Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı adayı. Erdoğan’ın siyaset hayatının başarılı süreci şimdi Cumhurbaşkanlığı gibi önemli bir makamla ‘taçlandırılacak’.
Herkesin kafası şimdilerde karışık; Başbakanlık koltuğunu kim dolduracak. Dahası doldurulabilecek mi? Her başarılı yönetici-idareci, dahası liderin gidişi ile birlikte bu tür ‘endişe-kaygılar’ mutlaka yaşanır. O endişeler de kısa sürer…
Erdoğan ve kurmaylarının görev vereceği yeni Başbakan ismi mutlaka bulunduğu koltuğun hakkını vermek için çaba sarf edecektir.
Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın on iki yıl aralıksız devam ettirilen Başbakanlık görev sürecinde ülkemize kazandırdığı yenilikler, bu süreçte hep daha iyisi adına yaptığı icraatları sıralamaya ne yerimiz ne de zamanımız kâfi gelir.
Yapılan her çalışma ve atılımın ülke halkı
ve menfaati için olduğunu 30 Mart’ta yapılan seçim sonuçlarında daha iyi
anlaşıldı. Görevde bulunduğu dönemde, şahsına (ülkeye) yapılan en büyük
ihanet ve haksızlıklar karşısında dik duruşuydu, sandığa yansıyan.
Halkının teveccüh ve güveni onun ülkesi için yeni görev ve sorumluluklar
üstlenmesini kaçınılmaz kıldı ki şimdi süreç Cumhurbaşkanlığı için
işlemeye başladı. Tayyip Erdoğan sadece siyasi süreçte değil, spor
alanında da ülkemizde bir çok yeniliğin altına imza attı. ‘Sporcu
Başbakan’ kimliğine ulaşması onun İETT’de başlayan aktif spor hayatı,
idareci-yönetici olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığında da
devam etti.
1998 yılında gazetemiz Akit adına bizzat kendi elinden
aldığımız o zaman ki adıyla ‘Avrasya Maratonu Röportaj Birincilik’
ödülü, Spor Tesisi ve Organizasyon boyutunda spora yapılan yatırım
hamlesi ve projelerin altında kendi imzasının bulunmasına bizzat şahit
olan birisi olarak, Recep Tayyip Erdoğan isminin sporla ne kadar
özdeşleştiğinin özeti gibiydi.
Halkımız, bizlerin bizzat yaşayarak takdir ettiklerimiz, çalışmaların daha ileri götürülmesi adına Erdoğan’ı Başbakan kimliği ile görmek istedi. Uzun sayılabilecek bu aralık süresince spor adına da birçok yeniliğin altında yine Başbakan’ın imzası vardı…
Spordaki gelişmişlikte ‘Tesisleşme, Organizasyon ve Sporcu Başarısı’ ölçü alınmakta. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki Başkanlık döneminden sonra halkının kendisine olan teveccüh ve güvenin bir neticesi ile Başbakanlık koltuğuna oturdu. Kendi ifadesiyle ‘Çıraklık-Kalfalık-Ustalık’ dönemleri Türkiye’nin bugünkü refah ve huzur seviyesi yüksek, sosyo-ekonomik bakımından gelişmekte olan ülkelerin en üst basamağında yer alması kendisine duyulan güvenin bir neticesi…
Recep Tayyip Erdoğan siyasi kimliğinin ülkenin gelişmişlik-refah seviyesine sağladığı katkıdan spor da üzerine düşeni fazlasıyla aldı. Ülke olarak, 2020 Olimpiyatlarının ülkemize kazandırılması için göstermiş olduğu kişisel çabayı görmemek mümkün değil…
Yunanistan’ın ekonomik krizden dolayı yapamadığı 13. Akdeniz Oyunları ve 17 Yaş Altı Dünya Futbol Şampiyonası gibi sayısız dev organizasyonlara ev sahipliği yapmak, her ilimize yapılan uluslararası standartlardaki tesisler, ülke olarak gelişmişliğin göstergesi değil de ne olabilir?
Tayyip Erdoğan’ın spor anlayışında sadece organizasyon ve tesisleşme yer almıyor. 7’den 77’ye spor yapan bir toplum haline gelinmesi ve bireylerin hem ruhsal, hem de fiziksel olarak katkısı, Başbakan’ın ‘Sporun gelişmişliğin bir göstergesi olması’ anlayışının bir sonucu.
Sporun özünde var olan gelişmişlik ve birleştiricilik anlayışını İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Başbakanlığı döneminde sürdüren Recep Tayyip Erdoğan şimdi Cumhurbaşkanlığına aday. Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olması, spor camiası için ‘büyük’ bir şanstır.
Twitter_Facebook: ahmetgulumseyen





