Futbolun meyvesi gol, alkışı ise skor olarak üstün gelmek… Lider Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş’ın berabere kaldığı haftada anlamlı bir Erciyes galibiyeti aldı. Süper Lig’de yer alan takımların en önemli görüntüsü, takımlar arasında zayıf veya güçlü gibi bir ayrımın söz konusu olmaması. Fenerbahçe karşısında Erciyes’e baktığımızda, Kayseri ekibinin lider karşısındaki ‘Her an maçın sonucunu değiştirebilecek’ mücadelesinden anlamak zor olmasa gerek…
Düşünebiliyor musunuz; siz ligin en iyi ekibisiniz, mücadele ettiğiniz takım ise puan sıralamasının alt basamaklarından sıyrılmanın uğraşısı içerisinde! Üstelik, Erciyes’in son 5 maçını kaybetmemesine rağmen, puan cetvelinde yadırganacak durumda olması da apayrı bir ayrıntı…
İnsanın aklına hemen şu tespitler geliyor;
1- Ligin üst basamağında yer alan takımların konumunu (buna Şampiyon adayı Fenerbahçe de dahil) ligde düşmeme mücadelesi veren takımlar belirleyecek.
2- Beşiktaş ve Galatasaray’ın bu sezon Şampiyon olma hevesi, ortaya koyduğunu futbol ile iyiden iyiye kendini gösteriyor.
3- Süper Ligi adını siz ‘ Sporun Psikoloji Ligi’ olarak değiştirin!
Neden? Maçlara bir bakın… Her mücadele de nasıl bir sürprizin
yaşanacağı an meselesi. Bir hafta önce Fenerbahçe karşısında gerilim
yaşayan Trabzonspor, aradan fazla bir zaman geçmeden gittiği Sivasspor
deplasmanında, rakibini 4-0 gibi farklı-net bir skorla devirmesini
biliyor!..
*****
MUSA SOW’UN GÖZYAŞLARI
Fenerbahçe-Erciyes maçında ortaya konan futbol ve pozisyona bakıldığında, insanın ‘Futbolun bu kadar sevilmesinin en güzel göstergesi…’ diyesi geliyor. Skor tabelasına yansıyan 2-1’lik skor hiçbir zaman maçın hakkı olmadığını gösteriyor. Özellikle mücadelenin ikinci yarısında daha çok topa sahip olan ve Erciyes kalesinde pozisyon bulan Fenerbahçe vardı. Deyim yerindeyse, maçın ikinci yarsısında Kayseri temsilcisinin gardı iyiden iyiye düştü gibi oldu ama ev sahibi ekip, beklenen etkili vuruşları yapamadı. Maçın her anında sıkıntı oluşturacak skorda da değişiklik olmaması buna bağlıydı…
Üst üste geliştirilen atakların son buluşma adresi Musa Sow’du. O da gelen topları adrese teslim etme başarısı gösteremeyince, pişmanlıklar gözyaşına dönüştü. Musa takımının başarısı için gönülden oynayan bir futbolcu. Vicdanında taşıdığı sorumluluğu, Erciyes karşısında bir kez daha ortaya çıktı. Kaçırdığı net gol pozisyonlarında o vicdanında saklı sorumluk hissi adeta gözyaşlarıyla dışarı taştı. Fenerbahçeli futbolcunun istek ve arzusu belki skor tabelasının 2-1’lik sonucu değiştirmedi ama; oyuncuların takımlarına bağlılığını gözyaşlarıyla kendini gösterdi…
*****
FUTBOLUMUZA YABANCILAŞAN OYUNCULAR
Musa Sow’un o gözyaşlarını sıradan olarak görenlerin kaçırdığı bir gerçek var; ‘Ülkemize gelip eline geçen para ile sahadaki performansının ince ayarını yapanlar.’
Galatasaray’da Drogba, Beşiktaş’ta Fernandes
dediğimizde aklınıza neler geliyor. Takımlarına ilk geldiği gün ile
şimdi arasında değişen, verimsiz futbolları ve formasını giydikleri
takımları için akıtılan terin kurumaya yüz tutması!..
Musa Sow’un
takımı için verdiği ve gözyaşlarına bürünen emeğin her zaman
arkasındayız. Drogba’nın performansı için dileriz ‘bugün’ biz yanılırız.
Çünkü sadece Galatasaray’ın değil Türk futbolunun, bu akşam oynanacak
Chelsea takımı karşısında o başarıya çok mu çok ihtiyacı var…
Twitter-Facebook: ahmetgulumseyen





