Avrupa Şampiyonası Eleme Grubu maçları öncesi ve sonrası Milli Takım üzerinden oluşturulan algı ve yaşananları ayrıntılardaki hassasiyeti masaya yatırmak gerekiyor. İşte o vakit ortaya çıkan tablo ve sonuçları sporun sadece aktivite ve oyundan ibaret olmadığını daha iyi anlamış oluruz. Bireysel ve ülke bazında kimlerin vatanımız üzerinde ‘hain’ emeller peşinde olduğunu görmek mümkün oldu. Milli Takımımızın Avrupa maçları sürecine denk gelen ve Suriye sınırında PKK/PYD-YPG gibi terör örgütlerine karşı yürütülen askeri operasyon, bu durumun ortaya çıkarma sürecini tetikledi. Kaydedilen her golden sonra futbolcularımızın kadro halindeki asker selamı, ‘Barış Pınarı Harekâtı’nda terörle mücadele eden güvenlik kuvvetlerimizin yanında olduğunun mesajı…
Fransa ile bugüne kadar oynadığımız altı maçtan birer galibiyet ve dört mağlubiyet almışız. Bu karşılaşmalarda kalemizde onüç gol görmüşüz. Futbolun dünya devi karşısında alınan bir puan önemli. Suriye sınırındaki operasyon sürecine denk gelmesi, ülke olarak milli ve manevi değerlere olan sadakatimizin önemini ortaya koyuyor. Fransa’daki mücadelde tribünleri dolduran Türk futbolseverin, sahada mücadele eden oyunculara desteği, takımımızın rakip karşısında istediğine ulaşmasında önemli rol oynadı…
CUMHURBAŞKANIMIZIN MESAJININ ÖNEMİ
Sosyal medya başta olmak üzere, ülkemize yan/hain gözle bakan ‘taşeronlara’ karşı mücadelenin ne manaya geldiğini Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın “Türkiye, yaklaşık 40 yıldır aralıksız bölücü terörle mücadele ediyor. DEAŞ’tan FETÖ’süne, PKK’sından El Kaide’sine kadar dünyanın en kalleş terör örgütlerinin hedefi olmuş, terör eylemlerine on binlerce vatandaşını kurban vermiş bir ülkeyiz… Daha geçen hafta 400 kamyon mühimmat, araç, gereç bu teröristlere Irak üzerinden geldi. 400 uçak kargo aynı şekilde geldi. Düşünebiliyor musunuz?..’ sözlerinden net bir şekilde anlamak mümkün. Cumhurbaşkanımızın ‘Bir kere yükselen bayrağın bir daha inmeyecek…’ sözüyle, ay-yıldızlı bayrağın altında yaşayan herkesin, bulunduğu konum ne olursa olsun, vatan ve bayrak sevdasıyla mücadelenin içerisinde yer alması gerektiğini göstermektedir.
ŞENOL GÜNEŞ VE ASKERLERİ…
A Milli Takım Teknik Direktörü Şenol Güneş’in üstlenmiş olduğu görev ve sorumluluğun ne denli önem taşıdığı ve önceki gün Fransa önünde sergilenen mücadelenin futbolun ötesine geçtiğini bir kez daha yaşayarak görmüş olduk. Fransız gazetecinin sınır ötesi harekâtla ilgili sorusuna Güneş’in verdiği ‘Böyle durumlarda futbolcu sahada elini kalbine götürür ya da bir işaret yapar… Bize karşı yapılan saldırı sonucunda biz oradayız. Bunları, Trump veya Macron’a sormanız gerek…’ cevabı, gayet açık ve net. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın ‘Bizim medeniyetimizde, bu tür darda kalmışların elinden turmak…’ fikriyle, hiçbir sivilin zarar görmediği ‘Barış Pınarı Harekâtı’na destek konusunda hassasiyet taşıdığını görüyoruz.
Almanya’da futbol hayatını sürdüren Enver Cenk Şahin’in, ‘Barış Pınarı Harekâtı’na destek amaçlı ‘Kahraman Mehmetçiğimizin ve ordumuzun yanındayız. Dualarımız sizinle’ paylaşımından dolayı, kulübü tarafından ‘faşist’ bir kararla kadro dışı kaldığını görüyoruz. Cenk’e kulüplerimizden Başakşehir ve Alanyaspor tarafından ‘Barış Pınarı Harekâtı’ desteği büyük önem taşıyor. Şampiyonlar Ligi finalinin Türkiye’den alınmasına kadar gündem olan benzer konuda, UEFA’dan resmi olarak ‘Bunun mümkün olmadığı….’ şeklinde açıklama gelmesi, spor/futbol aracılığıyla verilebilecek ortak açıklamanın örneklemesi/yansıması oldu.





