Kaybedilen Elazığspor Kupa maçından sonra Gaziantep deplasmanından nasıl bir sonuç çıkacağı merak konusuydu! Gaziantep-Galatasaray maçının yansıması, oyuncuların taktiksel bir mücadele olarak haftaya damgasını vurdu. Aksi (olumlu yönde) bir beklenti olması desek sanırım yeridir.. Aslan, Antep deplasmanında sadece iki puan kaybetmedi, aynı zamanda eleştiriyle karşılaşılan beklenmedik-olumsuz bir tablo ortaya çıktı.
Şampiyonluk yarışında lider Fenerbahçe’yi takibe alan bir ekip için neydi olumsuzluklar? Bunun en başında teknik direktör Mancini’nin sahaya sürdüğü oyuncu kadrosu ve bu isimlerin olmayan mücadelesi/isteği en büyük zafiyet olarak göze çarpmakta.
Gaziantepspor maçının kadrosuna bakıyoruz. Amrabat sahada. Hatırlayın, oyuncu hakkında gidecek-kalacak türünden oluşturulan dedikodu yaygaralarını. Amrabat’ı Antep karşısında gördükten sonra ‘Mancini gerçeği görebilmiş’ demekten kendimizi alamadık.
Peki göremedikleri, yaptıklarında eksik kalan ne acaba? Galatasaray’ın sahadaki mücadeledeki isteksizliği. Hal böyle olunca da sonuca da olumsuz şekilde yansıdı. Öyle ya, puan kaybına tahammül edemeyeceğin bir haftada-ligde elde edilen bir puan büyük kayıp olarak yorumlanmalı. Ki puandan daha da önemlisi sahadaki oyuncu karesi içinde yer alan isimlerden ‘Melo ve Semih dışında kalanlar, sınıfı geçemediler’ desek yeridir.
Kamp dönüşü nasıl geçtiğinin bir göstergesi niteliğindeydi ligin ilk karşılaşması… Sıraya koyduğunuzda Drogba, Selçuk, Umut, Sabri, Eboue…rakipleri karşısında bırakın direnç göstermeyi, üstlendikleri görevin ciddiyetini sergileyememenin ezikliği içindeydi…
Sergen Yalçın’ın hakkını teslim edelim…Antep’in çalıştırıcısını Mancini’nin yanına koyup Antep’teki oyuna bakıldığında sanki yılların çalıştırıcısı İtalyan teknik adam değil de, maddi sıkıntılar içinde boğuşan ve gitti-kaldı denilen Sergen Yalçın’dı. Gaziantep forveti biraz yerinde olsaydı, ev sahibi ekibin galibiyete ulaşması işten bile değildi.
*****
TRABZON’DA LİGİN YANSIMASI!
Haftanın en kritik maçında Trabzonspor ile Beşiktaş karşı karşıya geldi…Ligin ikinci yarısının ilk maçında alınacak sonucun, moral-puan açısından gelecek haftaları da etkilememesi kaçınılmaz.
Maçın önemi tribünlere de yansıdı. Taraftarın yoğun ilgisi, bordo-mavili ekibin sahadaki futbolunun olumlu sonucuydu. Ev sahibi ekibin üst üste bulduğu pozisyonların önünde engel, eski oyuncusu kaleci Tolga oldu. Tolga yaptığı kurtarışlarıyla, ev sahibi ekibin aradığı gole ulaşmasını zorlaştırdı..
Hakem Yunus Yıldırım verdiği kararlarla eleştiri aldı. Maçın ilk 45 dakikasında Beşiktaş kalesinde büyük baskı oluşturan ataklarda hakem kararlarıyla kesilen ataklar, yetmedi verilmeyen kartlar maçın dengesini bozdu dersek yeridir. Tempolu bir maçta güne damgasını vuran kararlar, gelecek haftalarda hakem kararlarının çok tartışılacağı anlamı taşıyor…
Beşiktaş ve Trabzonspor’un zirveden uzaklaşmamak için bu 90 dakikadan galibiyetle ayrılması gerekiyordu. Netice olarak Trabzonspor ile Beşiktaş ‘puan’ açısından arzu etmedikleri bir sonuca imza attılar….
Beşiktaş açısından altı çizilmesi gereken diğer husus transferler. Ronaldinho konusunda umutlanan siyah-beyazlı taraftar, askıya alınan bu gelişmeden sonra bu transferi her defasında tartışacak…
Haftanın önemli maçında öne çıkan isim Emre Güral oldu. Attığı şık golle güne damgasını vurdu. Zor pozisyonda teknik özelliklerini konuşturup, kişisel becerileriyle gol atmakla kalmadı, yaptığı asistlerle takım arkadaşlarının pozisyon bulmasını sağladı.
Bu maçla ilgili haftaya damgasını vuran fotoğraf ise Tolga ile Onur’un el ele tribünleri selamlamaları…
*****
Twitter-Facebook: ahmetgulumseyen





