk tarafından çok sevildiğini bilen Amerika ve Belçika, Lumumba’nın ulusallaştırılıp millî kahraman olmaması ve mezarının yüceltilmemesi için vücudu parçalara ayrılarak asitle eritilmiştir.

Onun yakalanmasında rol oynayan ve Lumumba’nın atadığı bir general olan Mobuto Sese Seko’dur. Seko, halkın fazla tepki göstermesinden dolayı Lumumba’nın öldürülmesinden beş sene sonra, Lumumba’yı ulusal kahraman ilan etti. Peki Kongo halkı Lumumba’nın yolundan mı gitti? Ne yazık ki hayır.

Mobuto Sese Seko 32 yıl boyunca Kongo’yu tek başına yönetti. İktidarı boyunca Post Kolonyalizm devam etti. Yeraltı ve yerüstü kaynakları batılı şirketlerce işletilmesi için verildi ve tüm gelirler doğrudan iktidara, Mobuto’nun cebine girdi. Kongo Kleptokrasi (hırsızlar) rejiminin örneği oldu. Mobuto’nun mal varlığı beş milyar doları bulurken halk açlık içinde, çağın gerisinde kalmaya devam etti.

Tüm bu acıların yaşandığı Kongo zengin Kobalt madenlerinin bulunduğu bir ülkedir. Dünyadaki kobaltın yüzde 50’sinden fazlası Kongo’da bulunuyor ve Kobalt madeninin yüzde 20’si de elle çıkarılıyor. Kobaltı önemli yapan şey ise her türlü elektronik cihazlarda kullanılan lityum iyon pillerinin üretiminde kullanılan önemli bir maden olmasıdır. Bu zengin yer altı kaynağının olduğu Kongo ise halen geri kalmış bir ülke konumundadır. Lumumba Kobalt madenlerinde karın tokluğuna çalışan çocuk işçileri görseydi muhakkak çok üzülürdü ve bu duruma eyleme geçerek direniş başlatırdı.

Lumumba sömürünün ne olduğunu çok iyi biliyordu. Sömürünün bıraktığı geri kalmışlığa karşı devletini ayağa kaldırmak için karizmasını, halkına ise umudu aşılamak için kalemiyle şiirlerini aktarıyordu:

“Tüm gücüyle güneş bizim için parlayacak,
gözümüzün yaşını ve suratımızdaki tükürükleri kurutarak,
zinciri kopardığın an, koca zinciri,
kötülüklerin, işkencelerin köküne kibrit suyu,
hür ve şen bir Kongo doğacak kara topraktan,
Hür ve şen bir Kongo – kara çiçek, kara tohumdan!”

Görüyoruz ki bir devletin geri kalmışlığı zengin yeraltı ve yerüstü kaynaklarının yoksulluğu ile ilgili değildir. Zengin kaynakları olan bir devletin geri kalmasının nedeni şirketlerin iktidarla anlaşarak iktidar erkini zenginleştirme karşılığı kaynakların işletmesinin verilmesidir. Madenlere ucuza sahip olmak için şirketler aracılığı ile devletlerin sömürü devam etmektedir.
Bu sömürü düzeninde şirketler hammadde kaynaklarını ucuza alır,
ülkenin iktidar sınıfı zenginleşir,
halk yoksul tutularak bir yandan futbol ve televizyon ile uyutulur,
işlenen maden ise satın alınan miktardan fazlasıyla geri satılarak
sömürü devam ettirilir.  

ALİ AKTAŞ

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Eğitimciler Akademi

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi