Yemeğin yavanını mı seversiniz yoksa tazesini mi? Bu sorunun en güzel cevabını sanırım şimdilerde Türkiye Futbol Federasyonu’nda (TFF) görev yapan isimler verir. Doğru ya; neden TFF? Konumuz futbol, muhatap takımlar olduğuna göre muhatabı başka nerede aramak gerekir ki!..
Geçen hafta alınan Beşiktaş-Kasımpaşa maçının tekrar kararı, inanın sadece sezonun değil sanki koca bir yılın skandalı gibiydi. Hatayı-yanlışı bir kişi yapar (niyeti ne olursa olsun) ceremesini ise koca camialar çeker… Tekrara düşen maçta Kasımpaşa Tahkime gitmesin de ne yapsın!
Peki futbolun en üst kurulu TFF şimdilerde hangi kararın gölgesinde; Şike… Bu sihirli kelimenin birinci derecede muhatabı kim? Fenerbahçe ve Başkanı. Yargıtay 5’inci Ceza Dairesi, Şike Davasından dolayı Sarı-lacivertli ekibin Kulüp Başkanı Aziz Yıldırım’a örgüt ve şike suçlamalarından verilen hapis cezasını onaması, 11 Temmuz 2011 sürecinin yeniden gündeme gelmesi, sıcaklığını korumasına sebeb oldu.
ŞİKE TÜRK FUTBOLUNU GÖLGELİYOR
Şike
süreci ile ilgili alınan karar sadece Fenerbahçe ile sınırlı değil…
Trabzonspor eski Başkanı Sadri Şener olmak üzere, şu anda birçok Anadolu
takımında oynayan oyuncu ve kulüplerde görev yapan idareciler var….
Tabii tüm bunları söylerken kafalarda hep şu soru var; 2011 Temmuz’da
başlayan süreçten bugüne ne değişti? İş yargı sürecinde olduğu için
tabii ki sonucu beklemekte yarar var. Fakat verilecek karar ivedi olarak
alınmalı ki ortaya net bir tablo çıksın…
Şike konusunda geçen yargı sürecine baktığımızda hatırlayın UEFA yetkililerinin de ülkemize gelip dosyaları inceleyip, bu yetmiyormuş gibi adı şike dosyasında geçen kulüp başkanı, idareci ve oyuncuları ayaklarına kadar (yurtdışına) çağırıp, saatlerce sorguladıklarına. Sonrasında ise çıkan adı şikeye karışan kulüplerin Avrupa’dan men cezası…
Bugün ise kendi mahkemeleri vermiş olduğu cezaları onaylıyor… ‘Şimdi bu karar da nereden çıktı?’ gibisinden kafalarda oluşan soru işaretleri! Bunları söylerken, bir anda aklımıza Eski Spor Bakanı Suat Kılıç geldi. Kendisi bir hukukçu. Fakat her defasında net bir tablo ortaya koyamadı. ‘Süreç olması gerektiği gibi işlemedi’ desek sanırım yeridir…
Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin, futbolda şike davasında mahkemenin verdiği cezaları onaması, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ın kulüpteki görevinin de son bulması karşılığını taşıyor. 15 Şubat 1998 tarihinde başkan seçilen Yıldırım, yaklaşık 16 yıllık süreçte olağan ve olağanüstü 11 genel kurulda seçilerek görevini aralıksız sürdürdü. Bugün ise Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin aldığı karar ile kulübüyle yol ayrımında…
Yargıtay kararı kulübe ulaştığı an Fenerbahçe’de yeniden bir Olağanüstü Kongre heyecanı yaşanacak. 2-3 Kasım 2013 tarihinde üyelerin büyük bir çoğunluğunun oylarını alarak başkan seçilen Aziz Yıldırım’ın görevi son bulacak gibi…
ŞİKE DÂVÂSI KARARA BAĞLANMALI
Süre ne kadar uzar ise kafalarda oluşan belirsizlik her defasında sıkıntı oluşturmaya devam edecektir. Fenerbahçe Kulübü her defasında şike süreci boyunca yıpranmıştır. Şampiyonlar Ligi’nden men edilmesi, takımın gelirleri üzerinde büyük kayıplara sebeb oldu. Olmadık anlarda gündeme gelen şike davası ister istemez kafaların karışmasına neden oluyor.
Peki çözüm ne? Nasıl bir kararın altına imza atılmalı! Fenerbahçe ceza almalı-almamalı. Bu konu bugüne kadar yeteri kadar tartışıldı zaten. Yargıda son aşamaya gelen süreçte, bizlerin söylemi sadece düşünce paylaşımı olarak değer taşır. Bu saatten sonra yapılması gereken konunun bir an önce karara bağlanması. Konu sadece sarı-lacivertli ekibi bağlamıyor. Trabzonspor ise, ‘2010-2011 sezonundaki Şampiyonluk Kupası aşkına yeni hedef belirleme zorluğu çekiyor, bulunduğu lige iyi motive olamıyor’ desek yeridir.
Yargıtay 5’inci Ceza Dairesi Şike Davası
kararından sonra Fenerbahçe Divan Kurulu Başkanı Yüksel Günay’ın
açıklamaları dikkat çekti. Günay ne diyor; 25 Ocak’ta yapılacak divan
kurulu toplantısında, Aziz Yıldırım’a onursal başkanlık teklif edeceğiz.
Bu bir nevi Yıldırım’a veda mesajı anlamı taşır mı!
……………
Twitter-Facebook: ahmetgulumseyen





