Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi

İstanbul’da geleneksel spor, Mars’ta hayat... - BaŞakHaberBaŞakHaber

20 Mayıs 2026 - 17:16

1969 yılında Bayburt’ta doğdu. İlköğretim ve Liseyi Bayburt’ta okudu.1994-1998 Marmara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu / Spor Yönetimini bitirdi. 2004 -2005-Ankara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu (BESYO) / Yüksek Lisans Özel Öğrencisi.2016-2018-Gelişim Üniversitesi BESYO /Spor Yöneticiliği Bölümünde Yüksek Lisansını tamamladı. 2000-2002 Bağcılar Ensar Koleji Beden Eğitimi Öğretmenliği.2002-2005 Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Spor Uzmanı /ANKARA.2005-2008 İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü-Spor Uzmanı.2008-2011 İBB Spor Etkinlikleri A.Ş.- Spor Tesisi Müdürlüğü. 2014-2018 İBB Spor İstanbul Engelliler Koordinatörü. Gazetecilik ve Televizyon tecrübeleri: 1993-1995 Foto-Maç Muhabirlik.1995-1997 Bakırköy Postası Dergisi (Spor Sorumlusu) 1995-1997 Fanatik Gazetesi-Anadolu Ajansı (Fahri Muhabirlik). Akit-Anadolu’da Vakit Gazetelerinde Köşe Yazarlığı 1997- Devam Ediyor. İstanbul Büyükşehir Beledisi WEB TV’de Spor Muhabirliği ve 2012 Avrupa Spor Başkenti Program Yapımcılığı. Akit TV’de ‘Spor Sohbetleri’ Program Yapımcı ve Sunuculuğu. Birçok spor branşında hakemlik ve antrenörlük belgesi sahibidir.

Ahmet GÜLÜMSEYEN

İstanbul’da geleneksel spor, Mars’ta hayat…

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi

İstanbul’da geleneksel spor, Mars’ta hayat…
Son Güncelleme :

05 Ekim 2019 - 13:54

514 views

Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı

Geleneksel sporların sürdürülebilir ve yaygınlaştırılması için organize edilen Etnospor Kültür Festivali İstanbul’da başladı. Dünya Etnospor Konfederasyonu tarafından dördüncüsü yapılan festivalde bu yıl, ‘Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın’ sloganıyla azim, kararlılık ve mücadele vurgusu yapılıyor. 1900 yılların başlarında başlatılan Avrupalılaşma akımıyla sporun nasıl modernleşmesi adı altında, şanlı tarihten nasıl koparıldığımızı bir kez daha ‘hayıflanma’ durumunda kalacağız. Sanayi ve teknoloji uzağında kalıp, kültür ve sanat konusunda toplumun değerlerini nasıl ‘lime lime’ yapıldığı gerçeği bir şerit gibi gözümüzün önünden geçirip, ders çıkaranlar için önemi büyük bir organizasyon…

‘Sözün bittiği yerdeyiz’ dersek yeridir. Her şey ayan beyan ortadayken, gerçekleri inkâr değil kabul etmek durumundayız. Sahi, nedir bu gelenek ve gerçek! Sormakta yarar görüyorum; ‘Var mı bizim geçmişimizde kadını yarıştırmak veya güreştirmek. Kadına mayo, erkeğe tayt giydirmek. Olmadı devşirme adı altında, dövmeli sporcuyu piste çıkıp yarıştırmak. En anlamlı şampiyonluğun ‘doymak bilmeyen nefsi yenmek’ düsturunu unutma veya görmemezlikten gelip, dünya hevesi için dini inanç ve tarihi gelenekleri hiçe saymak da neyin nesi oluyor! Anlamak istesek bile, işimize/menfaatimize gelmediğine, her defasında sağır ve kör olmak niye? Tüm bu gerçekler ışığında, tarihsel sürecin spor faaliyetleri adı altında, gerçekleştirme sıklığı yılda bir kez dahi olsa, Etnospor’un bu faaliyetini önemsememek imkânsız. Çünkü spor tarihimizden kopmamak için, sporun benzer organizasyonun sürdürülme gerekliliği var…

Tarihini bilmeyip, geçmişine kör ve sağır olanlara, sakın ola ki aba, şalvar, yağlı güreş, cirit, rahvan gibi atlı sporları anlatmak için ‘enerjimizi’ zorlamayalım. Onların ne demek istediğinizi anlaması mümkün olmayacağından, emin olabilirsiniz. Söylenenleri anlamak isteyenlerin önce, Avrupa ve batı hayranlığından uzaklaşması gerekiyor. Tüm bunları söylerken Yasin Suresini 9-10-11’inci ayetlerini sesli ve idrak ederek bir kez daha okudum; “Şüphesiz biz onların boyunlarına öyle kelepçeler geçirdik ki, bunlar çenesine kadar dayandı. Şimdi onlar, burunları yukarı, gözleri aşağıda somurtmaktadırlar. Biz hem önlerinden hem arkalarından bir set çekmek suretiyle kâfirleri sarıverdik. Artık (baksalar da) görmezler. Onları (azap ile) korkutsan da onlar için birdir; iman etmezler. Sen ancak Kur’an’a uyan ve (çok esirgeyici) Rahman’ı görmeden büyük saygı gösteren kimseyi korkutabilirsin. İşte sen onu hem mağfiretle hem çok değerli mükâfatla müjdele”.

MARS’TA HAYAT HİKÂYERİ

Mars’ta Hayat Hikâye Yarışması ödül tören davetiyesi, elektronik posta kutumuza düştüğünde heyecanlandık. Heyecanımızın nedeni, öğrencilerin duygu ve düşüncelerini hikâyeleştirip, yazıya dönüştürmeleri. Bilge Çocuk Dergisi ile Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğiyle gerçekleştirilen Mars’ta hayat hikâyesinde, çocukların hayat süreçlerinde hangi hayale sahip olacaklarını sergilemek. Albayrak Holding CEO’su Ömer Bolat’ın dediği gibi ‘Çocuk taze bir çiçek. Çocuğu itina ve sevgiyle yetiştirmek gerek’. ‘Marifet iltifata tabidir…’ anlayışıyla hareketle, ülkemizin dört bir yanından gelen çocukları tebrik ediyoruz. Organizasyona katılım sağlayan binlerce çocuğun, tören sonrası İstanbul Tema Park’ta gönüllerince eğlenmeleri görülmeye değerdi. Yarışmalara başvuran tüm hikâyelerin tek kitapta toplanarak, düşüncenin geleceğe aktarılması sevindirici. Organizasyonda emeği geçen herkesi bir kez daha tebrik ediyoruz…

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Eğitimciler Akademi

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi